Cinsel Karşı Devrim
Yazan admin
Gerçekten de, sanayi toplumlarında Playboy, Penthouse gibi dergilere, daha açık pornografik yayınlara,seks film ve gösterilerine v.b. karşı halkın tutumu önemli farklılıklar göstermektedir. Birçokları, doğum kontrolü ve cinsel eğitimi mümkün kılan özgürlükçü tutumlardan hoşnut kalırken, bir bölümü bunlara karşı çıkmakta, bir bölümü de bütün bunların kendilerini bunalttığını söylemektedirler. Her dönüşüm gibi cinsel devrim de toplumda güçlü karşı tepkiler doğurmuştur. Örneğin 1977′de ABD’de Minnesota’ da Aile Planlaması kliniği göstericiler tarafından yakılmıştır. Benzer olaylara Avrupa ülkelerinde de rastlanmaktadır. Feminist yazarlardan Barbara Seaman’
a göre bu tepkinin nedeni, son yılların serbest ilişkileri içinde birçok insanın da “incinmiş” olmasıdır. Seaman şöyle demektedir: “Başlangıçta, bizi Viktorya çağı ahlakından ağır ağır uzaklaştıran bir tren vardı. Ama 1960′lardan sonra bu tren birdenbire kontrolden çıktı, frenleri tutmaz oldu. Sonuçta birçok insan yaralandı. Şimdilerde bu trenin frenleri onarılmaya çalışılıyor.”

Sınırsız cinsel özgürlüğe karşı gösterilen tepki, bir yönüyle feministlerin çalışmalarının ürünüdür. Çünkü, konuyu daha derinlemesine düşünen kadınların birçoğu, cinsel devrim diye adlandırılan sürecin sonuçja seksi ticarileştirdiğini ve alçalttığı-nı görmüşlerdir. Kadın cinselliğini konu alan Hite Raporu’nun yazarı Bayan Shere Hite, cinsel ilişkinin daha geniş boyutlarının bu ticarileşme yüzünden ortadan kalktığını söylemekte, ve asıl cinsel devrimin henüz gerçekleşmemiş olduğunu belirtmektedir. Öte yandan, bu ticarileş-meye karşı çıkan yazarlar, çözümü Eski Ahlaka geri dönüşte de görmemektedirler.
Eski ahlakın cinsellik karşısındaki tutumu,baskı ve korkuya dayanmakta, aynı zamanda toplumun farklı kesimlerine, özellikle de kadın ve erkeklere cinsel konuda farklı standartlar uygulayan bir ikiyüzlülük içermektedir.
1977 yılında ABD’nin en büyük haftalık dergisi Time Amerikan toplumunda eski ve yeni ahlakın karşılıklı durumlarını ölçmek için bir anket düzenlemiştir. Sonuç, oldukça şaşırtıcı olmuştur.
“Orta okul ve lise çağındaki gençlerin cinsel ilişkide bulunması doğru mudur?” sorusuna.örneklemin’(anket yapılan kişiler topluluğunun) yüzde 63′ü, “Hayır, yanlıştır” cevabını vermiştir. Yüzde 42 si, kadınların evlenmeden önce hiçbir cinsel ilişkide bulunmaması gerektiği görüşündedir. Yüzde 34 gibi önemli bir azınlık da, erkeklerin de evleninceye kadar beklemesini savunmuştur. Evli erkek ve kadınların başkalarıyla ilişkide bulunmasına karşı çıkanlar yüzde 78 oranındadır. Evli olmayan insanların birlikte yaşamasına da örneklemin yüzde 48′i karşı çıkmıştır. Erkek ve kadınların saunalarda çıplak olarak birlikte yıkanmalarını doğru bulmayanların oranı da yüzde 61′dir. Sinemada erkek çıplaklığını ahlak dışı bulanların oranı yüzde 59, kadın çıplaklığına karşı olanların oranı da yüzde 54′tür. Yüzde 74 gibi büyük bir çoğunluk, hükümetin pornografiye karşı daha etkin önlemler almasını istemektedir. Buna karşılık, devletin kişilerin özel cinsel yaşamlarına, (örneğin eşcinsel ilişkilere) karışmasını istemeyenlerin oranı da yüzde 7O’tir.
Bu sonuçlar, Amerikan toplumunun yüzde 30-40 gibi önemli bir kesiminin her türlü cinsel özgürlüğe karşı olduğunu ortaya koymaktadır. Ama bütün bunlara rağmen, pornografik yayınların satış düzeyinin ve karışık saunalara giden kişilerin sayısının gittikçe artması da başka bir gerçeği gözler önüne sermektedir: birçok insan, ilke olarak karşı olduğu şeyi, pratikte kendisi de uygulamaktadır. Bu da eski ikiyüzlü tutumun hâlâ bir ölçüde geçerlerli olduğunugöstermektedir.Ancak, ABD toplumunun bireylerinin kendi kişisel yaşamlarına karışılmaması konusunda hayli duyarlı olduğu da görülmektedir. Bu sonuçlar, dinsel ve kültürel özelliklerine göre, derece derece Batı Avrupa ülkeleri için de gejçerlidir. Latin Amerika ve Asya ülkelerinde bu türden araştırmaların yapılmaması (ya da yayımlanmaması), bu konuda kesin bir yargıya varılmasını önlemektedir. Ancak, ülkede genç nüfusun yaşlı nüfusa oranı yükseldiği ölçüde, cinsel konularda daha liberal tutumların etkin olacağı da düşünülebilir.











“ Cinsel Karşı Devrim ” yazısı için İlk yorumu siz yapın
Bu yazı için yorum yapın