<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kadınlar, gebelik, hamilelik, kadın sağlığı, cinsellik &#187; Doğum Sonrası Bakım</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlarportali.com/kategori/dogum/dogum-sonrasi-bakim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlarportali.com</link>
	<description>Kadınlar Portalı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Jul 2010 21:25:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Doğum Sonrası Dikkate Alınması Gereken Konular</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-dikkate-alinmasi-gereken-konular/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-dikkate-alinmasi-gereken-konular/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 13:18:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birolhamilelik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Sonrası Bakım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=14470</guid>
		<description><![CDATA[Puerperal pireksi (lohusalık ateşi): Lohusalık veya doğum sonrası pi­reksi, annenin ateşinin doğumdan sonraki ilk günden 10. güne kadar 38° C veya üstü olması durumudur ve genellikle enfeksiyon kaynaklı­dır. Hastanelerdeki hijyen, kadın doğum bakımı ve enfeksiyon kont­rolü sayesinde doğum sonrası en­feksiyon oranı yüzde 3 &#8216;e inmiştir ve çok nadir olarak hayati tehlike arz eder. Enfeksiyonun en [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-cinsellik/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğum Sonrası Cinsellik'>Doğum Sonrası Cinsellik</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-cinsel-yasam/' rel='bookmark' title='Permanent Link: DOĞUM SONRASI CİNSEL YAŞAM'>DOĞUM SONRASI CİNSEL YAŞAM</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-depresyon-3/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğum Sonrası Depresyon'>Doğum Sonrası Depresyon</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Puerperal pireksi (lohusalık ateşi): </strong>Lohusalık veya doğum sonrası pi­reksi, annenin ateşinin doğumdan sonraki ilk günden 10. güne kadar 38° C veya üstü olması durumudur ve genellikle enfeksiyon kaynaklı­dır. Hastanelerdeki hijyen, kadın doğum bakımı ve enfeksiyon kont­rolü sayesinde doğum sonrası en­feksiyon oranı yüzde 3 &#8216;e inmiştir ve çok nadir olarak hayati tehlike arz eder. Enfeksiyonun en çok görül­düğü bölge rahim (endometrit) ve perine bölgesidir, ama idrar yolu ve göğüs enfeksiyonları da sıkça gö­rülmektedir. Tromboembolizm de doğum sonrası ateşe ne­den olabilir ve göğüs ve yara enfeksiyonlarında olduğu gibi ço­ğunlukla sezaryen ameliyatı sonra­sında ortava çıkmaktadır.</p>
<p><strong>Rahim Enfeksiyonu</strong><strong>: </strong>Bu durum çoğunlukla rahim ağzı veya vajinadaki enfeksiyonların yukan doğru çıkmasıyla oluşur. Organizmalar pla­senta yatağını ve endometriyal boşlukta kalan plasenta veya zar parçalarım sarar. Eğer loşi kötü kokmaya başlarsa veya karının alt bölgesinde bir ağrı ve hassa­siyet hissederseniz, büyük ihtimalle en­dometrit olmuşsunuz demektir. En kısa zamanda teşhis edilerek, Fallop tüple­rine zarar vermesi ve tekrar hamile kal­makta zorluk çekilmesi gibi komplikasyonlardan kaçınmak için tedavi edilmesi çok önemlidir.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-14471" title="rahim enfeksiyonu" src="http://www.kadinlarportali.com/wp-content/uploads/2009/11/rahim-enfeksiyonu.jpeg" alt="rahim enfeksiyonu" width="137" height="103" />Doktorunuz dahili bir muayene ya­par ve test etmek için vajinal örnekler alır. Eğer muayene rahimde doku kal­dığını işaret ederse (rahim ağzı yan açık, rahim genişlemiş, hassas ve ıslaksa) an­tibiyotiğe başlamanız ve kalan dokulan alabilmek için rahim boşaltma işlemi yapılması önerilecektir. Kimse yeni do­ğum yapmış bir kadına çok çok gerekli olmadığı takdirde genel anestezi ver­mek istemediği için muayene bulgula­rını doğrulamak için bir de ultrason yapılacakür.</p>
<p><strong>İdrar Yolu Enfeksiyonu: </strong>Doğum sırasında sonda takılan veya doğumu zor geçen kadınlarda idrar yolu enfeksiyonu sıkça görülmektedir. Doğumdan sonra ateş çıkması duru­munda ebeniz hemen idrar örneği ala­rak tahlile yollamak ve antibiyotiğe baş­lamalıdır. Tedavi bitiminden sonra, idrar tahlili yapılarak enfeksiyonun ta­mamen geçip geçmediğine bakılmakdır.<strong></strong></p>
<p><strong>Mastit (Meme İltihabı): </strong> Her kadın göğüslerine süt dolmaya başladığı için bir derece göğüs şişliği geçirir. Göğüsler şişer, sert ve ağrılı olur ve ateş yükselir. Neyse ki <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/emzirme/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Emzirme">emzirme</a> başladıktan bir iki gün sonra sorun kendiliğinden geçer. Ancak eğer ateşi­niz yükselirse ve kendinizi iyi hisset­mezseniz, göğüslerinizin, bölgesel veya parça kırmızılıklar ve endurasyon (sertleşme) belirtilerine karşı muayene edilmesi gerekebilir. Bu duruma mas­tit denir ve süt kanallarından biri tı­kandığı ve tıkanıklığın olduğu alanda biriken süt kolayca enfeksiyon kapa­bildiği için çok ağrılı olabilir. Bebeği­nizin ve sizin cildinizde bulunan stafilokok organizması meme ucundaki çatlaktan veya yaradan göğüs doku­suna yayılır.</p>
<p>Erken teşhis edildiğinde antibiyo­tikler, hafif ağrı kesicilerle ve emzirerek sütün akmasını sağlayarak veya basıncı azaltmak için sütü boşaltarak kolayca tedavi edilir. Ama eğer mastit çabuk bir şekilde teşhis ve tedavi edilemezse, göğüs apsesine dönüşebilir. Yüksek ateş ve kırıklığa ek olarak göğüslerini­zin birinde, iltihaplı bir yumru olabilir, bu yumrunun hastanede cerrahi olarak açılarak boşaltılması gerekecektir.</p>
<p><strong>Perine bölgesine ilişkin sorunlar: </strong>Vajinal doğum yapan kadınların orta­lama yüzde 50&#8242;si dikişlidir. Eğer do­ğumdan sonraki haftalarda perine zonklamaya başlarsa, iltihaplı bir gö­rüntüsü veya akıntı varsa ebenize veya doktorunuza başvurmanız gerekir. Yara enfeksiyonu geçiriyor olabilirsi­niz ve bu sorun etkili antibiyotiklerle kolayca geçirilebilir. Bazen iltihaplı bölgedeki baskıyı azaltmak ve yaraya daha kolay ulaşıp iyice temizleyebil­mek için dikişlerden birkaç tanesi alı­nabilir. Travmatik vajinal doğumun ardından, vajina duvarlarına hematom (kan oturması) veya kan toplanması meydana gelebilir. Ağrının dindirilmesi, kanayan bölgenin dikilmesi ve enfeksiyon oluşmasını önlemek için bunlarm cerrahi müdahale ile alınması gerekmektedir.</p>
<p>Bazı kadınlar haftalar boyunca epizyotomi yaraları ve perine yırtıkları ile ilgili sorun yaşayabilirler ama bunu kendinize saklamanın bir faydası olmaz. Doktorunuz veya ebeniz sizi muayene ederek enfeksiyon olup ol­madığına bakabilir. Rahatsızlığı gider­mek için ultrasonla fizik tedavi yap­mayı önerebilirler. Kadın doğum bölümü sizi <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/dogum-sonrasi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with doğum sonrası">doğum sonrası</a>nda perine, barsak, mesane ve vajina sorunlarını içeren konularda yardımcı olabilecek kadın doğum alanında uzman fizyote­rapistlere yönlendirebilir.</p>
<p><strong>İdrar tutamama: </strong>Vajinal doğum yapan kadınlarda, be­beğin başmm doğum kanalında iler­lemesinin yaptığı baskı nedeniyle me­sane boynunun esnemesi ve aşağı doğru inmesinden kaynaklanan hafif ve geçici idrar tutamama rahatsızlığı görülebilir. Bu genellikle kendini fi­ziksel tepki sonrasında gösterir, yani gülme, öksürme, hapşırma veya ani hareketler yaptığınızda az miktarda idrar kaçırabilirsiniz.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-14472" title="idrar tutamama" src="http://www.kadinlarportali.com/wp-content/uploads/2009/11/idrar-tutamama.jpeg" alt="idrar tutamama" width="196" height="133" />Pelvik taban egzersizleri mesane kontrolünüzü kazanmanıza yardımcı olur, bu egzersizlere ne kadar erken başlarsanız o kadar faydasını görürsünüz. Ama eğer bu egzersizleri dü­zenli yapmanıza rağmen sorun devam ediyorsa ve yaşam biçiminizi engelle­yecek derecede ise (Sürekli sızıntı varsa, dışarıda tuvalet bulamayacağı­nızdan veya altınıza kaçıracağınızdan endişe ettiğiniz için evden çıkmıyor-sanız) doktorunuza görünmeli ve bir uzmandan yardım almalısınız.</p>
<p><strong>Gayta tutamama: İ</strong>kinci evresi uzayan ve geniş epizyo­tomi yarası bulunan bir vajinal do­ğumdan sonra bazı kadınlar barsakla-rını kontrol etmekte zorlanabilir. Bu sorun doğumdan sonra yapılan pel­vik taban egzersizleri ile çözülür. Ama nadir durumlarda kişide tam gayta tu­tamama gelişir ve kişi hiçbir şekilde barsaklarını kontrol edemez. Bu du­rum anal sfinkter ve rektal deri yırtıl­ması nedeniyle olabileceğinden uzman yardımı gereklidir.</p>
<p><strong>Anemi (Kansızlık): </strong>Doğumdan sonra görülen semptomatik anemi, aşırı kan kaybı (Uzayan do­ğum, ameliyatlı doğum ve doğum son­rası kanamada daha yaygındır) veya hamilelik sırasında kötü beslenme, de­mir emilimi zorluğu, ikiz hamilelik veya art arda hamile kalındığı durum­larda annedeki demir depolarının bit­mesine bağlı olarak gelişir. Şiddetli gö­rüldüğü vakalarda kan nakli gerekebilir ama folik asit takviyesi ye­terli olacaktır. Tedaviye en kısa za­manda başlanmalıdır.</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-cinsellik/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğum Sonrası Cinsellik'>Doğum Sonrası Cinsellik</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-cinsel-yasam/' rel='bookmark' title='Permanent Link: DOĞUM SONRASI CİNSEL YAŞAM'>DOĞUM SONRASI CİNSEL YAŞAM</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-depresyon-3/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğum Sonrası Depresyon'>Doğum Sonrası Depresyon</a></li></ol></p>No tags for this post.
	<h4>Related posts</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li>No related posts.</li>
	</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-dikkate-alinmasi-gereken-konular/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Sonrası Cinsellik</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-cinsellik/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-cinsellik/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 18:42:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanekim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum Sonrası Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=14275</guid>
		<description><![CDATA[Bu dönemde çiftlerin arzu, frekans ve cinsel yaşam kalitesinde büyük değişiklikler olduğu saptanmıştır. Bu değişime neden olan çeşitli etkenler vardır. Bu nedenleri anlamak, durumu düzeltmek için eşinizle konuşmanıza yardımcı olabilir. ► Pek çok kadın doğumdan ve bebeklerinin isteklerinden dolayı çok yorgundur ve yatağa yattıklarında yapmak istedikleri tek şey bebekleri uyanana kadar uyumaktır. ► Epizyotomi yaraları [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-cinsel-yasama-donus/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğum Sonrası Cinsel Yaşama Dönüş'>Doğum Sonrası Cinsel Yaşama Dönüş</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-cinsel-yasam/' rel='bookmark' title='Permanent Link: DOĞUM SONRASI CİNSEL YAŞAM'>DOĞUM SONRASI CİNSEL YAŞAM</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-adet-kanamasi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: DOĞUM SONRASI ADET KANAMASI'>DOĞUM SONRASI ADET KANAMASI</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu dönemde çiftlerin arzu, frekans ve <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/cinsel-yasam/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cinsel yaşam">cinsel yaşam</a> kalitesinde büyük değişiklikler olduğu saptanmıştır. Bu değişime neden olan çeşitli etkenler vardır. Bu nedenleri anlamak, durumu düzeltmek için eşinizle konuşmanıza yardımcı olabilir.</p>
<p>► Pek çok <a title="kadın" href="http://www.kadinlarportali.com">kadın</a> <a title="doğum" href="http://www.kadinlarportali.com/kategori/dogum">doğum</a>dan ve <a title="bebek" href="http://www.kadinlarportali.com/kategori/bebek">bebekler</a>inin isteklerinden dolayı çok yorgundur ve yatağa yattıklarında yapmak istedikleri tek şey <a title="bebek" href="http://www.kadinlarportali.com/kategori/bebek">bebek</a>leri uyanana kadar uyumaktır.</p>
<p>► Epizyotomi yaraları (veya perine yırtıkları) doğumdan sonraki haftalarda etkili bir cinsel birleşme sırasında acı duyulmasına neden olabilir.</p>
<p>► <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/emzirme/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Emzirme">Emzirme</a> sonucunda <a title="vajinal kuruluk" href="http://www.kadinlarsitesi.com/vajinal-kuruluk-yuzunden-zor-durumdayim/">vajinal kuruluk </a>ortaya çıkar (yüksek miktardaki prolaktin ve düşük seviyedeki östrojen).</p>
<p>► Bazı <a title="kadınlar" href="http://www.kadinlarsitesi.com">kadınlar</a>, <a title="hamilelik" href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/hamilelik/">hamilelik</a> sırasında kilo aldıkları, göğüslerinden süt aktığı ve <a title="sezeryan" href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/sezaryan/">sezaryen</a> nedeniyle karınlarında büyük kırmızı bir yara izi olduğu için, eşlerinin onları çekici bulmadığını düşünürler.</p>
<p><img class="alignleft" title="Doğum Sonrası Cinsel Yaşama Dönüş" src="http://www.kadinlarportali.com/wp-content/uploads/2009/10/Doğum-Sonrası-Cinsel-Yaşama-Dönüş.jpg" alt="Doğum Sonrası Cinsel Yaşama Dönüş" width="280" height="210" /></p>
<p>► Bebek sahibi olduktan sonra kadınlar genellikle destek görmediklerini, yalnız olduklarını düşünür ve endişelenirler, tüm bunlar libidoda düşüşe neden olur. <a href="http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-depresyon/">Doğum sonrası depresyon</a> herkesin sandığından daha yaygındır  ve annelerde belirtiler bir yıl içerisinde görülebilir ve tabii ki bu da kaçınılmaz olarak cinsel hayatı kötü yönde etkilemektedir.</p>
<p>► Erkeklerde de geçici istek kaybı görülebilmektedir. Yorgunluk veya yeni rolü olan babalığa alışabilmek bunun nedenlerinden biridir, ama daha derin nedenleri de olabilir. Örneğin bazı erkekler eşlerini artık bir âşıktan çok anne olarak görmeye başlarlar veya eşlerinin zor ve acılı <a href="http://www.gebenet.com/vajinal-dogum-sonrasinda-vajinada-genisleme-olur-mu/">vajinal doğum</a>una sahne olduktan sonra kendilerini rahat hissedemezler. Doğumdan sonraki haftalar veya aylar içersinde cinsel birleşme isteğinizde bir düşüş yaşıyorsanız yalnız değilsinizdir ve bu çok normaldir.</p>
<p>Yaşadığınız fiziksel veya duygusal sorunları en kısa zamanda eşinizle paylaşmak çok önemlidir, ikiniz de gücenerek veya kızarak bu hassas durumu daha da karmaşık hale getirmemek için birbirinize karşı açık olmalısınız.</p>
<p>Bazı çiftler, birbirlerini hâlâ sevdiklerini ve değer verdiklerini sık sık hatırlatarak bu sorunun üstesinden gelebilmektedir. <a title="doğum sonrası" href="http://www.kadinlarportali.com/kategori/dogum/dogum-sonrasi-bakim/">Doğumdan sonra</a>ki ilk ay içerisinde sarılarak ve öpüşerek sürekli fiziksel iletişim içerisinde kalmak, bunun kalıcı bir sorun olmaması için size yardımcı olacaktır.</p>
<p>Eninde sonunda cinsel hayatınıza döneceksiniz ama bu zaman alabilir veya eski sıklıkta olmayabilir. Ama birçok çift ilişkilerindeki ve hayatlarındaki bu değişikliğin onların uzun vadede daha büyük bir cinsel yakınlığa sahip olmalarını sağladığını söylemektedir.</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-cinsel-yasama-donus/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğum Sonrası Cinsel Yaşama Dönüş'>Doğum Sonrası Cinsel Yaşama Dönüş</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-cinsel-yasam/' rel='bookmark' title='Permanent Link: DOĞUM SONRASI CİNSEL YAŞAM'>DOĞUM SONRASI CİNSEL YAŞAM</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-adet-kanamasi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: DOĞUM SONRASI ADET KANAMASI'>DOĞUM SONRASI ADET KANAMASI</a></li></ol></p>
	Tags: <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/cinsel-yasam/" title="cinsel yaşam" rel="tag">cinsel yaşam</a><br />

	<h4>Related posts</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/yunan-sitelerinde-cinsel-yasam/" title="Yunan Sitelerinde Cinsel Yasam (10 Ocak 2009)">Yunan Sitelerinde Cinsel Yasam</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/yunan-mitolojisinde-cinsellik/" title="Yunan Mitolojisinde Cinsellik (10 Ocak 2009)">Yunan Mitolojisinde Cinsellik</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/yenicagda-cinsellik/" title="Yeniçağ&#8217;da Cinsellik (28 Ocak 2009)">Yeniçağ&#8217;da Cinsellik</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/yatakta-ask-atesi-neden-soner/" title="Yatakta Aşk Ateşi Neden Söner (13 Aralık 2009)">Yatakta Aşk Ateşi Neden Söner</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/yahudi-hiristiyan-gelenegi-disindaki-kulturlerde-cinsellik/" title="Yahudi-Hıristiyan Geleneği Dışındaki Kültürlerde Cinsellik (18 Ocak 2009)">Yahudi-Hıristiyan Geleneği Dışındaki Kültürlerde Cinsellik</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-cinsellik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Sonrası Depresyon</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-depresyon-3/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-depresyon-3/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 17:20:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanekim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Sonrası Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=14242</guid>
		<description><![CDATA[Doğum sonrası depresyonu (DSD) yaşayan kadınların tam sayısını belirlemek her zaman zor olmuştur. Sorduğunuz kişiye bağlı olarak, kadınların yüzde 5 ila yüzde 20&#8242;sinin ilk yıl içerisinde  depresyona girdiği cevabını alabilirsiniz. Bu belirsizlik, kadınların duygularından utandıkları için  bunu kabullenip yardım almaya yanaşmamasından  kaynaklanmaktadır. Ayrıca aileleri, arkadaşları, doktorları veya ebeler de doğum hüznünün ciddi bir soruna dönüştüğünü [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-depresyon-2/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğum Sonrası Depresyon'>Doğum Sonrası Depresyon</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-depresyon/' rel='bookmark' title='Permanent Link: DOĞUM SONRASI DEPRESYON'>DOĞUM SONRASI DEPRESYON</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelik-sonrasi-depresyon/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Gebelik Sonrası Depresyon'>Gebelik Sonrası Depresyon</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğum sonrası depresyonu (DSD) yaşayan kadınların tam sayısını belirlemek her zaman zor olmuştur. Sorduğunuz kişiye bağlı olarak, kadınların yüzde 5 ila yüzde 20&#8242;sinin ilk yıl içerisinde  depresyona girdiği cevabını alabilirsiniz. Bu belirsizlik, kadınların duygularından utandıkları için  bunu kabullenip yardım almaya yanaşmamasından  kaynaklanmaktadır. Ayrıca aileleri, arkadaşları, doktorları veya ebeler de doğum hüznünün ciddi bir soruna dönüştüğünü fark edemeyebilirler. Doğum  sonrası depresyonu bir hastalıktır ve kendinizi iyi  hissetmediğinizde, yaşadığınız sorunlara objektif bir şekilde yaklaşmanız zordur. Eğer aşağıdaki duygulardan bazılarını hissediyorsanız doğum sonrası depresyonu yaşıyor olabilirsiniz</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-14243" title="depresyon-4" src="http://www.kadinlarportali.com/wp-content/uploads/2009/10/depresyon-4.jpg" alt="depresyon-4" width="260" height="195" /></p>
<p><strong><a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/depresyon/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with depresyon">Depresyon</a> Belirtileri</strong></p>
<p>► Aşırı yorgunluk, düzensiz uyku ve sabah erkenden uyanma</p>
<p>► Sürekli kaygı ve kendine güvensizlik</p>
<p>► Konsantrasyon eksikliği</p>
<p>► Sürekli ağlamaklı olmak</p>
<p>► Ağız kuruluğu, iştah kaçması veya kabızlık</p>
<p>► Libido düşüklüğü</p>
<p>► Eşinizi reddetmek.</p>
<p>Doğum sonrası <a title="depresyon" href="http://www.kadinlarportali.com/depresyon/">depresyon</a>unun  bulguları 6. haftada yapılan <a href="http://www.kadinlarportali.com/dogumdan-sonra-gebelik-kontrolu/">doğum sonrası kontrol</a>lere kadar ortaya çıkmayabilir ve doğumdan sonraki bir yıl içerisinde her an görülebilir. DSD sadece birkaç hafta süren kısa ömürlü bir sorun  olabilir ama eğer teşhis konmaz ve tedavisi yapılmazsa daha uzun sürerek çok yıpratıcı olabilir. <a title="doğum" href="http://www.kadinlarportali.com/kategori/dogum">Doğum</a>ları sırasında komplikasyon yaşayan veya çoklu doğum yapan kadınlarda DSD görülme olasılığı daha fazladır, ikiz veya üçüz annelerinde genellikle teşhis koymada geç kalınmaktadır çünkü görülen bulguların, anneyi akıntılı ve zorlu bir hayat beklemesi sebebiyle ortaya çıktığı düşünülmektedir.</p>
<p>Doğum sonrası depresyonun hafif olduğu vakalarda, tedavi, annenin etrafındaki kişilerden hem duygusal hem de pratik açıdan destek görmesiyle mümkün olabilir. Ama ağır geçiren kişilerin antidepresan (bu ilaçlar emzirirkende kullanılabilmektedir) alması gerekmektedir. İlaçların yanı sıra danışmanlık ve psikoterapi de tedavide büyük rol oynamaktadır.</p>
<p>Doğum sonrası depresyonun nedenleri bilinmemektedir. <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/dogum-sonrasi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with doğum sonrası">Doğum sonrası</a>ndaki hormonal değişiklikler önemli bir rol oynasa da, bu değişikliklerin bazı <a title="kadın" href="http://www.kadinlarportali.com">kadınlar</a>ı daha az etkilerken bazılarını aşırı derecede etkilemesi, diğer çevresel ve genetik faktörlerin de depresyonu tetiklediğini göstermektedir. Geçmişte <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/depresyon/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with depresyon">depresyon</a> yaşamış kişilerin doğum sonrası <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/depresyon/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with depresyon">depresyon</a> yaşaması daha olasıdır. Daha önceki doğumların ardından depresyona giren <a title="kadın" href="http://www.kadinlarportali.com">kadın</a>ların dörtte birinde <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/depresyon/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with depresyon">depresyon</a>, sonraki doğumlarda da tekrarlamaktadır. Doğrudan bir etkisi olmasa da <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/dogum-sonrasi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with doğum sonrası">doğum sonrası</a>nda tiroit bozuklukları çok yaygındır ve bu bozukluğun bulguları depresyonunkilere çok benzemektedir. <a title="doğum sonrası" href="http://www.kadinlarportali.com/kategori/dogum/dogum-sonrasi-bakim/">Doğum sonrası</a>nda aşırı derecede bitkin veya hiperaktif olan kadınların tiroit testi yaptırmaları faydalı olacaktır.</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-depresyon-2/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğum Sonrası Depresyon'>Doğum Sonrası Depresyon</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-depresyon/' rel='bookmark' title='Permanent Link: DOĞUM SONRASI DEPRESYON'>DOĞUM SONRASI DEPRESYON</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelik-sonrasi-depresyon/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Gebelik Sonrası Depresyon'>Gebelik Sonrası Depresyon</a></li></ol></p>
	Tags: <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/depresyon/" title="depresyon" rel="tag">depresyon</a><br />

	<h4>Related posts</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/paxil-kullaniyor-musunuz/" title="Paxil Kullanıyor musunuz? (24 Mayıs 2009)">Paxil Kullanıyor musunuz?</a> (3)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/gebelik-sonrasi-depresyon/" title="Gebelik Sonrası Depresyon (13 Mayıs 2009)">Gebelik Sonrası Depresyon</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-depresyon-2/" title="Doğum Sonrası Depresyon (13 Mayıs 2009)">Doğum Sonrası Depresyon</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/depresyona-girmenizi-onleyebilir/" title="Depresyona Girmenizi Önleyebilir? (14 Mayıs 2009)">Depresyona Girmenizi Önleyebilir?</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-depresyon-3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Sonrası Yaşananlar</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-yasananlar/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-yasananlar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 17:17:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanekim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum Sonrası Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sonrası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=14238</guid>
		<description><![CDATA[Zamanında doğan bebeklerin çoğu, başları doğum kanalından çıktıktan ve göbek kordonu kesildikten 30-60 saniye sonra ilk nefeslerini alır veya soluk almakta zorlanabilir. Solunum güçlüğü doğum odasının rahme oranla daha aydınlık ve soğuk olmasından kaynaklanmaktadır. Bebeğin göğsünün hâlâ pelvik boşlukta olması çok olağanüstü bir olaydır. Yine de bu ilk soluk, ciğerlerin şişmesi için yeterlidir. Bebeğiniz ilk [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-rahim-agrisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: DOĞUM SONRASI RAHİM AĞRISI'>DOĞUM SONRASI RAHİM AĞRISI</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-lohusalik-psikozu/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğum Sonrası Lohusalık Psikozu'>Doğum Sonrası Lohusalık Psikozu</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-adet-kanamasi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: DOĞUM SONRASI ADET KANAMASI'>DOĞUM SONRASI ADET KANAMASI</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zamanında doğan bebeklerin çoğu, başları doğum kanalından çıktıktan ve göbek kordonu kesildikten 30-60 saniye sonra ilk nefeslerini alır veya soluk almakta zorlanabilir. Solunum güçlüğü doğum odasının rahme oranla daha aydınlık ve soğuk olmasından kaynaklanmaktadır. Bebeğin göğsünün hâlâ pelvik boşlukta olması çok olağanüstü bir olaydır. Yine de bu ilk soluk, ciğerlerin şişmesi için yeterlidir.</p>
<p>Bebeğiniz ilk nefesini alırken, ebeniz ağzındaki ve burnundaki mukus ve amniyotik sıvıları temizleyerek üst solunum yollarının açılmasını sağlar. Kordonu kesildikten sonra, bebeğin dış dünyada nefes alması için fazladan güç sağlayan anneden bebeğe giden ekstra oksijen de kesilmiş olur.</p>
<p>Alveol veya hava keselerinde sürfaktan bulunması bebeğin ciğerlerinin başarıyla şişmesini sağlar. Sürfaktan alveollerdeki yüzey gerilimini azaltıp hava dolaşımını sağlayarak doğumdan sonra ciğerlerin istikrarlı çalışmasına neden olur. Eğer yeterli miktarda sürfaktan yoksa her soluk sonrasında alveoller havasız kalır ve bebek bir sonraki nefesi alabilmek için içerdeki yüksek yüzey gerilimiyle başa çıkmak zorunda kalır. Doğumdan kısa bir süre sonra bebeğin soluk oranı artar, burun delikleri açılır, nefes verme sesi duyulur ve her nefesle kaburgalar arasındaki dokular çekilir. Buna sıkıntılı solunum sendromu denir; her 100 ile 200 doğumdan birinde görülür ama genellikle hafiftir. Prematüre bebeklerin ciğerlerindeki alveollerde bulunan sürfaktan yeterli olmadiğı için yüzey gerilimini azaltmak amacıyla sürfaktan verilerek solunum yardımı yapılması gerekmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>Argarpuanları</b></p>
<p>Doktor veya ebe, doğumdan bir dakika sonra ve daha sonra beşer dakikalık aralarla Apgar puanlama sistemini kullanarak bebeğinizin genel durumunu değerlendirecektir. Adını bu sistemi geliştiren Amerikalı Doktor Virginia Apgar&#8217;dan alan bu sistem, çok basit ve etkilidir. Değerlendirilen her noktaya 2 puan verilir, Azami puan 10&#8242;dur: Ten rengi, solunum, kalp atışı, kas kuvveti, ve refleksler . Siyahi veya Asyalı bebeklerde, ağız, avuç içi ve ayak tabanı renkleri de kontrol edilmektedir. Birinci dakikada elde edilen 7 puan veya üzeri bebeğin iyi durumda olduğunu, 4 ile 6 puan arasındaki bebeklerin nefes almak için yardıma ihtiyaçları olduğunu, 4&#8242;ten daha az puanı olan bebekler yeniden yaşama döndürme ve hayat kurtarma prosedürleri gerektiğinin göstermektedir. 5. dakikadaki incelemede, 7 ve üzeri iyi prognoz, daha düşük puanlarsa bebeğin daha yakından incelenmesi gerektiğini göstermektedir.</p>
<p>Apgar puanlaması, doğumdan sonra bebeğiniz için mükemmel, kısa vadeli bir değerlendirme sunar. Ama bebeğin uzun vadede gelişimi konusunda çok faydalı değildir, bu yüzden eğer bebeğinizin ilk puanlamaları düşükse endişelenmeyin, ikici değerlendirmede yükselecektir. Bu gerçekleşmezse bile bebeğinizin uzun vadeli ciddi bir sorunu olması pek olası değildir.</p>
<p>Ölçüm ve Kimlik Tanımlama</p>
<p>Apgar değerlendirmesi yapılırken ebeniz bebeğin vücudundaki kan ve sıvıları temizlemekle meşgul olacaktır. Yeni doğan bebekler ıslak tene ve kollarına oranla geniş vücut yüzeyine sahip oldukları için vücut ısıları doğumdan sonra anında 1-1.5°C düşer. Bu yüzden doğumdan sonra bebekleri bir an önce kurulamak ve ısınmaları için sarmak çok önemlidir.</p>
<p>Daha sonra ebeniz bebeği tartar, baş çevresini, vücut uzunluğunu ölçer, bebeğin el veya ayak bileğine üzerinde soyadınızın, bebeğin hastane numarasmm ve doğum tarihinin yazılı olduğu bileklikler takar. Daha sonra karışıklık çıkmaması için, doğum odasından çıkartılmadan önce bebeğinizin kimliğinin belirlenmesi çok önemlidir. Bebeğinizin beşiği de etiketlenir ve bazı kadın doğum bölümlerinde bebeğin ayak izleri alınarak notlara eklenir.</p>
<p><b>Fiziksel Mudahale</b></p>
<p>Ebeniz, bebeğin fiziksel bir anormalliği olup olmadığını kontrol etmek için bir ön muayene yapar. Bebeğin karnına ve yüzüne bakar, stetoskopla kalbini ve ciğerlerini dinler (Yeni doğan bir bebeğin kalp atışları dakikada 120 atıştır), ters çevirerek sırtına bakar, parmaklarını omurgasının üzerinden geçirir, anüsün açık olduğunu kontrol eder, çiş yapıp yapmadığını, el ve ayak parmaklarının sayısını not eder. Daha sonraki bir zamanda bebeğinizi bir çocuk doktoru muayene eder ve siz eve gitmeden daha kapsamlı bir fiziksel muayeneden geçirilir.&nbsp; Doğum kanalı boyunca uzun bir yolculuk ettikten sonra bebeklerin gözlerinde bir iltihap veya enfeksiyon (konjonktivit) olmaması için antibiyotikli göz damlası damlatılması önerilmektedir. Minik yavrunuzu, bir an önce tanımaya başlayabilmeniz için tüm kontroller yapıldıktan sonra sıkıca sarılarak kucağınıza verilir.</p>
<p><img src="http://www.kadinlarportali.com/wp-content/uploads/2009/10/anne_bebek410-300x200.jpg" mce_src="http://www.kadinlarportali.com/wp-content/uploads/2009/10/anne_bebek410-300x200.jpg" alt="anne_bebek410" title="anne_bebek410" class="alignleft size-medium wp-image-14239" width="300" height="200"></p>
<p><b>K Vitamini</b></p>
<p>Doğumdan hemen sonra ebeniz bebeğinize K vitamini verilmesini isteyip istemediğinizi soracaktır, eğer isterseniz ağızdan mı yoksa enjeksiyon yoluyla mı verilmesini istediğinizi belirtmeniz gerekir. Özellikle ciğer ve bazı sebzeler gibi yiyeceklerde bulunan K vitamini çok gereklidir, çünkü kanın pıhtılaşmasını sağlar ve bizi iç kanamadan korur. Ancak yeni doğan bebekler sadece sütle beslendikleri için çok az miktarda K vitamini alabilmektedir. Üstüne üstlük, kanın pıhtılaşmasını sağlayan diğer gerekli maddeleri üretmekle görevli olan karaciğerleri daha tam olarak gelişmediği için, yeni doğan bebeklerde K vitamini&nbsp; ksikliğinden kaynaklanan kanama (VKDB) veya yenidoğan hemoraji hastalığı görülme oranı yüksektir. Sağlık Bakanlığı doğumdan sonra tüm bebeklere K vitamini verilmesini önermektedir. K vitamini bebeğinize iki şekilde verilebilir:</p>
<p>• Enjeksiyonla: Kas içine yapılan bir doz K vitamini (Konakion), hemen hemen tüm bebeklerde VKDB görülmesini önler. Doğumdan sonra ebe tarafından bir doz verilir.</p>
<p>• Ağız yoluyla: Eğer dozlar tekrarlanırsa ağız yoluyla alınan K vitamini de kas içi enjeksiyon kadar etkilidir. Doğumdan sonraki ilk hafta, hem emzirilen hem de biberonla beslenen bebeklere iki doz verilir. Emzirilen bebeklerin bir ay sonra üçüncü dozu alması tavsiye edilmektedir.</p>
<p>Hazır mamalar K vitamini açısından çok zengindir bu yüzden biberonla beslenen bebeklerde VKDB görülme riski daha azdır. Ama anne sütünün avantajları bu hastalığın görülme oranının artmasından çok daha fazladır.</p>
<p><b><a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/dogum-sonrasi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with doğum sonrası">Doğum Sonrası</a>nda Uyum</b></p>
<p>İlk olarak, bebeğin ciğerlerine giden kan oksijenle karışarak kalbin sol tarafına gönderilir ve buradan da tüm organlara pompalanır. Rahim içerisindeyken, gelen kanın yüzde 90&#8242;ı bebeğin ciğerlerine ulaşmadan geçiyordu çünkü kanın oksijenle karışmasına gerek yoktu, ayrıca kalbin sağ tarafı ve akciğer damarları, sol tarafa oranla daha büyük baskı altındaydı. Bu da kalbe dönen kanın ya direkt olarak sağ taraftan sola doğru, iki üst odacık (atrium) arasındaki bir delikten geçmesini veya kalbin sağ karıncığından (ventrikül), pulmoner atardamara geçmesini sağlar. Ciğerlerdeki aşırı basınçtan dolayı kanın büyük çoğunluğu, tüm vücuda yayılabilmesi için kanı bebeğin aort damarına yollayan duktus arteriosus adlı bir kanala akmak zorunda kalmaktadır.</p>
<p>Bebeğiniz ilk nefesini aldığında ciğerleri havayla dolar, pulmoner kan damarlarındaki basınç azalır, duktus arteriosus kapanır bu da sağ karıncıktaki kanın akciğere girerek oksijen almasını sağlar. Artan kan akışı akciğerlerden sonra kalbin sol tarafına geçer ve vücuda pompalanmaya hazır hale gelir. Aynı zamanda göbek kordonundaki damarlar daraldıkça kanın kalbin sağ tarafına akışı azalır. Kalbin sol tarafındaki basınç artınca ve sağ tarafındaki basınç azalmca, kanın, bir kapak gibi kapanan foramen ovaleden geçmesi artık mümkün olmaz. Bebek artık bir yetişkinle aynı kan dolaşımına sahiptir.</p>
<p>Tüm bu kardiyovasküler değişimler tamamlandıktan sonra bebeğin karaciğerine daha fazla kan gitmeye başlar. Böylelikle karaciğer, bebeğin rahim içerisinde geçirdiği son sekiz hafta boyunca, doğumdan sonra beslenmeye başlayana kadar kendisine enerji sağlamak için depoladığı besin ve glikojeni metabolize etmeye başlar.</p>
<p>Doğumdan sonra bebeklerin çoğunun ateşi 1 ila 1.5°G düşüktür. Miadı gelen bebekler depoladıkları kahverengi yağları, titrediklerinde bile ısı üretmek için kullanabilirler.</p>
<p>Bebeğinize ilk baktığınız an çok değişik duygular yaşayabilirsiniz ve bunların olumlu duygular değildir. Yeni doğan bebeklerin hepsinin gözleri mavidir ve asıl rengi altı ay veya daha uzun süre belli olmayabilir. Göz kapakları şişkin gözükebilir, bu doğumdaki daha uzun süre belli olmayabilir. Göz kapakları şişkin gözükebilir, bu doğumdaki baskının sonuçlarından biridir. Doğumdan sonraki aylarda bebeğiniz şaşı veya gözü kayıyor olabilir ama endişe etmenizi gerektiren bir durum yoktur. Doğumdan sonra bebeğiniz bakışlarını odaklamakta zorlanır ama onu&nbsp; ileride tutarsanız sizi net bir şekilde görebilir ve yüzünüzün&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;detaylannıöğrenebilir. Bebeğin başı genellikle sivri veya koni şeklindedir; özellikle de uzun süren bir vajinal doğum olmuşsa. Kafatası kemikleri birbiri üzerine kayarak başın kanalından geçerken oluşan baskıyı kaldırmasına ve yavaş bir şekilde ilerlemesine izin verir. Birkaç hafta içerisinde bebeğinizin başı eski şeklini alır. Eğer doğumda forseps veya vakum kullanılmışsa, bu baskı bebeğin yüzünün iki tarafında şişmeye, kafa derisinde veya yüzünde zedelenmeye neden olabilir. Bebeğin başının tepesinde (bıngıldak), kemiklerin birleşmediği yerde dikdörtgen bir nokta hissedebilirsiniz. Bu boşluk bebek yaklaşık 18 aylık olana kadar kapanmayacaktır.</p>
<p>Bazı bebekler, anne karnındaki sulu ortamda derilerini koruyan ve verniks kazeoza denilen kalın bir maddeyle kaplı olarak doğar. Bazılarında bu tabaka yalnızca birkaç yerde bulunabilir hatta hiç görülmeyebilir. Bazı ebeler bebek doğar doğmaz bu tabakayı temizlerken bazıları ilerleyen günlerde kendiliğinden kuruması için bırakır. Yeni doğan bebeklerin çoğunda doğumun sert geçmesinden ve kan dolaşımının kollarda ve bacaklarda tam olarak sağlanması zaman aldığından dolayı cilt mürekkep rengi olabilir. Kollarda ve bacaklarda cildin kuru ve pul pul olması yaygındır. Rahim içerisindeyken bebeğiniz ince, yumuşak lanugo tüyleriyle kaplıdır. Doğumda bazı bebeklerde hiç tüy kalmazken bazılarında başta ve omuzlarda görülebilir. Kalan tüyler bir iki hafta içerisinde dökülür. Ciltte milya veya süt lekeleri denilen küçük beyaz noktalar görülebilir. Bunlar cildi kayganlaştıran yağ bezelerinin tıkanması sonucunda ortaya çıkmaktadır. Doğumdan kısa zaman sonra kaybolurlar. Bebeğinizin doğumdaki saç rengi bir kaç hafta içerisinde değişebilir.</p>
<p>Bazı bebeklerin tırnakları doğduklarında uzundur ve bebek vücudunu keşfetmeye başlar başlamaz yüzünü çizebilir. Tırnak yataklarına zarar verebileceği için bebeğinizin tırnaklarını makasla kesmekten kaçının. Onun yerine tırnaklarını ağzınızla yavaşça ve hafifçe koparabilirsiniz. Bebeğinizin ellerine pamuklu yumuşak eldivenler giydirmek yüzünü çizmesini engelleyecektir.</p>
<p>Doğum lekeleri cildin altındaki küçük kan damarlarının kümelenmesiyle oluşan lekelerdir. Genellikle tedavi gerektirmezler. Beyaz ciltli bebeklerde, doğduklarında burunda, göz kapaklarında, alında, kafa derisinde ve boyunda saç bitiminde leylek ısırığı adı verilen pembe cilt lekeleri görülebilir. Nevi adı verilen çilek rengindeki doğum lekeleri önce minik kırmızı noktalar olarak görünür, ilk yılın sonlarına doğru boyutları büyüyebilir. Büyük çoğunluğu beş yaşma kadar kaybolmuş olur. Koyu tenli bebeklerde Mongol lekeleri denilen koyu renkli doğum lekeleri bulunur. Mavi-gri renkte olan bu lekeler bebeklerin belinde veya poposunda bulunur. Tamamen zararsızdır ve genellikle ilk yıllarda kendiliğinden kaybolur. Porto şarabı lekeleri, genellikle bebeğin yüzünde veya boynunda bulunan geniş kırmızı ve morumsu izlerdir. Bu izler kalıcı olduğu için bir dermatologa danışmanızda fayda olacaktır.</p>
<p>Hem erkek hem de kız bebeklerin memeleri doğduklarında şiştir ve hatta memelerden az miktarda süt gelebilir. Bu tamamen doğaldır ve annenin hamilelik hormonlarından kaynaklanmaktadır. Şişkinlik ve akıntı birkaç günde geçer. Bunlar da yine anneden bebeğe geçen ama kısa zamanda temizlenecek olan hamilelik hormonları nedeniyle görülmektedir. Kızlarda plasenta tarafından üretilen yüksek östrojen seviyesi, bebek rahim içerisindeyken, bebeğin rahim iç yüzeyinin kalınlaşmasına neden olabilir. Bu durumda, kalınlaşan rahim iç yüzey tabakası parçalandığı için <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/dogum-sonrasi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with doğum sonrası">doğum sonrası</a>nda kızınızın vajinasmda hafif bir kanama (hafif âdet kanaması gibi) görebilirsiniz. Sadece bir iki gün sürer ve endişelenmenize gerek yoktur. Doğumda erkek bebeklerin testisleri hâlâ kasıkta olabilir ama genellikle ilerleyen günlerde sorunsuz bir şekilde aşağı inerler.</p>
<p><b>Bebeğinizi Göğsünüze Yaklaştırmak</b></p>
<p>Yeni bebeğinizi kucağınıza aldığınızda bebeği göğüslerinize yaklaştırarak emmesini sağlamak iyi bir fikirdir çünkü annenin göğüs uçlarına dokunmak ve uyarmak oksitosin ve prolaktin hormonlarının salgılanmasını sağlar. Oksitosin rahmin kasılmasına yol açar bu yüzden bebeğinizi biberonla beslemeyi planlıyor olsanız bile doğumdan hemen sonra bebeğinizi <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/emzirmek/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with emzirmek">emzirmek</a> faydalı olacaktır. Prolaktin süt gelmesini sağlar. İlk günler sadece kolostrum salgılasanız bile sütünüz ne kadar erken gelirse ve sütün boşalma refleksi ne kadar erken gelişirse o kadar iyi olacaktır. Doğumdan sonra ilk iş bebeğin memenize alışmasını sağlamaktır. Bu yüzden eğer bebeğiniz süt emmek istemezse endişelenmeyin. Zamanı gelen bebeklerin çoğunda emme ve meme arama refleksleri gelişmiştir  yani eğer bebeğinizin ağzının kenarlarına parmağınızla veya memenizin ucuyla dokunursanız hemen sağa sola bakınarak aranmaya başlar ve emmeye çalışır.</p>
<p>Süresi dolan bebekler doğduklarında vücutlarında besin depoları vardır. Birçok kadın, bebekleri doğduktan sonra emmeye başlamazsa endişelenir. Ama aslında doğumdan sonra bebekler için uyumak daha caziptir. Ancak prematüre bebeklere minik biberonlarla veya damlalıklarla ilk 24-48 içerisinde anne sütü veya mama verilmelidir çünkü 35. haftadan önce vücutta besin rezervleri dolmamış ve emme refleksleri gelişmemiştir.</p>
<p><b>İlk Altı Hafta</b></p>
<p>Bu büyük değişim döneminde, kaçınılmaz olarak bir dizi duyguyla karşı karşıya kalacaksınız. Yarattığınız bu minik canlıyı merak edecek, kişiliğini keşfettikçe büyüleneceksiniz. Minik yavrunuzun savunmasız ve tamamen size bağımlı olması karşısında şaşırabilirsiniz.</p>
<p>Buna ek_ olarak, doğum yapmanın fiziksel etkilerinden kurtulmaya, yeni aile bireyine alışırken eşinizle ilişkinizi düzene sokmaya çalışacaksınız. Tüm ev işleriyle birlikte bir de bebeğinizin bakımına ilişkin şeyleri öğrenmek çok zorlayıcı olabilir.</p>
<p><b>Değişime Alışmak</b></p>
<p>Zaman zaman yapmanız gereken çok fazla şey olduğunu düşünebilirsiniz; özellikle de günümüz kadınları üzerinde her işi mükemmel yapma baskısı olduğunu düşünürsek. Bebeklerini doğurduktan 10 dakika sonra 34 beden kotlarının içinde bir sonraki filmlerini çeken ve aynı zamanda mükemmel anne olmayı başaran medyatik ünlü anneler yüzünden bu sürece alışmak çok daha zor gözükebilir. Bu tür görüntülere maruz kalan &#8220;normal&#8221; kadınlar bu ilk haftalarda pek çok alışmakta zorlanabilmektedir.</p>
<p>Anne olmak hem siz hem de eşiniz için çok mutlu zamanlardır ama aynı anne-baba olmayı öğrenme vaktidir. Umarım doğumdan sonra hayatın nasıl olacağını size dürüst ve açık bir şekilde açıklamak, yaşadığınız duygusal ve&nbsp; fiziksel değişiklerin hepsinin ne kadar yaygın olduğunu anlamanızı sağlayacaktır. Bebeğinizle neler yapıyor olursanız olun yine de çok iyi bir anne olacaksınız.</p>
<p><b>Fiziksel Toparlanmanız</b></p>
<p>Bu bölümde <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/dogum-sonrasi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with doğum sonrası">doğum sonrası</a>nda yaygın olarak görülen fiziksel etkilerden ve &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; çıkabilecek sorunlardan bahsedeceğim. Rahminiz, doğumdan sonraki ilk günlerde daralarak hamilelik öncesi normal boyut ve durumuna dönerken, loşi olarak bilinen koyu vajinal bir akıntı olacaktır. Loşi, rahimden atılması gereken maddeler olan kan, mukus ve doku parçalarından oluşur. İlk günlerde kan kaybı çok olacağından ekstra kaim pedlere veya bir kez neden olduğu&nbsp; kullanılıp atılabilecek iç çamaşırlarına ihtiyacınız olacaktır. Akıntı ilk haftanm sonunda azalır ve kanın görüntüsü açık kırmızıdan koyu kırmızıya döner.</p>
<p>Doğum sonrası ağrıları adet kramplarına benzeyen ve özellikle emziren kasılmalarıdı kadınların yaşadığı ağrılardır. Bu ağrılar, rahmin pelvis içerisinde daha çabuk daralmasını sağlayan oksitosin hormonunun neden olduğu rahim kasılmalarıdır.</p>
<p>Bebekler süt emerken oksitosin salgılandığı için, emziren kadınlarda hafif ağrılar veya kan pıhtıları görülmesi normaldir. Doğum sonrası ağrıları genellikle ilk günlerde görülür ama eğer çok rahatsız oluyorsanız ebenizden bir ağrı dindirici tavsiye etmesini isteyebilirsiniz. Ne tür doğum yaptığınıza bağlı olarak, enjeksiyon, tablet veya rektal fitiller kullanabilirsiniz.</p>
<p>Sütle doldukları için memelerde şişkinlik olması kaçınılmazdır. Memeleriniz daha şişkin, ağır ve hassas olacaktır ve bu, genelde ateşinizin çıkmasına neden olabilir. Neyse ki, bebeğinizi emzirdikçe bu sorun kendiliğinden geçecektir.</p>
<p>Eğer dikişleriniz varsa etrafındaki deri şiştikçe daha da gerginleşirler ve yaralar iyileşmeye başlar. Otururken zorlanabilir ve rahatsız olabilirsiniz, ilk günlerde lastik simit üzerine oturmak, perine kaslarına doğrudan baskıyı önlediği için faydalı olabilir. Yine perine bölgesine buz koymak, lokal anestezi spreyleri veya kremleri kullanmak işe yarayabilir. İdrar yaranın üzerine geleceği için idrara çıkarken bir yanma veya batma hissedebilirsiniz. Eğer mümkünse idrara çıkarken, ayakta veya tuvalete tam oturmadan bacaklarınızı açarak eğilmeyi deneyin böylelikle idrar, cildinize temas etmeden akıp tuvalete gidebilir, işiniz bittikten sonra bölgeyi serin bir süngerle veya elbeziyle yıkayın ve yaraları kurulayın. Birçok kadın perineyi kurutmak için saç kurutma makinesi kullanmanın faydalı olduğunu söylüyor. Bu gibi zamanlarda bideler çok işe yaramaktadır, idrara çıkarken sıcak su tutarak perineyi rahatlatabilirsiniz.</p>
<p>Mesaneniz de doğumda ve <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/dogum-sonrasi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with doğum sonrası">doğum sonrası</a>nda oldukça stresli, zamanlar aşamış olacaktır ve bu da idrar yapmanızı zorlaştırabilir. Eğer böyle bir şikâyetiniz olursa kasları dinlendirmek ve normal kuvvetine dönmesi için zaman tanımak amacıyla bir sonda takılabilir. Doğumun yol açtığı fiziksel sarsıntı mesane enfeksiyonlarına yol açabilmektedir. Antibiyotiklerle tedaviye başlayabilir ve çok su içmeye gayret ederek sorunu çözebilirsiniz.</p>
<p>Birçok kadın doğumdan sonra ilk kez tuvalete çıktığında çok acı çekeceğinden korkmaktadır. Tuvalete çıkabilmek için ıkınsanız bile dikişlerinizin açılması pek olası değildir. Kabızlığı önlemek için bir an önce bol sıvı (özellikle su) ve tahıl, taze meyve sebze ve kuru meyve gibi yüksek lifli yiyecekler tüketmeye başlayın.</p>
<p>Doğumdan sonra karnınızı en kısa sürede eritebilmek en önemli kaygılardan biridir. Eğer vajinal doğum yaptıysanız doğumdan sonraki ilk haftalarda hafif karın hareketleri yapabilirsiniz. Ama eğer sezaryen olduysanız egzersiz yapmak için 6 hafta kadar beklemeniz tavsiye edilecektir. Bence, kendinizi kötü hissetmenize neden olmadıkları sürece sezaryenden sonra da çok hafif hareketler yapabilirsiniz.</p>
<p><b>Duygusal Toparlanmanız</b></p>
<p>Doğum yapmak çok büyük bir başarıdır ve çoğu kadın kendini fiziksel ve duygusal olarak çok yorgun hissetmektedir. Gerekli ve yeterli uykuyu alıp sakin ve rahat bir şekilde iyileşmek yerine, gece gündüz bebeğinizle ilgileneceksiniz. Tamamen size bağımlı olan bu minik insanın tüm sorumluluğunun üzerinizde olduğunu fark edersiniz. Bunlar, özellikle ilk kez anne olan kadınlar için güçlü ve başa çıkması zor duygulardır ve kendinizi hassas ve ağlamaklı hissetmenize neden olmaları hiç de şaşırtıcı değildir.</p>
<p><b>Bebeğinizle İletişim Kurmak</b></p>
<p>Konuştuğum çoğu anne yeni doğan bebekleriyle iyi iletişim kurup kuramadıkları konusunda endişelenmektedir. Bebeğinizi tanımanın ve sevmenin öğrenilecek veya bilinecek doğru veya yanlış bir yolu olduğunu düşünmüyorum. Bazı kadınlar bebeklerini görür görmez koşulsuz bir şekilde bebeklerine âşık olurken, bazı kişiler doğum nedeniyle şoka girerek, anne baba olmaya alışmak için zamana ihtiyaç duyabilmektedir. Bu iletişim ve bağlanma sürecinin yavaş ilerlemesi, kişilerin kötü birer anne baba olacağı veya çocuklarına kötü davranacakları anlamına gelmez. Eğer bu durum sizin için de geçerliyse, lütfen kendinizi yetersiz veya suçlu hissetme hatasında bulunmayın. Kendinizi hazır hissettiğiniz zaman bebeğinizle iletişim kuracaksmızdır. Kendinize zaman zaman bunu hatırlatırsanız gereksiz endişe ve stresten kurtulabilirsiniz.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/dogum-sonrasi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with doğum sonrası">Doğum sonrası</a>nda görülen bir diğer sorun da kadınların eve gider gitmez &#8220;hayali bir mükemmelliğe&#8221; ulaşma çabası içinde olması ve bunun mümkün olmadığını gördüklerinde kendilerini mutsuz ve kızgın hissetmeleridir. Yeni hayatınız biraz belirsiz olacaktır. Minik bebekler günlük işlerin nasıl yapılmasını istediğinize ayak uydurmakta pek de başarılı değildir ve sizin bazı tavizlerde bulunmaya alışmanız için biraz zaman gerekmektedir.</p>
<p><b>Doğum Hüznü</b></p>
<p>Bebeklerin ihtiyaçları sonsuz ve bazen bıktırıcıdır. Birçok kadın, özellikle de ilk kez anne olanlar, kendilerini kucaklarında bir bebekle kalakalmış olarak bulabilirler. Eskiden kadınlar doğum yaptıklarında (ve ilerleyen yıllarda) etraflarında onlara yardım edecek kalabalık aile bireyleri vardı. Günümüzde kadınlar daha yalnızlar ve birkaç arkadaş edinene kadar her şeyi kendileri yapmak zorundalar.</p>
<p>Bebeklerinin doğumunu takip eden haftalarda kadınların çoğu &#8220;doğum -bebek hüznü&#8221; tabir edilen duyguyu yaşamaktadır. Genellikle doğumdan sonraki dördüncü veya beşinci günde, sütünüz gelmeye başladığı sıralarda kendinizi fiziksel olarak rahatsız hissettiğiniz süreçte ortaya çıkar. Doğum sonrası sürece ne kadar hazırlıklı girerseniz girin veya bu konuda ne kadar uyarı almış olursanız olun, doğum hüznü sizi beklenmedik bir anınızda vuracaktır. Sağlıklı bir bebek dünyaya getirdiğiniz için sevinçli ve mutlu hissetmeniz gerektiğini düşünürken bir anda kendinizi açıklanamaz ve önlenemez bir şekilde ağlarken bulabilirsiniz. Çoğu kadın için en rahatsız edici olay bu beklenmedik duygu patlaması karşısında kendilerini güçsüz hissetmeleridir.</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-rahim-agrisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: DOĞUM SONRASI RAHİM AĞRISI'>DOĞUM SONRASI RAHİM AĞRISI</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-lohusalik-psikozu/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğum Sonrası Lohusalık Psikozu'>Doğum Sonrası Lohusalık Psikozu</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-adet-kanamasi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: DOĞUM SONRASI ADET KANAMASI'>DOĞUM SONRASI ADET KANAMASI</a></li></ol></p>
	Tags: <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/dogum-sonrasi/" title="doğum sonrası" rel="tag">doğum sonrası</a><br />

	<h4>Related posts</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/yeni-dogum-yapmis-anneler-icin-tavsiyeler/" title="Yeni Doğum Yapmış Anneler İçin Tavsiyeler (25 Ekim 2009)">Yeni Doğum Yapmış Anneler İçin Tavsiyeler</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/ilk-alti-haftada-fiziksel-toparlanma/" title="İlk Altı Hafta&#8217;da Fiziksel Toparlanma (22 Ekim 2009)">İlk Altı Hafta&#8217;da Fiziksel Toparlanma</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/dogumdan-sonraki-saatler/" title="Doğumdan Sonraki Saatler (22 Ekim 2009)">Doğumdan Sonraki Saatler</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/dogumdan-sonraki-ilk-alti-hafta/" title="Doğumdan Sonraki İlk Altı Hafta (22 Ekim 2009)">Doğumdan Sonraki İlk Altı Hafta</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/dogumdan-sonraki-altinci-hafta/" title="Doğumdan Sonraki Altıncı Hafta (25 Ekim 2009)">Doğumdan Sonraki Altıncı Hafta</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/dogum-sonrasi-yasananlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İkiz Doğumları</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/ikiz-dogumlari/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/ikiz-dogumlari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 09:54:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanekim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum Sonrası Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[doğum çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[ikiz bebek doğurmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=14204</guid>
		<description><![CDATA[Vajinal ikiz doğumunda en büyük kaygı ikinci bebeğin doğması konusundadır, ilk bebeğin başı aşağı bakıyor olmasına ve doğumun kendiliğinden başlayıp sorunsuz bir şekilde ilerlemesine karşılık, ilk bebek doğarken ikincisinin doğum kanalına inmeyle nasıl başa çıkacağını bilmek imkânsızdır. Hiçbir kadın ilk bebeğini normal vajinal yolla doğururken ikincisi için sezaryen gerektiğini duymaktan hoşlanmayacaktır. Bu yüzden ikiz ve [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/ikiz-dogum-videosu/' rel='bookmark' title='Permanent Link: İkiz Doğum Videosu'>İkiz Doğum Videosu</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/yardimli-dogumlar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yardımlı Doğumlar'>Yardımlı Doğumlar</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/fetal-kan-orneklemesi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Fetal Kan Örneklemesi'>Fetal Kan Örneklemesi</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vajinal ikiz doğumunda en büyük kaygı ikinci bebeğin doğması konusundadır, ilk bebeğin başı aşağı bakıyor olmasına ve doğumun kendiliğinden başlayıp sorunsuz bir şekilde ilerlemesine karşılık, ilk bebek doğarken ikincisinin doğum kanalına inmeyle nasıl başa çıkacağını bilmek imkânsızdır. Hiçbir kadın ilk bebeğini normal vajinal yolla doğururken ikincisi için sezaryen gerektiğini duymaktan hoşlanmayacaktır. Bu yüzden ikiz ve üçüz hamileliklerin çoğu günümüzde •;,sezaryenle doğmaktadır. Eğer doğum erken başlamışsa veya doğum sırasında komplikasyon çıkmışsa acil olarak başlatılabilir veya vajinal doğum risklerine karşı daha rahat olan planlı (elektif) sezaryen olabilir. Eğer anne veya bebekte, elektif sezaryeni yakın zamanda gerçekleştirmeyi gerektiren bir sorun yoksa, neonatal solunum problemlerinden kaçınmak için doğum, 37-38. haftalara ertelenebilir, ikizler için sezaryen planlanması gereken durumlar:</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-14206" title="alkmaar_untitled6zg3ms0" src="http://www.kadinlarportali.com/wp-content/uploads/2009/10/alkmaar_untitled6zg3ms0-300x225.jpg" alt="alkmaar_untitled6zg3ms0" width="300" height="225" /></p>
<p>• Anne vajinal doğum yerine sezaryeni tercih ettiğinde.</p>
<p>• ilk gelen ikiz baş aşağı durmuyorsa.</p>
<p>• Ultrasonda plasentanın önde gelmesi teşhisi konduysa.</p>
<p>• Rahim içi gelişme geriliği  teşhisi konduysa.</p>
<p>• ikinci ikizin kilosunun ilkinden 500 gr daha fazla olduğu tahmin ediliyorsa.</p>
<p>• ikizlerin birinde veya her ikisinde fiziksel bir bozukluk varsa.</p>
<p>•  ikiz transfüzyon sendromu görüldüğü durumlarda. Tek yumurta ikizlerinde görülen bu kan gelişi bozukluğunda, iki bebeğin paylaştığı plasentadaki kan damarları bir bebeğe diğerinden fazla kan sağladığı için ciddi sonuçlar doğurmakta ve daha küçük olan bebeği kurtarabilmek için genellikle erken doğum gerekli olmaktadır.</p>
<p>• Bebeklerin yapışık veya siyam ikizi olduğu durumlarda, ikizlerin hangi organları paylaştığına bağlı olarak <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/dogum-sonrasi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with doğum sonrası">doğum sonrası</a>nda ikizleri ayırmak için cerrahi müdahale gerekebilir.</p>
<p>İkiz hamilelik pek çok kadın için rahatsız ve zor geçtiği için, ilk gelen ikizin sefalik pozisyonda olduğu ikiz hamileliklerde uyarma yöntemi 37-38. haftalarda yapılabilmektedir.</p>
<p>Bu haftalardan itibaren komplikasyon oluşma riski artmaktadır. Yakın zamanda yapılan çalışmalar doğumun 37. haftada uyarmasının (indüksiyon), acil sezaryen oranını artırmadığını ve sağlıklı bebek dünyaya gelme ihtimalini azaltmadığını göstermektedir.</p>
<p><strong>Vajinal Yolla İkiz Doğumu</strong></p>
<p>Eğer ikizlerinizi vajinal yolla doğurmayı planlıyorsanız, son kontrollerinizden itibaren bir değişiklik olup olmadığına bakmak için doğumdan önce kontrol edilmeniz gerekecektir. Doğum bölümü çalışanları iki bebeği de inceleyerek konumlarına ve boyutlarına bakmak için ultrason yapacaktır. Eğer önceki bir sezaryenden veya ameliyattan dolayı rahimde bir yara iziniz varsa, ilk ikizin sefalik pozisyonda olması durumunda vajinal doğum mümkün olabilmektedir. İkiz doğumlarda doğum ekibi oldukça kalabalık olduğu için (Bir veya birden fazla kadın doğum uzmanı, anestezi uzmanı, iki ebe ve iki çocuk doktoru), normalden daha büyük ve acil prosedürler uygulanması için gerekli donanımlı bir doğum odasında olacaksınız. Acil sezaryen uygulanması gerektiğinde kolaylık sağlaması için size epidural anestezi yapılmasını önereceklerdir. Arkadan gelen ikizin ters durması durumunda bebeğin çevrilmesi gerektiği için, ikinci aşamada epidural blok büyük önem taşımaktadır.</p>
<p>Doğum sırasında, bebeklerin sürekli olarak elektronik fetal monitörle izlenmesi ve önde gelen ikizin başına bir elektrot tutturulması, karm monitöründe ikinci ikiziyle ilgili bilgilerin karışmadan ayırt edilmesini sağlar. İkiz doğumlarda ilk aşama biraz daha kısadır, ilerlemenin yavaş olması, sezaryen gerektiğini gösteren olumsuz bir işarettir. Doğumu hızlandırmak için sintosinon kullanılması çok nadir olarak tercih edilmektedir. İlk ikiz doğmadan önce, doğumun aşaması, tek hamileliklerle aynı özellikleri taşımaktadır ama ebe ve çocuk doktorlarının yanı sıra bir anestezist ve kadın doğumcu da doğumda bulunmaktadır, ilk ikizin doğumundan hemen sonra, rahimde bir süre daha kalacak olan ikinci bebeğe kan akışını kesmemek için göbek kordonu iki yerden penslenir (Bebeğe ve plasentaya yakın olan iki kısımdan).</p>
<p><strong>İkinci bebeğin doğumu</strong></p>
<p>Kadın doğum uzmanı eliyle karnınızı muayene ederek ikinci bebeğin duruşunu belirlemeye çalışacaktır. Eğer yataysa (transvers) bebeği dikine bir pozisyona çevirmek için dışardan hafif baskı yapılacaktır ve ebeniz bebeğin bu konumunu korumak için eliyle baskı uygulamaya devam edecektir.</p>
<p>Eğer bebeğin sefalik mi ya da ters mi durduğu anlaşılamıyorsa hızlı bir ultrason yapılır. İkinci bebeğin dış sefalik versiyona çevrilmesi  sezaryen gerektirebilecek komplikasyonlara neden olabileceğinden pek uygulanmamaktadır. Ters gelen bebeğin yardımlı bir şekilde doğurtulması  tercih edilecektir.</p>
<p>ikinci bebeğin doğumunun ikinci aşamasının ne kadar süreceği tahmin edilemez, ama eğer 30 dakika içerisinde doğum gerçekleşmezse büyük ihtimalle acil sezaryen yapılması gerekecektir. İlk bebek doğduktan sonra rahim kasılmaları azaldığı için, kadın doğumcular el altında sintosinon bulunduracak ve bebeğin dik pozisyonda olduğu teyit edilir edilmez vermeye başlayarak ikinci bebeğin pelvise inmesini sağlamaya çalışacaklardır.</p>
<p>Normal koşullarda, ikinci bebek rahim ağzına ve vajinaya inene kadar onu çevreleyen zarlar bozulmaz ve rahim ağzının kapanmasını önler. Eğer zarlar yırtılmışsa ve doğum gecikiyorsa, kadın doğum uzmanı vajinadan rahme elini sokarak bebeğin başını veya önde gelen kısmını tutar ve vajinal doğuma yardım eder. Bazen rahim boşluğunda ters bebeği 180 derece döndürmek için, iç versiyon veya manipülasyon daha faydalı olabilir, ama genellikle doğum yardımlı olarak sürecektir. Günümüz kadın doğumcularının kısıtlı deneyimi nedeniyle ikiz doğumlarda sezaryen yapılma oranı artmıştır.</p>
<p><strong>İkiz Doğumlarda Üçüncü Evre</strong></p>
<p>İkiz hamileliklerde rahim daha şiş olduğu için doğum sonrası kanama riski daha yüksek olduğundan doğumun üçüncü aşamasının aktif yönetimi  daha önem kazanmaktadır, ikinci bebek doğar doğmaz doktorlar oksitosin infuzyonunu artırarak size kas içinden sintometrin enjeksiyonu yapacaktır. Bu enjeksiyon rahmin kasılmaya devam edebilmesi için doğumdan sonra da verilmeye devam edilebilir.</p>
<p>İkiz doğumlar özeldir. Burada hem bir ikiz annesi hem de bir kadın doğumcu olarak konuşuyorum. Doğumda küçük ve prematüre bebekler olduğu ve her zaman çok basit geçmediği için, çocuk doktorları onları yakından inceleyerek, endişelendikleri bir durum olduğunda onları yoğun bakıma almak konusunda tereddüt etmezler. Bu anne babalar için sıkıntı verici ve panikletici bir durumdur, ama çoğu vakada bu kısa, rutin bir prosedürdür ve genellikle sonuçları sevindiricidir. Çocuk doktorları, bebeklerin gelişimleriyle ilgili sizi sürekli bilgilendirecek ve bebeklerinize bir an önce kavuşmanızı sağlamak için çalışacaktır.</p>
<p>Çoğul hamileliklerde anne-babalara destek olunması önemlidir, onları bebeklerine hazırlayacak ayrıntılı bilgi ve pratik desteğin en iyi verildiği yer doğum öncesi kurslarıdır. Doğumdan sonra ikiz anne babaları için kurulan bir kulübe katılmak, deneyimli anne babalarla iletişim kurmanızı ve yardım almanızı sağlayacaktır.</p>
<p>Yardımlı Doğumlar</p>
<p>Yardımlı doğumun amacının, bebeği, yukarıdan ittiren rahim kasılmaları yardımıyla doğum kanalına yönlendirmek olduğunu anlamak çok önemlidir. Forseps veya vakum ekipmanları bebeği yalnız başlarına çıkartmak için tasarlanmamıştır. Çoğu yardımlı doğum, deneyimli bir kadın doğumcu tarafından gerçekleştirilmektedir ama bazı bölümlerde kıdemli ebeler bu konuda özel eğitim alıp vakum ve forseps kullanarak doğum yaptırabilmektedir. Hem forsepsli hem vakumlu doğumlarda doktor veya ebe doğum sırasında daha iyi görebilmek ve bebeğe ulaşabilmek için litotomi pozisyonunda oturmanızı ve ayaklarınızı bacak destek bölümlerine koymanızı isteyecektir. Epizyotomi gerekip gerekmeyeceği kişinin durumuna ve endişelere bağlıdır. Genel olarak konuşmak gerekirse forsepsli doğumların çoğunda epizyotomi gerekirken, vakumda gerek olmayabilir.</p>
<p><strong>Aletli Doğumların Etkileri</strong></p>
<p>Yardımlı vajinal doğumla dünyaya gelen bebeklerde kullanılan aletlerin izleri &#8221; Dpkpnin <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/dogum-sonrasi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with doğum sonrası">doğum sonrası</a>nda görülebilir, ama bu izler birkaç gün içerisinde geçeceği için endişe etmeye gerek yoktur. Vakumlu doğumdan sonra bebeğin başı, doğum sırasında kafasına geçirilen pompa nedeniyle biraz şişebilir ve bazen aşırı morarmaya ve hatta bebeğin sarılık olmasına bile neden olabilir. Forseps yardımıyla doğumdaysa bebeğin kafatası berelenebilir, forsepslerin bulunduğu yerler biraz şekilsiz gözükebilir. Ancak unutulmaması gereken nokta bebeğin kafatasının doğum sırasında bu gibi baskı ve sıkıştırmaları kaldırabilecek bir yapıda olduğudur, dolayısıyla bu aletler bebeğinizin uzun vadede sağlığını etkileyecek zararlar vermez.</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/ikiz-dogum-videosu/' rel='bookmark' title='Permanent Link: İkiz Doğum Videosu'>İkiz Doğum Videosu</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/yardimli-dogumlar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yardımlı Doğumlar'>Yardımlı Doğumlar</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/fetal-kan-orneklemesi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Fetal Kan Örneklemesi'>Fetal Kan Örneklemesi</a></li></ol></p>
	Tags: <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/dogum-cesitleri/" title="doğum çeşitleri" rel="tag">doğum çeşitleri</a>, <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/ikiz-bebek-dogurmak/" title="ikiz bebek doğurmak" rel="tag">ikiz bebek doğurmak</a><br />

	<h4>Related posts</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/yardimli-dogumlar/" title="Yardımlı Doğumlar (18 Ekim 2009)">Yardımlı Doğumlar</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/vakumlu-dogum/" title="Vakumlu Doğum (28 Ekim 2009)">Vakumlu Doğum</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/vakum-cihazi-ile-dogum/" title="Vakum Cihazı ile Doğum (18 Ekim 2009)">Vakum Cihazı ile Doğum</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/suda-dogum/" title="Suda Doğum (13 Mayıs 2009)">Suda Doğum</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/su-ve-suda-dogum/" title="Su ve Suda Doğum (28 Ekim 2009)">Su ve Suda Doğum</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/ikiz-dogumlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Prematüre Bebeğin Bakımı</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/premature-bebegin-bakimi/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/premature-bebegin-bakimi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2009 13:35:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birolhamilelik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Sonrası Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Yenidoğan Bebeklerde Sağlık Problemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Prematüre Bebek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=14002</guid>
		<description><![CDATA[Bebeklerin yaklaşık yüzde 10&#8242;u, 37.  haftadan önce dünyaya gelip prematüre olarak adlandırılmaktadır. Gününde gelen bir bebekten daha küçük olan bu bebeklerin çoğu normal bir bebek gibi bakılabilir ve özel bakım gerektirmez. Bebeklerin yüzde 2 veya 3&#8242;ü zamanında, ancak beklenenden düşük kiloda doğar ve özel bakım gerektirirler. Genel olarak konuşmak gerekirse, prematüre olan veya yaşına göre [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/premature-dogum/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Prematüre Doğum Nedir?'>Prematüre Doğum Nedir?</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/premature-dogum-2/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Prematüre Doğum'>Prematüre Doğum</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/emzirme-ve-meme-bakimi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: EMZİRME VE MEME BAKIMI'>EMZİRME VE MEME BAKIMI</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bebeklerin yaklaşık yüzde 10&#8242;u, 37.  haftadan önce dünyaya gelip prematüre olarak adlandırılmaktadır. Gününde gelen bir  bebekten daha küçük olan bu bebeklerin çoğu normal bir bebek gibi bakılabilir ve özel bakım gerektirmez. Bebeklerin yüzde 2 veya 3&#8242;ü zamanında, ancak beklenenden düşük kiloda doğar ve özel bakım gerektirirler.<br />
Genel olarak konuşmak gerekirse, prematüre olan veya yaşına göre küçük olan ve 2 kg&#8217;dan düşük kiloda doğan bebekler yoğun bakım ünitesine alınır. Diğer prematüre bebekler bu kilonun üzerinde olsa bile başka sorunları olabilir. Genellikle büyümeleri, ciğerlerinin gelişebilmesi ve kendi başlarına nefes alabilmeleri için biraz daha zamana ihtiyaçları vardır.</p>
<p style="text-align: justify;">
<strong> Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi: </strong>Yoğun bakım ünitelerinde zayıf bebeklere iyi bir ortamda en iyi şekilde bakılmaktadır. Bu ünitelere, sağlık ekibi, ebeveynler ve aile bireyleri dışında kişilerin girmesi sınırlandırılarak bebek, enfeksiyonlara karşı korunur. Bebek başına düşen bakıcı sayısı da oldukça yüksektir. Ünite içerisindeyken bebekler sürekli takip edilerek bir sorun çıkması durumunda hemen müdahale edilir. Çalışanlar bebeğinizin bakımına sizin de dahil olmanızı sağlamak için neler olduğunu açıklarlar. Ek olarak yoğun bakım ünitelerinde anne babaların konuşabilecekleri danışmanlar, beslenme ve <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/emzirme/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Emzirme">emzirme</a> konusunda uzmanlar bulunmaktadır. Eğer bebeğiniz yoğun bakıma alındıysa, büyük ihtimalle bir kuvöze konarak kablolarla çeşitli monitörlere bağlanacaktır. Nefes alabilmesi için ventilatör desteğiyle oksijen verilecektir. Yoğun bakıma ilk ziyaret, anne babalar için kaçınılmaz bir şekilde şok edici olabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-14003" title="ydbü" src="http://www.kadinlarportali.com/wp-content/uploads/2009/10/ydbü.jpg" alt="ydbü" width="205" height="155" />Minik bebeğinizi, etrafında onlarca makine ve kabloyla aciz bir şekilde kuvözde yatarken görmek zordur. Bu aşamada sağlık ekibi yanınızda olacak ve sorularınızı yanıtlayacaktır. Sütünüzü sağarak bebeğinizi nasıl besleyeceğinizi, kuvöz içerisinden ona nasıl dokunacağınızı anlatır ve bebeğinizle konuşmanız için sizi cesaretlendirirler. En minik bebeklere bile sarılmak mümkündür, bebeğiniz kuvözden çıkar çıkmaz bu konuda size yardım edeceklerdir. Zamanla ona nasıl bakmanız gerektiğini, altını değiştirmeyi, yıkamayı ve beslemeyi öğreneceksiniz. Gücünü kazanıp ventilatörden çıkartıldığında bebeğinizi istediğiniz kadar kucağınıza alabilirsiniz. Yoğun bakımda ziyaret saati diye bir sınırlama yoktur, en başından beri anne babalar bebekleriyle istedikleri kadar vakit geçirebilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Duygusal Açıdan Başa Çıkabilmek:</strong> Bebeğiniz yoğun bakımda birkaç günden fazla kaldığında aşmanız gereken en büyük engel, eve onsuz gidecek olmanızdır. Özellikle eğer arkanızda, çok prematüre ve hasta bir bebek bırakıyorsanız bu çok zor olacaktır. Söylemesi kolay biliyorum ama kendinizi suçlu hissetmemeye çalışın. Bebeğinizin prematüre doğmasına neden olacak bir şey yapmış olma ihtimaliniz yoktur ve şu anda bebeğinizin bir an evvel eve dönebilmesi için en iyi şekilde bakıldığından emin olabilirsiniz.<br />
Eve döndüğünüzde gücünüzü toplamaya çalışın ve beklenmedik erken doğumdan dolayı eve gelemeyen bebeğiniz için duygusal ve fiziksel düzenlemeler yapın. Eğer başka çocuklarınız da varsa her dakikanızı hastanede geçirmeniz gerekmez. Eğer bunu yaparsanız bebeğiniz eve geldiğinde diğerleri gücenebilir. Yeni bebeğinizin hastanede geçirdiği zaman diğer  çocuklarınızın alışması için faydalı olabilir, zaten yoğun bakımda birkaç saatten fazla vakit geçirmeyeceğiniz için diğer çocuklarınızın olumsuz etkilenmesi söz konusu olmayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Eve Dönüş: </strong>Genel olarak konuşmak gerekirse bebekler, anne sütü veya mamayla tam olarak beslenebildiği, en az 2 kg&#8217;a ulaştığı, 34 haftalık doğum yaşına geldiği, kilo almaya başladığı ve kendi vücut ısısını ayarlayabildiği zaman eve gitmesine izin verilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-14004" title="preamtüre3" src="http://www.kadinlarportali.com/wp-content/uploads/2009/10/preamtüre3.jpg" alt="preamtüre3" width="161" height="122" />Eve gitme vakti yaklaşınca çoğu yoğun bakım ünitesi, annenin gelip en az bir gece hastanede bu amaca özel olarak ayrılmış odalarda kalmasını ister. Böylelikle eve gitmeden önce anneler, bebeklerine &#8220;tam olarak bakabilme konusunda kendilerine olan güvenlerini artırabilirler. Prematüre bebekler normal doğum tarihlerine denk gelen iki üç hafta içinde eve gidebilirler. O zaman geldiğinde, bir sağlık problemi yoksa bebeklere, normal zamanlı doğan bebekler gibi muamele gösterilebilir. Kendini güvende hissetmesi için sık sık kucaklamanız gerekmektedir, bebeğinizin normal bir bebekten farklı tepkiler vermesi olası değildir.<br />
Prematüre bebeğin gelişim aşamaları ve kilo alımı bebeğin beklenen doğum zamanından itibaren hesaplanır, iki yaşına geldiğinde gelişim ve fiziksel açıdan normal zamanında doğan bebeklerle aynı seviyeye gelmiş olurlar.</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/premature-dogum/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Prematüre Doğum Nedir?'>Prematüre Doğum Nedir?</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/premature-dogum-2/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Prematüre Doğum'>Prematüre Doğum</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/emzirme-ve-meme-bakimi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: EMZİRME VE MEME BAKIMI'>EMZİRME VE MEME BAKIMI</a></li></ol></p>
	Tags: <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/premature-bebek/" title="Prematüre Bebek" rel="tag">Prematüre Bebek</a><br />

	<h4>Related posts</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li>No related posts.</li>
	</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/premature-bebegin-bakimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğumdan Sonraki Altıncı Hafta</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/dogumdan-sonraki-altinci-hafta/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/dogumdan-sonraki-altinci-hafta/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2009 13:28:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birolhamilelik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Sonrası Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sonrası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=13998</guid>
		<description><![CDATA[Doğumdan sonra altıncı haftada hastane doktoru, özel veya çocuk doktorunuz, sizi ve bebeğinizi kontrol eder. Böylece kendiniz ve bebeğiniz hakkında sormak istediğiniz konuları doktorunuza danışabilirsiniz. Bebeğinizin kontrolü tam bir fiziksel muayene ve doğum sonrası gelişimini gösteren değerlendirmelerden oluşur: Büyümesi &#8211; boyutları, uzunluğu, kilosu izlenerek büyüme tablosuna not edilir, Baş çevresinin ölçüsü, ön ve arka bıngıldaklar, [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogumdan-sonraki-ilk-alti-hafta/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğumdan Sonraki İlk Altı Hafta'>Doğumdan Sonraki İlk Altı Hafta</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogumdan-sonraki-saatler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğumdan Sonraki Saatler'>Doğumdan Sonraki Saatler</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogumdan-sonra-gebelik-kontrolu/' rel='bookmark' title='Permanent Link: DOĞUMDAN SONRA GEBELİK KONTROLÜ'>DOĞUMDAN SONRA GEBELİK KONTROLÜ</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Doğumdan sonra altıncı haftada hastane doktoru, özel veya çocuk doktorunuz, sizi ve bebeğinizi kontrol eder. Böylece kendiniz ve bebeğiniz hakkında sormak istediğiniz konuları doktorunuza danışabilirsiniz.<br />
Bebeğinizin kontrolü tam bir fiziksel muayene ve doğum sonrası gelişimini gösteren değerlendirmelerden oluşur:</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li> Büyümesi &#8211; boyutları, uzunluğu, kilosu izlenerek büyüme tablosuna not edilir,</li>
<li> Baş çevresinin ölçüsü, ön ve arka bıngıldaklar,</li>
<li> Gözler, kulaklar ve ağız (görme işitme duyuları bir sonraki muayenelerde değerlendirilecektir),</li>
<li> Kalp, ciğerler ve solunum,</li>
<li> Karın bölgesindeki organlar ve cinsel organlar,</li>
<li> Kalça hizası ve denge,</li>
<li> Refleksler, başını tutabilme, kavrama refleksleri ve kas kuvveti.</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-13999" title="bebek kontrol" src="http://www.kadinlarportali.com/wp-content/uploads/2009/10/bebek-kontrol.jpg" alt="bebek kontrol" width="145" height="155" /></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">Sağlık kliniği çalışanları size bebeğinizin genel durumu, beslenmesi, tuvalet alışkanlığıyla ilgili sorular soracak ve aşı tarihleri konusunda sizinle görüşecektir. Aşılar konusunda endişeleriniz varsa, doktorunuzla konuşun veya Sağlık Bakanlığı&#8217;ndan güncel bilgiler isteyin. Aşılar hakkında anlatılan korku hikâyeleri çürütülmüştür ve beşi-bir-arada aşısı gibi yenilikler çok daha güvenlidir ve annelerin aşı olmasını istemediği bebekler risk altındadır. Sizin muayeneniz doğumdan sonra tamamen iyileşip iyileşmediğinize yöneliktir.</p>
<ul>
<li> Tansiyonunuz ölçülür.</li>
<li> İdrar tahlili yapılır, idrarda protein ve kan olup olmadığına bakılır.</li>
<li> Kilonuz ölçülür ve gerekirse diyet önerilir.</li>
<li> Göğüsleriniz ve göğüs uçlarınız muayene edilir.</li>
<li> Sezaryen olduysanız yaranıza, olnıadıysanız karnınız muayene edilerek rahmin iyi bir şekilde toparlanıp toparlanmadığına bakılır.</li>
<li> Eğer doğum sırasında epizyotomi veya perine yırtığı yapıldıysa, bir pelvik muayene yapılarak vajinanm iyileşip iyileşmediğine ve ağrınız olup olmadığına bakılır. Sezaryenden veya sorunlu bir vajinal doğumdan sonra dahili bir muayene yapılarak rahmin kasılması, hassaslığı, kanama veya akıntı olup olmadığına bakılır.</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Bu muayene sırasında ağrı, kanama, barsaklar veya mesanenizle ilgili sorularınızı sorabilirsiniz. Ayrıca size doğum kontrol yöntemleri de hatırlatılacaktır.</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogumdan-sonraki-ilk-alti-hafta/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğumdan Sonraki İlk Altı Hafta'>Doğumdan Sonraki İlk Altı Hafta</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogumdan-sonraki-saatler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğumdan Sonraki Saatler'>Doğumdan Sonraki Saatler</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogumdan-sonra-gebelik-kontrolu/' rel='bookmark' title='Permanent Link: DOĞUMDAN SONRA GEBELİK KONTROLÜ'>DOĞUMDAN SONRA GEBELİK KONTROLÜ</a></li></ol></p>
	Tags: <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/dogum-sonrasi/" title="doğum sonrası" rel="tag">doğum sonrası</a><br />

	<h4>Related posts</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/yeni-dogum-yapmis-anneler-icin-tavsiyeler/" title="Yeni Doğum Yapmış Anneler İçin Tavsiyeler (25 Ekim 2009)">Yeni Doğum Yapmış Anneler İçin Tavsiyeler</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/ilk-alti-haftada-fiziksel-toparlanma/" title="İlk Altı Hafta&#8217;da Fiziksel Toparlanma (22 Ekim 2009)">İlk Altı Hafta&#8217;da Fiziksel Toparlanma</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/dogumdan-sonraki-saatler/" title="Doğumdan Sonraki Saatler (22 Ekim 2009)">Doğumdan Sonraki Saatler</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/dogumdan-sonraki-ilk-alti-hafta/" title="Doğumdan Sonraki İlk Altı Hafta (22 Ekim 2009)">Doğumdan Sonraki İlk Altı Hafta</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/ilk-alti-haftada-duygusal-toparlanma/" title="Doğumdan Sonra İlk Altı Hafta&#8217;da Duygusal Toparlanma (25 Ekim 2009)">Doğumdan Sonra İlk Altı Hafta&#8217;da Duygusal Toparlanma</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/dogumdan-sonraki-altinci-hafta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Emzirme ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/emzirme-ile-ilgili-sikca-sorulan-sorular/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/emzirme-ile-ilgili-sikca-sorulan-sorular/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2009 13:09:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birolhamilelik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Sonrası Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[bebek emzirme]]></category>
		<category><![CDATA[bebek emzirme yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[bebek emzirmek]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirme]]></category>
		<category><![CDATA[emzirmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=13987</guid>
		<description><![CDATA[► Göğüslerim çok dolu ve ağrıyor. Ne yapmalıyım? Doğumdan sonraki üçüncü ve beşinci günler arasında süt gelmeye başladığında göğüslerin şişmesi ve aşırı süt üretiminden dolayı dolu olması normaldir. Vücut ısınızın yükselmesi, dolu ve sert göğüslere sahip olmak pek hoş bir his olmasa da tamamen normaldir ve genellikle 24 saat içinde düzelir. Bebeğiniz düzenli bir şekilde [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/bebek-beslenmesi-ile-ilgili-soru-ve-cevaplar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bebek Beslenmesi İle İlgili Soru ve Cevaplar'>Bebek Beslenmesi İle İlgili Soru ve Cevaplar</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogru-emzirme-yontemleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: DOĞRU EMZİRME YÖNTEMLERİ'>DOĞRU EMZİRME YÖNTEMLERİ</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/bebek-emzirmek-ve-bebek-emzirmenin-incelikleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bebek Emzirmek ve Bebek Emzirmenin İncelikleri'>Bebek Emzirmek ve Bebek Emzirmenin İncelikleri</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">►<strong> Göğüslerim çok dolu ve ağrıyor. Ne yapmalıyım?</strong><br />
Doğumdan sonraki üçüncü ve beşinci günler arasında süt gelmeye başladığında göğüslerin şişmesi ve aşırı süt üretiminden dolayı dolu olması normaldir. Vücut ısınızın yükselmesi, dolu ve sert göğüslere sahip olmak pek hoş bir his olmasa da tamamen normaldir ve genellikle 24 saat içinde düzelir. Bebeğiniz düzenli bir şekilde emmeye başladıktan sonra vücudunuz bebeği beslemeye yetecek kadar süt üretmeye başlar.<br />
Eğer memede süt birikimine bağlı şişlik varsa, sütünüzü düzenli olarak boşaltmalı ve sütün meme dokusuna gelerek mastit gibi rahatsızlıklara neden olmasını önlemelisiniz. Şişkin memeleri indirmek ve aşırı şişmeyi önlemek için yapabileceğiniz bazı şeyler vardır:</p>
<ol>
<li>Bebeğinizi az ama sık emzirin böylece memeleriniz düzenli olarak boşalacaktır.</li>
<li>Emzirmeye başlamadan önce biraz süt akıtın. Bu meme ucunun yumuşamasını ve bebeğin kolayca yapışmasını sağlar.</li>
<li>Meme ucunuz çatlamış olsa bile sütü boşaltmayı deneyin, meme koruyucu kullanmayı ve sütü bu yollaboşaltmayı deneyin.</li>
<li>Eğer bebeğiniz iyi bir şekilde emmiyorsa, sütü boşaltın, saklayın veya atın. Süt üretimi arz talep sistemiyle işler. Eğer memelerinizi düzenli olarak boşaltmazsanız süt üretimi azalacaktır.</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-13988" title="emzirmek1" src="http://www.kadinlarportali.com/wp-content/uploads/2009/10/emzirmek1.jpg" alt="emzirmek1" width="178" height="133" /><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><strong>► Tıkalı kanalları nasıl açabilirim?</strong><br />
Eğer göğsünüzde kırmızı ve hassas bir leke oluşursa süt kanalınız tıkanmış demektir. Bu çok yaygın bir sorundur, ama bunun mastite dönüşmesini engellemek için:</p>
<ol>
<li>Emzirmeye tıkalı memeden başlayın çünkü bebeğin emmesi ilk başlarda daha kuvvetlidir.</li>
<li>Sutyeninizin içerisine kırmızı lekenin üstüne, ılık bir bez veya soğuk lahana koyun.</li>
<li>Tıkanıklığı açmak için göğsünüzdeki sütü boşaltın.</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">
► <strong>Meme ucum çatladı ve çok acıyor. Ne yapmalıyım?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Meme şişliğini önlemek için o memeden emzirmeye çalışın. Eğer gerekirse meme ucunuz iyileşene kadar o memeden sütü boşaltın ve bebeğinizi diğer memeden emzirin. Emzirmeden sonra meme ucuna biraz süt veya tükürük sürün ve kendiliğinden kurumaya bırakın. Göğüslerinizi olabildiğince havalandırmaya çalışın ve meme ucunun iyileşmesini sağlamak için her emzirmeden sonra meme pedlerini değiştirin.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-13990" title="emzirmek2" src="http://www.kadinlarportali.com/wp-content/uploads/2009/10/emzirmek21.jpg" alt="emzirmek2" width="133" height="119" /> <strong>Sanırım bebeğim yeterince kilo almıyor. Ne yapabilirim?</strong><br />
Anne sütüyle beslenen bebekler, mamayla beslenenlere nazaran daha yavaş kilo alırlar. Sağlık merkezinde gördüğünüz gelişim tablosu size sözde &#8220;normal&#8221; kilo alımı hakkında bilgi verecektir. Eğer doktorunuz bebeğin kilosu konusunda endişeliyse kendinize şu soruları sorun:</p>
<p style="text-align: justify;">
<ol>
<li>Yeterince yemek yiyor musunuz? Emzirmenin başarılı olabilmesi ve vücudun yeterince süt üretebilmesi için günde fazladan 500 kalori, ikizler için günde fazladan 1000 kalori almanız gerekmektedir.</li>
<li>Yeterince sıvı tüketiyor musunuz? Çok sıvı almak süt üretimini destekler. Normalde içtiğiniz sudan 1 litre daha fazla içmeye özen gösterin.</li>
<li>Yeteri kadar dinleniyor musunuz? Eğer yorgunsanız süt üretiminiz azalır.</li>
<li>Eğer <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/emzirme/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Emzirme">emzirme</a> konusunda sorun yaşıyorsanız, ebenizden veya doktorunuzdan yardım isteyin.</li>
</ol>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/bebek-beslenmesi-ile-ilgili-soru-ve-cevaplar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bebek Beslenmesi İle İlgili Soru ve Cevaplar'>Bebek Beslenmesi İle İlgili Soru ve Cevaplar</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogru-emzirme-yontemleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: DOĞRU EMZİRME YÖNTEMLERİ'>DOĞRU EMZİRME YÖNTEMLERİ</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/bebek-emzirmek-ve-bebek-emzirmenin-incelikleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bebek Emzirmek ve Bebek Emzirmenin İncelikleri'>Bebek Emzirmek ve Bebek Emzirmenin İncelikleri</a></li></ol></p>
	Tags: <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/bebek-emzirme/" title="bebek emzirme" rel="tag">bebek emzirme</a>, <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/bebek-emzirme-yontemleri/" title="bebek emzirme yöntemleri" rel="tag">bebek emzirme yöntemleri</a>, <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/bebek-emzirmek/" title="bebek emzirmek" rel="tag">bebek emzirmek</a>, <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/emzirme/" title="Emzirme" rel="tag">Emzirme</a>, <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/emzirmek/" title="emzirmek" rel="tag">emzirmek</a><br />

	<h4>Related posts</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/bebek-emzirmek-ve-bebek-emzirmenin-incelikleri/" title="Bebek Emzirmek ve Bebek Emzirmenin İncelikleri (14 Mayıs 2009)">Bebek Emzirmek ve Bebek Emzirmenin İncelikleri</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/hamilelik-gebelik-donemi-emziren-anneler-ve-bitkiler/" title="Hamilelik (Gebelik) Dönemi &#8211; Emziren Anneler ve Bitkiler (13 Mayıs 2009)">Hamilelik (Gebelik) Dönemi &#8211; Emziren Anneler ve Bitkiler</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/anne-sutu/" title="Anne Sütü (14 Mayıs 2009)">Anne Sütü</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/bebeginiz-emmek-istemiyorsa/" title="Bebeğiniz Emmek İstemiyorsa (14 Mayıs 2009)">Bebeğiniz Emmek İstemiyorsa</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/emzirmek-meme-kanseri-riskini-yok-ediyor-mu/" title="Emzirmek Meme Kanseri Riskini yok Ediyor mu? (14 Mayıs 2009)">Emzirmek Meme Kanseri Riskini yok Ediyor mu?</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/emzirme-ile-ilgili-sikca-sorulan-sorular/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebek Hastalıkları</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/kucuk-bebekler-genel-hakkinda-endiseler/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/kucuk-bebekler-genel-hakkinda-endiseler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2009 10:57:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birolhamilelik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Sonrası Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Yenidoğan Bebeklerde Sağlık Problemleri]]></category>
		<category><![CDATA[bebek hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=13978</guid>
		<description><![CDATA[Göbek Kordonu: Göbek kordonunun kalan kısmı doğumdan sonra yaklaşık 10 gün boyunca kalır ve bu süre içerinde enfeksiyondan kaçınmak için yıkanmalı ve dikkatlice kurulanmalıdır. Ebenizde veya eczanelerde kuruma sürecini hızlandıracak pudra veya bezler bulabilirsiniz. Bunlar kordonun kuruyarak düşmesini ve göbek deliğinin ortaya çıkmasını sağlar. Kusma: Bebeğiniz aldığı besini sık sık çıkartabilir, özellikle de gaz çıkartırken. [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/kucuk-bebekler-hakkinda-genel-endiseler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bebeklerde Sıkça Görülen Hastalıklar'>Bebeklerde Sıkça Görülen Hastalıklar</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/bebek-beslenmesi-ile-ilgili-soru-ve-cevaplar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bebek Beslenmesi İle İlgili Soru ve Cevaplar'>Bebek Beslenmesi İle İlgili Soru ve Cevaplar</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/bebek-emzirmek-ve-bebek-emzirmenin-incelikleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bebek Emzirmek ve Bebek Emzirmenin İncelikleri'>Bebek Emzirmek ve Bebek Emzirmenin İncelikleri</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Göbek Kordonu: </strong> Göbek kordonunun kalan kısmı doğumdan sonra yaklaşık 10 gün boyunca kalır ve bu süre içerinde enfeksiyondan kaçınmak için yıkanmalı ve dikkatlice kurulanmalıdır. Ebenizde veya eczanelerde kuruma sürecini hızlandıracak pudra veya bezler bulabilirsiniz. Bunlar kordonun kuruyarak düşmesini ve göbek deliğinin ortaya çıkmasını sağlar.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-13979" title="göbek kordonu" src="http://www.kadinlarportali.com/wp-content/uploads/2009/10/göbek-kordonu.jpg" alt="göbek kordonu" width="165" height="206" /><strong>Kusma: </strong>Bebeğiniz aldığı besini sık sık çıkartabilir, özellikle de gaz çıkartırken. Bu gayet normaldir ve endişelenecek bir şey yoktur, ama eğer kusma zorlanarak ve her beslenmeden sonra oluyorsa doktorunuzla konuşmalısınız.<br />
<strong> Gaz Sıkışması: </strong>Gaz sıkışması karın kramplarına ve ağrıya neden olur, dolayısıyla bebeğiniz ağlar ve beslenmeden sonra bunu durdurmak zordur. Bebeğinizi göğsünüze yaslayıp sırtını ovuşturmak gibi basit yöntemler işe yaramazsa, sıkıntısını geçirmek için ebenizden veya doktorunuzdan ilaç vermesini isteyebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> Gevşek Dışkı: </strong>İlk günler bebeğinizin dışkısı mekonyumdan (Karaciğer ve safra kesesi salaılarından oluşan koyu yeşil, yapışkan madde) oluşacaktır. Daha sonra dışkının rengi sarıya döner. Anne sütüyle beslenen <a title="bebek" href="http://www.kadinlarportali.com/kategori/bebek/">bebek</a>lerin dışkıları, mamayla beslenen bebekierinkine göre daha gevşektir, ama eğer bebeğinizin dışkısı sulu ve yeşilse bebeğiniz <a title="ishal" href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/ishal/">ishal</a> olmuş demektir. Minik bebekler çok çabuk susuz kaldıkları için ishalin hemen tedavi edilmesi gerekir. Eğer ishal devam ederse, ağzı kuruysa ve ön bıngıldak içeri çökmüşse derhal doktorunuza başvurmanız gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-13980" title="pişik" src="http://www.kadinlarportali.com/wp-content/uploads/2009/10/pişik.jpg" alt="pişik" width="180" height="120" /><strong>Pişik: </strong>İdrarın içindeki amonyak bebeğin cildini tahriş eder. Bu yüzden bezleri düzenli olarak değiştirilen bebeklerde bile <a title="pişik ve tedavisi" href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/pisik/">pişik</a> görülmesi çok normaldir. Ancak hipoalerjik olmayan kokulu mendiller, kremler ve bezler pişiği artırır. En iyisi bebeğin altını su ve kokusuz sabunla yıkayıp iyice kurulamaktır. Tahriş olan bölgeye çinko ve kükürt bazlı krem sermek cildin iyileşmesini sağlar ve daha da tahriş olmasını önler.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> Yapışkan Göz:</strong> Genellikle konjonktivit denilen hafif göz enfeksiyonudur. <a title="doğum" href="http://www.kadinlarportali.com/kategori/dogum">Doğum</a>dan sonra bebeğin gözünün kan ve benzeri sıvılarla temas etmesinden kaynaklanan yaygın bir sorundur. Kaynamış ve soğumuş suya batırılan mpamuklarla gözlerin silinmesi sorunu çözmektedir, ama sorun devam ederse doktorunuz antibiyotikli göz kremi verecektir.<br />
<strong> Yüzde Lekeler: </strong>Bebekler doğduğunda yüzlerinde bulunan minik beyaz lekeler (milya) genellikle tedavi gerektirmeden ilk haftalarda kaybolur. Ama eğer bu lekeler enfeksiyon kapar ve kırmızılaşırsa antiseptik krem sürmeden önce kaynamış ve soğumuş suyla temizleyin.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Eğer bebeğiniz:</strong><br />
► Sürekli kusuyorsa<br />
► Sulu yeşil dışkı yapıyorsa<br />
► Çok halsizse<br />
► Asabiyse ve az yemek yiyorsa<br />
► Göğsünde hırıltı varsa veya öksürüyorsa<br />
► Çok hızlı, çok yavaş veya düzensiz nefes alıyorsa<br />
► Ateşi yükselirse<br />
► Cildinde bir enfeksiyon veya alerji varsa hemen doktorunuzu arayın.</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/kucuk-bebekler-hakkinda-genel-endiseler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bebeklerde Sıkça Görülen Hastalıklar'>Bebeklerde Sıkça Görülen Hastalıklar</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/bebek-beslenmesi-ile-ilgili-soru-ve-cevaplar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bebek Beslenmesi İle İlgili Soru ve Cevaplar'>Bebek Beslenmesi İle İlgili Soru ve Cevaplar</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/bebek-emzirmek-ve-bebek-emzirmenin-incelikleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bebek Emzirmek ve Bebek Emzirmenin İncelikleri'>Bebek Emzirmek ve Bebek Emzirmenin İncelikleri</a></li></ol></p>
	Tags: <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/bebek-hastaliklari/" title="bebek hastalıkları" rel="tag">bebek hastalıkları</a>, <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/one-cikanlar/" title="Öne Çıkanlar" rel="tag">Öne Çıkanlar</a><br />

	<h4>Related posts</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/yeni-baslangiclara-var-misiniz/" title="Yeni Başlangıçlara Var mısınız&#8230; (23 Kasım 2009)">Yeni Başlangıçlara Var mısınız&#8230;</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/sevildiginizi-nasil-anlarsiniz/" title="Sevildiğinizi Nasıl Anlarsınız? (13 Ağustos 2009)">Sevildiğinizi Nasıl Anlarsınız?</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/seks-arastirmalarinda-ilginc-gercekler/" title="Seks Araştırmalarında İlginç Gerçekler (30 Temmuz 2009)">Seks Araştırmalarında İlginç Gerçekler</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/sagliniz-ve-guzelliginiz-icin-en-keyifli-yontem-seks/" title="Sağlığınız ve Güzelliğiniz İçin En Keyifli Yöntem: Seks (06 Ağustos 2009)">Sağlığınız ve Güzelliğiniz İçin En Keyifli Yöntem: Seks</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/pratik-makyaj/" title="Pratik Makyaj (10 Nisan 2010)">Pratik Makyaj</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/kucuk-bebekler-genel-hakkinda-endiseler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni Doğum Yapmış Anneler İçin Tavsiyeler</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/yeni-dogum-yapmis-anneler-icin-tavsiyeler/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/yeni-dogum-yapmis-anneler-icin-tavsiyeler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2009 10:43:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birolhamilelik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Sonrası Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sonrası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=13975</guid>
		<description><![CDATA[Öncelikle her anne kendisine elinden gelenin en iyisini yaptığını ve etrafındakiler veya sözde çocuk bakım uzmanları ne derse desin, -iyi ki- mükemmel anne diye bir kavram olmadığını hatırlatmalıdır. Eğer kendinizi sıkıntılı hissediyorsanız hastalığı en kısa zamanda geçirmek için kendi kendinize yapabileceğiniz birçok şey vardır, işe kendinize mükemmel anne diye bir şey olmadığını hatırlatmakla başlayın. Elinizden [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogum-agrilariyla-basa-cikmak-icin-pratik-tavsiyeler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğum Ağrılarıyla Başa Çıkmak İçin Pratik Tavsiyeler'>Doğum Ağrılarıyla Başa Çıkmak İçin Pratik Tavsiyeler</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogum-agrilariyla-basa-cikmak-icin-pratik-tavsiyeler-2/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğum Ağrılarıyla Başa Çıkmak İçin Pratik Tavsiyeler'>Doğum Ağrılarıyla Başa Çıkmak İçin Pratik Tavsiyeler</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/yeni-babalara-tavsiyeler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yeni Babalara Tavsiyeler'>Yeni Babalara Tavsiyeler</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Öncelikle her anne kendisine elinden gelenin en iyisini yaptığını ve etrafındakiler veya sözde çocuk bakım uzmanları ne derse desin, -iyi ki- mükemmel anne diye bir kavram olmadığını hatırlatmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Eğer kendinizi sıkıntılı hissediyorsanız hastalığı en kısa zamanda geçirmek için kendi kendinize yapabileceğiniz birçok şey vardır, işe kendinize mükemmel anne diye bir şey olmadığını hatırlatmakla başlayın. Elinizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorsanız, bu zor döneminizde sizden beklenen tek şey bu olacaktır.<br />
Yeni annelerden beklentiler çoğu zaman gerçeklikten uzaktır, ama kişinin duygusal açıdan veya bebeğin günlük bakımı açısından ideal anne ölçütlerine erişememesi durumunda etrafındakiler, kişinin kendini suçlu, yetersiz ve şaşkın hissetmesine neden olur. Bu tutum, anneyi kolayca doğum sonrası <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/depresyon/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with depresyon">depresyon</a> bulgularından birini veya birkaçını yaşamaya itebilmektedir.<br />
<a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/dogum-sonrasi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with doğum sonrası">Doğum sonrası</a>nda kendinize biraz zaman ayırmaya çalışmalısınız. Bu dönemde herkes yeni doğan bebeğe odaklandığı için annenin duygusal ve fiziksel sağlığı ikinci planda kalmaktadır. Anne olmanın verdiği duygusal sorunlarla başa çıkabilmeniz için bazı tavsiyeler:</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-13976" title="sıkıntılı" src="http://www.kadinlarportali.com/wp-content/uploads/2009/10/sıkıntılı.jpg" alt="sıkıntılı" width="114" height="116" />► Yalnız kalmaktan kaçının ve en az günde bir kez evden dışarı çıkmaya çalışın.</p>
<p style="text-align: justify;">► Düzenli hafif egzersiz yapmak ve temiz hava almak size iyi gelecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">► Sizin gibi yeni anne olan kişiler bulmaya çalışın. Çoğu sizin yaşadığınız duyguları yaşıyordur ve birlikte bir destek ağı kurabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">► Düzenli ve uygun miktarda yemek yemeye çalışın. Bu, özellikle emzirirken size kolaylık sağlar.</p>
<p style="text-align: justify;">► Kadınlar, özellikle anneler, kendilerini suçlamakta çok başarılıdır. Bunu yapmayın. Durumunuzdan şikâyet etmenize ve mutsuz olmanıza izin var.</p>
<p style="text-align: justify;">► Evde mümkün olduğunca yardım almaya çalışın. Eğer gerekirse paralı yardımcı tutun.</p>
<p style="text-align: justify;">► Hislerinizi paylaşın. Eşinizle, ailenizle veya arkadaşlarınızla konuşun, duygularınızı anlamalarını sağlayın ve size yardımcı olmalarına izin verin.</p>
<p style="text-align: justify;">► Küçük beklentileriniz olsun, planlar yapın. Arkadaşlarınızın ve ailenizin bebeğinize bakma tekliflerini değerlendirin, kendinize zaman ayırın.</p>
<p style="text-align: justify;">► Çok geçmeden tıbbi yardım alın. Eğer kendinizi kötü hissediyorsanız doktorunuzla konuşmaktan çekinmeyin. Kısa süre antidepresan (emzirmeyi engellemez) alabilir ve/veya danışmana gidebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">► Doğum sonrası depresyonla ilgili çeşitli dernek veya destek gruplarına katılın. (Postnatal Hastalık Birliği veya Annelerle Tanışma Birliği</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogum-agrilariyla-basa-cikmak-icin-pratik-tavsiyeler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğum Ağrılarıyla Başa Çıkmak İçin Pratik Tavsiyeler'>Doğum Ağrılarıyla Başa Çıkmak İçin Pratik Tavsiyeler</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/dogum-agrilariyla-basa-cikmak-icin-pratik-tavsiyeler-2/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğum Ağrılarıyla Başa Çıkmak İçin Pratik Tavsiyeler'>Doğum Ağrılarıyla Başa Çıkmak İçin Pratik Tavsiyeler</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/yeni-babalara-tavsiyeler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yeni Babalara Tavsiyeler'>Yeni Babalara Tavsiyeler</a></li></ol></p>
	Tags: <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/dogum-sonrasi/" title="doğum sonrası" rel="tag">doğum sonrası</a><br />

	<h4>Related posts</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/ilk-alti-haftada-fiziksel-toparlanma/" title="İlk Altı Hafta&#8217;da Fiziksel Toparlanma (22 Ekim 2009)">İlk Altı Hafta&#8217;da Fiziksel Toparlanma</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/dogumdan-sonraki-saatler/" title="Doğumdan Sonraki Saatler (22 Ekim 2009)">Doğumdan Sonraki Saatler</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/dogumdan-sonraki-ilk-alti-hafta/" title="Doğumdan Sonraki İlk Altı Hafta (22 Ekim 2009)">Doğumdan Sonraki İlk Altı Hafta</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/dogumdan-sonraki-altinci-hafta/" title="Doğumdan Sonraki Altıncı Hafta (25 Ekim 2009)">Doğumdan Sonraki Altıncı Hafta</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/ilk-alti-haftada-duygusal-toparlanma/" title="Doğumdan Sonra İlk Altı Hafta&#8217;da Duygusal Toparlanma (25 Ekim 2009)">Doğumdan Sonra İlk Altı Hafta&#8217;da Duygusal Toparlanma</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/yeni-dogum-yapmis-anneler-icin-tavsiyeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
