<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kadınlar, gebelik, hamilelik, kadın sağlığı, cinsellik &#187; Böbrek ve İdrar Yolu Hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlarportali.com/kategori/saglik/hastaliklar/bobrek-ve-idrar-yolu-hastaliklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlarportali.com</link>
	<description>Kadınlar Portalı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 10 Mar 2010 19:17:16 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Hamilelikte İdrar Torbası ve Böbrek Problemleri</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/hamilelikte-idrar-torbasi-ve-bobrek-problemleri/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/hamilelikte-idrar-torbasi-ve-bobrek-problemleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 May 2009 20:34:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek ve İdrar Yolu Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte Karşılaşılan Sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik öncesi hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[idrar torbası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=3102</guid>
		<description><![CDATA[İdrar torbası enfeksiyonları, genel ola­rak idrar yolu enfeksiyonları olarak ad­landırılır, hamilelikte daha sık ortaya çı­kabilir. Eğer bir idrar yolu enfeksiyonu tedavi edilmezse, piyelonefrit adı veri­len böbrek enfeksiyonuna neden olabilir.
İdrar yolu enfeksiyonları ve piyelonefrit, erken doğumla da bağlantılıdır. Eğer piye­lonefrit veya yinelenen idrar yolu enfeksi­yonları geçmişiniz varsa, hamileliğe başla­madan önce muayene olmanız gerekir.
Ayrıca böbrek taşları, hamilelik [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/hamilelikte-bobrek-hastaligi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hamilelikte Böbrek Hastalığı'>Hamilelikte Böbrek Hastalığı</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/idrar-yolu-enfeksiyonlari/' rel='bookmark' title='Permanent Link: İdrar Yolu Enfeksiyonları'>İdrar Yolu Enfeksiyonları</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-idrar-yolu-enfeksiyonlari/' rel='bookmark' title='Permanent Link: GEBELİKTE İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI'>GEBELİKTE İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İdrar torbası enfeksiyonları, genel ola­rak idrar yolu enfeksiyonları olarak ad­landırılır, hamilelikte daha sık ortaya çı­kabilir. Eğer bir idrar yolu enfeksiyonu tedavi edilmezse, piyelonefrit adı veri­len böbrek enfeksiyonuna neden olabilir.</p>
<p>İdrar yolu enfeksiyonları ve piyelonefrit, erken doğumla da bağlantılıdır. Eğer piye­lonefrit veya yinelenen idrar yolu enfeksi­yonları geçmişiniz varsa, hamileliğe başla­madan önce muayene olmanız gerekir.</p>
<p>Ayrıca böbrek taşları, hamilelik sırasın­da problemler yaratabilir. Ağrıya neden ol­dukları için böbrek taşları ve hamilelik sı­rasında ortaya çıkabilecek diğer problem­leri ayırt etmek zor olabilir. Böbrek taşla­rı, idrar yolu enfeksiyonlan ve piyelonefrit olasılığının artmasına neden olurlar.</p>
<p>Eğer böbrek ya da idrar torbası ameliya­tı olduysanız, herhangi bir önemli böbrek problemi yaşadıysamz veya böbreklerini­zin normalden daha az çalıştığını biliyor­sanız doktorunuza söyleyin. Eğer ara sıra idrar torbası enfeksiyonunuz oluyorsa te­laşlanmayın. Doktorunuz, hamile kalma­dan önce daha fazla testin gerekli olup olmadığına karar verecektir. (Daha fazla bil­gi için 18. Hafta bölümüne bakınız.)</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/hamilelikte-bobrek-hastaligi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hamilelikte Böbrek Hastalığı'>Hamilelikte Böbrek Hastalığı</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/idrar-yolu-enfeksiyonlari/' rel='bookmark' title='Permanent Link: İdrar Yolu Enfeksiyonları'>İdrar Yolu Enfeksiyonları</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-idrar-yolu-enfeksiyonlari/' rel='bookmark' title='Permanent Link: GEBELİKTE İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI'>GEBELİKTE İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI</a></li></ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/hamilelikte-idrar-torbasi-ve-bobrek-problemleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nakil Diyaliz Hastasının Ömrünü 7 Kat Artırıyor</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/nakil-diyaliz-hastasinin-omrunu-7-kat-artiriyor/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/nakil-diyaliz-hastasinin-omrunu-7-kat-artiriyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 May 2009 18:18:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek ve İdrar Yolu Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek nakli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=2992</guid>
		<description><![CDATA[Böbrek Naklinin Avantajları Nelerdir?
Doç. Dr. Alp Gürkan: Öncelikle diyalize giren hastalar belirli kısıtlamalar içindedir. Diyaliz merkezlerinden 1-2 günden daha fazla uzak kalamazlar, bir çeşit tıbbi zorunluluk içeren hapis gibi. Bunun dışında ancak belirli gıdaları tüketebilirler, özellikle idrarları yoksa su içmeleri de son derece sınırlıdır. Bunun yanında iş ve aile yaşantısındaki zorluklar, cinsel yaşamlarında ve doğurganlıklarındaki [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/hamilelikte-bobrek-hastaligi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hamilelikte Böbrek Hastalığı'>Hamilelikte Böbrek Hastalığı</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/ruyada-organ-nakli-gormek-tabiri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Rüyada Organ Nakli Görmek Tabiri'>Rüyada Organ Nakli Görmek Tabiri</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/15-yasindan-once-anne-olmak-olum-riskini-artiriyor/' rel='bookmark' title='Permanent Link: 15 Yaşından Önce Anne Olmak Ölüm Riskini Artırıyor'>15 Yaşından Önce Anne Olmak Ölüm Riskini Artırıyor</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Böbrek Naklinin Avantajları Nelerdir?</strong></span></p>
<p><strong>Doç. Dr. Alp Gürkan:</strong> Öncelikle diyalize giren hastalar belirli kısıtlamalar içindedir. Diyaliz merkezlerinden 1-2 günden daha fazla uzak kalamazlar, bir çeşit tıbbi zorunluluk içeren hapis gibi. Bunun dışında ancak belirli gıdaları tüketebilirler, özellikle idrarları yoksa su içmeleri de son derece sınırlıdır. Bunun yanında iş ve aile yaşantısındaki zorluklar, <a href="http://www.kadinlarportali.com/romada-cinsel-yasam/">cinsel yaşam</a>larında ve doğurganlıklarındaki eksiklikler de çabası. Elbette yaşam sürelerinde de azalmalar söz konusu. Örneğin, diyalize giren 100 hastanın 10 yıl sonunda ancak ll&#8217;i hayatta kalabilirken, böbrek nakli olan 100 hastanın 73&#8242;ü 10 yıl sonra sağlıklı bir insan olarak aramızda dolaşacaktır. Üstelik yeme içmesi, dolaşması, iş ve aile yaşamı normal biçimde.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Herkes Böbrek Nakli Ameliyatı Olabilir mi?</strong></span></p>
<p><strong>Doç. Dr. Alp Gürkan:</strong> Evet, aslında herkes olabilir. Yeter ki, bu büyük ameliyatı kaldırabilecek sağlıkta olsun. Yani ileri derecede kalp hastalığı, aktif iltihabi hastalığı ya da kanseri olmayan, yaşı çok ilerlememiş herkes potansiyel olarak <a href="http://www.kadinlarportali.com/bobrek-yetmezligi/">böbrek</a> nakli ameliyatına adaydır. Elbette bu konuda o kişiye organ verecek verici bulma sıkıntısını da hesaba katmak gerekir. Gönül ister ki ülkemizde <a href="http://www.kadinlarportali.com/beyin-kanamasi/">beyin</a> ölümüne girmiş insanlarda organ bağışı sayısı istenilen düzeyde olsun da canlı akraba vericilere hiç ihtiyaç olmasın. Ancak bu ölen vericilerden alınan organ sayısı ülkemizde gelişmiş ülkelere göre çok az. Batı ülkelerinde bu kişilerden bağış alma oranı milyon nüfus başına 30-40 seviyelerindeyken, bu oran ülkemizde ne yazık ki ancak 2-3 düzeyinde. Canlı vericisi olmadığı için Sağlık Bakanlığı tarafından çok sıkı bir şekilde denetlenen &#8216;ulusal organ bekleme listesinde&#8217; bekleme süresi yaklaşık 5 yıl civarında oluyor. Bu nedenle de canlı akraba vericilere başvurmak zorunda kalıyoruz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kaçıncı Dereceden Akrabalar Verici Olabilir?</strong></span></p>
<p><strong>Doç, Dr. Alp Gürkan:</strong> Yasal olarak ülkemizde kendinin veya eşinin dördüncü dereceye kadar akrabasından organ almak mümkün.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Verici Olmanın Problemleri Nelerdir?</strong></span></p>
<p><strong>Doç. Dr. Alp Gürkan:</strong> Aslında hiçbir problemi yok. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizdeki tüm organ nakli ekipleri bu vericilere azami özeni gösteriyor. Bu kişiler deyini yerindeyse saçtan tırnağa çok iyi inceleniyor. Böbrek vermekle şimdi veya yaşamı boyunca zarar gelebileceği konusunda en küçük bir kuşkuda bu ameliyatın yapılması mümkün değil. Hatta bu kişilerin ameliyattan sonra ağrılarını ve komplikasyonları en aza indirmek, ameliyat izi kalmasını önlemek ve günlük yaşantısına en kısa zamanda döndürmek amacıyla halk arasında kapalı yöntem denen &#8216;laparoskopik nefrektomi&#8217; yöntemiyle böbrek çıkartma ameliyatı geliştirildi.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kapalı Yöntemin Avantajı Nedir?</strong></span></p>
<p><strong>Doç. Dr. Alp Gürkan:</strong> Bu yöntemde, birer santimetre uzunluğunda 4 adet delik açılarak ve bu deliklerde sokulan aletler aracılığıyla ameliyat yapılarak, böbrek kasıktan bir fıtık ameliyatı büyüklüğündeki keşiden çıkartılır. Türkiye&#8217;de bu yöntemi ilk uygulayan ve bu yöntemle 200&#8242;den fazla böbrek çıkartan ekibin içinde olarak şunu söyleyebilirim ki bu yöntem gerçekten verici için büyük bir avantaj. Ameliyat sonrası ağrı çok az oluyor, verici 2-3 gün içinde normal yaşantısına dönebiliyor. Ayrıca son derece estetik bir yara izi oluyor. Ameliyattan sonra bu kişilerin ameliyat olduğu merkezin protokollerine göre takip edilmesi dışında dikkat edeceği bir durum da söz konusu değildir. Yani sağlıklı bir insanın ne yapması gerekiyorsa onu yapacaktır. Bol su, bol spor, az tuz, az kilo alma&#8230;</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kan ve Doku Uyumu Olmadan da Nakil Yapılabiliyor mu?</strong></span></p>
<p><strong>Doç. Dr, Alp Gürkan:</strong> Organ naklinde kan grubunun RH pozitif veya negatifliğinin hiçbir önemi yok. Sadece kan gruplarına bakılıyor. Ayrıca eğer canlı vericide doku uyumu yoksa bu organ nakline engel değil. Sadece nakil öncesi kullanılan ilaçların dozunu artırarak doku uyumlu nakil yapılabiliyor ve hastalar da sağlıklarına kısa sürede kavuşabiliyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Çapraz Nakil Nedir?</strong></span></p>
<p><strong>Doç. Dr. Alp Gürkan:</strong> Bazı böbrek hastaları vericileri olmasına rağmen <a href="http://www.kadinlarportali.com/kan-uyusmazligi/">kan</a> ve doku uyuşmazlığı nedeniyle kendi vericilerinden böbrek alamıyor. Aynı durumdaki iki çift arasında birinin vericisinden diğerinin alıcısına böbrek nakli yapüabiliyor. Bu uygulamanın yaygınlaştırüabümesi için canlı vericisi olan ancak kan grupları uyuşmayan hastaların nakil merkezine başvurmaları gerekir ki, hasta havuzu genişlesin ve nakil için organ bulunması sorunu çözülebilsin. Çapraz nakilde her iki verici ameliyatı aynı anda başlıyor ve böbrekler aynı anda çıkartılarak nakil yapılıyor. Çapraz nakil işlemleri, ilgili mevzuat gereğince etik kurul kararlarıyla yapılıyor.</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/hamilelikte-bobrek-hastaligi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hamilelikte Böbrek Hastalığı'>Hamilelikte Böbrek Hastalığı</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/ruyada-organ-nakli-gormek-tabiri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Rüyada Organ Nakli Görmek Tabiri'>Rüyada Organ Nakli Görmek Tabiri</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/15-yasindan-once-anne-olmak-olum-riskini-artiriyor/' rel='bookmark' title='Permanent Link: 15 Yaşından Önce Anne Olmak Ölüm Riskini Artırıyor'>15 Yaşından Önce Anne Olmak Ölüm Riskini Artırıyor</a></li></ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/nakil-diyaliz-hastasinin-omrunu-7-kat-artiriyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Üremi</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/uremi/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/uremi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 May 2009 16:47:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan2</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek ve İdrar Yolu Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=2068</guid>
		<description><![CDATA[Kandaki üre oranının normalin üzerinde olması halidir. Çeşitli sebeplerle ortaya çıkan böbrek yetmezliğinin son döneminde meydana gelip, şuur bulanıklığı ve koma içinde ölüme götüren hastalık hâli. Üremi; sinir sistemi, mîde-barsak ve kalp damar sistemleri yönünden çeşitli belirtiler veren, üre birikimi ve asidozla kendini gösteren bir çeşit zehirlenmedir.İdrarla atılması gereken üre, ürik asit ve kreatinin gibi [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/bobrek-yetmezligi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Böbrek Yetmezliği'>Böbrek Yetmezliği</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/hamilelikte-idrar-torbasi-ve-bobrek-problemleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hamilelikte İdrar Torbası ve Böbrek Problemleri'>Hamilelikte İdrar Torbası ve Böbrek Problemleri</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/mide-kanamasi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Mide Kanaması'>Mide Kanaması</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kandaki üre oranının normalin üzerinde olması halidir. Çeşitli sebeplerle ortaya çıkan böbrek yetmezliğinin son döneminde meydana gelip, şuur bulanıklığı ve koma içinde ölüme götüren hastalık hâli. Üremi; sinir sistemi, mîde-barsak ve kalp damar sistemleri yönünden çeşitli belirtiler veren, üre birikimi ve asidozla kendini gösteren bir çeşit zehirlenmedir.İdrarla atılması gereken üre, ürik asit ve kreatinin gibi azot metabolizma aıtıkları kanda birikerek zehirlenmeye benzer belirtiler gösterir. Bunların en tehlikelisi üre olup kandaki oranı yüzde 50 mg&#8217;ın üzerine çıktığında zehirlenme belirtileri başlar.</p>
<p>Belirtileri: Üre, başlıca, protein yıkımından ortaya çıkan, az reaktif bir maddedir. Çeşitli vücut salgılarında ürenin bulunması istenmeyen sonuçlar doğurur. Tükürükle salgılanan üre, ağızda kötü bir tada ve kötü soluk kokusuna yol açar, çünkü, burada üre, mikro-organizmalar tarafından amonyak’a yıkılır. Mide sıvısıyla salgılandığında, yıkım ürünleri ülserleşmeye ve mide iç yüzünün kanamasına neden olduğundan, kusma ve bulantıya neden olur. Diğer üremi belirtileri, baş ağrısı, baş dönmesi, geçirilmeyen hıçkırır ve ağır şekillerinde de, böbrekm yetmezliği sonucu ortaya çıkan çırpınmalar ve komadır.</p>
<p>Tedavi: Böbrek yetmezliğinin her şekli, üremiye neden olur. Bundan ötürü tedavi nedene yöneliktir. Uygun vakalarda, suni böbrek kullanılabilir. Kronik vakalardaysa, ömür boyu diyaliz gerekir. </p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/bobrek-yetmezligi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Böbrek Yetmezliği'>Böbrek Yetmezliği</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/hamilelikte-idrar-torbasi-ve-bobrek-problemleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hamilelikte İdrar Torbası ve Böbrek Problemleri'>Hamilelikte İdrar Torbası ve Böbrek Problemleri</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/mide-kanamasi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Mide Kanaması'>Mide Kanaması</a></li></ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/uremi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Polikistik Böbrek</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/polikistik-bobrek/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/polikistik-bobrek/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 May 2009 16:46:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan2</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek ve İdrar Yolu Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=2066</guid>
		<description><![CDATA[Polikistik böbrek, kalıtsal bir yapı bozukluğudur. Genellikle her iki böb­rekte de kistler vardır. Polikistik böbrek hastalığında işlev gören böbrek dokusu­nun zamanla azalması, bunun yerini farklı boyutlarda kistlerin alması sonu­cunda sıklıkla böbrek yetmezliği ve üremi (kanda üre miktannın artması) ortaya çıkar.
Sıklıkla aynı ailenin bireylerinde görülürse de, cinsiyet aynmı yoktur. Aynca polikistik karaciğer ve beyin anevrizması (beyin [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/hamilelikte-idrar-torbasi-ve-bobrek-problemleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hamilelikte İdrar Torbası ve Böbrek Problemleri'>Hamilelikte İdrar Torbası ve Böbrek Problemleri</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/bobrek-yetmezligi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Böbrek Yetmezliği'>Böbrek Yetmezliği</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-bobrek-hastaliklari/' rel='bookmark' title='Permanent Link: GEBELİKTE BÖBREK HASTALIKLARI'>GEBELİKTE BÖBREK HASTALIKLARI</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Polikistik böbrek, kalıtsal bir yapı bozukluğudur. Genellikle her iki böb­rekte de kistler vardır. Polikistik böbrek hastalığında işlev gören böbrek dokusu­nun zamanla azalması, bunun yerini farklı boyutlarda kistlerin alması sonu­cunda sıklıkla böbrek yetmezliği ve üremi (kanda üre miktannın artması) ortaya çıkar.<br />
Sıklıkla aynı ailenin bireylerinde görülürse de, cinsiyet aynmı yoktur. Aynca polikistik karaciğer ve beyin anevrizması (beyin damarlarında anor­mal genişlemeler) gibi başka bozukluk­larla birlikte görülebilir.<br />
BELİRTİLERİ<br />
Erişkinde görülen polikistik böbrekte yaşamın ilk yıllarında lezyonlar hafiftir. Belirtisiz dönem yıllar sürebilir, hasta­lık belirtileri 60-70 yaşlarında ortaya çı­kabilir.<br />
Bazen klinik tablo daha açıktır. Hasta, kistler nedeniyle büyüyen böbre­ğin çevredeki organlara yaptığı baskıya bağlı kunt bel ağrılarından yakınabilir. Ağrılar şiddetli olabilir ve böbrek taşı sancısına benzeyebilir; ardından idrarla küçük bir taş ya da kum atılabilir. Bazı olgularda böbrek hastalığının ilk belirti­si idrarla çok fazla kan gelmesidir (he-matüri). Bundan başka halsizlik, kan­sızlığa bağlı solukluk, tansiyon yüksek­liği, idrar miktarında artma (poliüri), daha sonra kanda azot ve üre miktarının artmasına ilişkin belirti ve bulgular or­taya çıkar.<br />
Bu aşamada elle muayenede böb­reklerin önemli ölçüde büyüdüğü, yü­zeylerinin şiş olduğu ve kalsiyum tuzla­rının birikmesine bağlı olarak sertleştiği saptanır.<br />
İNCELEMELER<br />
Tansiyon genellikle yüksektir. İdrarda orta düzeyde protein bulunur. Aynı za­manda, mikroskopla belirlenen hematü-ri ya da nöbetler halinde gözle fark edi­len hematüri de görülür. Kanamalar hastalığa eklenen taşlara bağlıdır. Piye-lonefrit (böbreklerde enfeksiyon) varsa, idrarda irin ve bakteri bulunur.<br />
Kanın laboratuvarda incelenmesi ilerleyen kronik böbrek yetmezliği be­lirtileri olduğunu gösterir.<br />
TANI<br />
Günümüzde kontrast madde verilerek yapılan bilgisayarlı tomografi ve ultra-sonografi ile kesin tam konması müm­kündür.<br />
Böbreğin dış bölümünde ve iç bölü­münde farklı boyutlarda çok sayıda kis­te rastlanır. Karaciğerin safra yollarında da kist sıklığının fazla olması (olguların yaklaşık yüzde 50’sinde) polikistik böb­rek tanısını doğrular.<br />
KOMPLİKASYONLAR<br />
Herhangi bir komplikasyon gelişmedik­çe pek çok olguda tanı koymak rastlan­tıya bağlıdır. Belirti görülmeyen olgu­larda başka bir nedenle yapılan incele­meler sırasında hastalık ortaya çıkarıla­bilir.<br />
• Hematüri (idrarla kan gelmesi) -Gözle (makro) ya da mikroskopla (mik-ro) görülen hematüri polikistik böbre­ğin sık rastlanan bir komplikasyonudur; sürekli ya da aralıklı olabilir. Makrohe-matürinin sık görülen bir nedeni kistin yırtılmasıdır. Yırtılan kistten sızan kan karın zarının arkasındaki boşluğa da bi­rikebilir.<br />
Kesin yatak istirahati ve sıvı veril­mesiyle idrar birkaç gün içinde normale döner. Böbreğin cerrahi girişimle çıkar­tılması (nefrektomi) son çare olarak başvurulması gereken bir işlemdir.<br />
Basit kistler<br />
Böbrekte sık rastlanan bozukluk­lardandır. Yapılan otopsiler, 50 yaşını geçenlerin yüzde 50’sinde bir ya da birden fazla kist oldu­ğunu ortaya koymuştur; bunlar böbrek işlevlerinde bozulmaya yol açmaz.<br />
Basit kistler böbreklerin birinde ya da her ikisinde tek ya da çok sayıda olabilir. Boyutları çoğun­lukla 3-4 cm’yi aşmaz; ender ola­rak çok büyüyebilirler.<br />
Basit kistlerin önemli bir bölümü çeşitli nedenlerle uygulanan ka­rın ultrasonografisi sırasında sap­tanır. Basit kistlerin büyük ço­ğunluğunda belirti görülmez, en­der olarak hematüri (idrarla kan gelmesi) vardır. En sık karşılaşı­lan sorun, basit kistlerle tümörle­rin ayırt edilmesidir. Böbrek kis­tinin tümörle birlikte bulunma olasılığı son derece düşüktür (binde 2′den az).<br />
Basit kistlerde böbreğin boşaltım yollan sıkışmıyorsa ve kistte en­feksiyon yoksa tedavi gerekli ğildir.</p>
<p>• Böbrek taşları &#8211; Polikistik böbreği olan hastalarda ürik asit, fosfat ya da kalsiyum oksalat türü böbrek taşlarına rastlanır.<br />
Taşların polikistik böbrekteki olu­şumları değişiktir. 24 saatlik idrardaki kalsiüri ya da ürikozüri (idrarla atılan kalsiyum ve ürik asit miktarı) uygun beslenme ve ilaçlarla düzeltilebilir.<br />
• Ağrı &#8211; Kalçaya ve karnın üst bölümü­ne yayılan ağrı sık görülen bir kompli-kasyondur; bazen polikistik böbrek has­talığının ilk belirtisi de olabilir. Sıklıkla kistin yırtılmasına, böbrek kapsülünün gerilmesine ve yalandaki organların sı­kıştırılmasına bağlı olarak ortaya çıkar. Kanama, enfeksiyon ve taş gibi öteki komplikasyonlara da bağlı olabilir. Şid­detli olduğunda hasta aşırı miktarda ağ­rı kesici (bazen uyuşturucu) almak zo­runda kalır.<br />
• Kanser &#8211; Böbrek kanseri görece en­der görülürse de, çok sayıda kist varken tam koyabilmek zordur. Bilgisayarlı to­mografi ya da magnetik rezonans kötü huylu oluşumları incelemek için en iyi yöntemlerdir.<br />
Bilgisayarlı tomografi ve magnetik rezonans, kuşkulu bir kütleyi ortaya koymuşsa arteriyografi (atardamarın kontrast madde verilerek görüntülenme­si) yapılarak bu kütlede yeni damarlan-ma olup olmadığı anlaşılabilir.<br />
• Böbrek yetmezliği &#8211; Polikistik böb­rek hastalarının yaklaşık yansında böb­rek yetmezliği gelişir.<br />
İlerlemiş böbrek yetmezliğinde uy­gulanan standart tedaviler hemodiyaliz (kan diyalizi), periton diyalizi (kann zarı diyalizi) ve böbrek naklidir.<br />
Yüksek tansiyon kontrol altına alı­nırsa ve böbrek enfeksiyonlan tedavi edilirse, böbrek yetmezliğinin ilerleme­si son evreye doğru yavaşlatılabilir.<br />
• Yüksek tansiyon &#8211; Polikistik böbrek olgularının yaklaşık yüzde 50’sinde kan basmcı yüksektir.<br />
Başlangıç olarak hafif derecede tuz kısıtlaması, fiziksel egzersizlerde kısıt­lama ve fazla kilolaan verilmesi Öneri­lir. Bu önlemler başanlı olmazsa İlaç tedavisine başlanmalıdır.<br />
• Böbrek enfeksiyonları &#8211; Polikistik böbrek hastalannın yüzde 75′inden faz­lasında, hayatları boyunca en az bir de­fa idrar yolu enfeksiyonu gelişir. Bu, etkin biçimde tedavi edilmesi gereken ağır bir komplikasyondur. Enfeksiyon böbrek dokusunu yaygm olarak tutabi­leceği gibi, sadece bir ya da birkaç ke­sitte bölgesel olarak yerleşebilir. Böb­rek dokusunun enfeksiyonlannda ateş, titreme ve yaygın böbrek ağrısı görülür; idrarla irin çıkar ve bakteriler kana ka-nşır. Kistlerin enfeksiyonunda ise ateş, titreme, böbrek bölgesinde ağn olabilir. Bakterilerin kana karışması, idrarda bakteri ve irin görülmesi, piyelonefrite oranla daha enderdir.<br />
Radyolojik olarak, bir kistteki enfek­siyonu değerlendirmek zordur. Bilgisa­yarlı tomografi ile enfeksiyonlu kistin duvarlarının kahnlaştığı görülebilir ya da galyumla yapılan böbrek sintigrafi-sinde kistin çevresindeki dokuda radyo­aktif tutulumun arttığı gösterilebilir.<br />
Yaygın böbrek enfeksiyonundan kuşkulanmıyorsa, piyelonefritte kullanı­lan antibiyotikler (penisilinler, sefalos-porinler. aminoglikozitler) kullanılmalı­dır. Enfeksiyon tek bir kist ile sınırlıysa yağda erimeyen bu antibiyotikler etkili olmaz. Belirtiler uygun tedaviye bağ­lanmadıkça sürer. Bu durumda kist du-vannı aşabilecek antibiyotikler yeğlen-melidir.<br />
Antibiyotik tedavisi belirtilerin tü­müyle kaybolmasından sonra iki hafta daha uygulanmalıdır. Hastada yinele­yen böbrek enfeksiyonlan varsa, tedavi tam doz olarak uzun süre uygulanmalı ve yeterli uygulandığı kanısına varılırsa ilaçların dozu düzenli aralıklarla azaltıl­malıdır.<br />
GİDİŞİ<br />
Hastalığın gidişi sırasında sıklıkla böb­rek yetmezliği oluşur. Bu tablo başka nedenlerle (örneğin kronik glomerülo-nefrit) oluşan böbrek yetmezliğine gö­re daha yavaş gelişir. Bu nedenle poli­kistik böbrek sıklıkla ilk kez ileri yaş­larda ortaya çıkar ve hastalar 80-90 yaşlanna kadar hayatta kain-. Aynca, polikistik lezyonlann sınırlı olarak ya­yıldığı ve sağlam dokunun böbrek yet­mezliğini engelleyici biçimde aşın bü­yüdüğü olgular da vardır. Bu hastalar tümüyle normal bir yaşam sürebilir. Bu olgulann çoğunun, ailelerinde son ev­reye gelmiş polikistik hastalıklan bulu­nan kişilerin yalanlan olduğu ortaya konabilir<br />
TEDAVİ<br />
Tedavide başlıca amaç, hastalığın kro­nik böbrek yetmezliğine doğru gidişini hızlandıran tüm olumsuz etkenleri de­netim altında tutmaktır. Günlük idrar miktan 1-2 litre arasında tutulmalıdır, tdrann daha fazla olması kistlerin bü­yümesine yol açabilir. îdrar miktarının 2 litrenin altında oluşu ise enfeksiyonu kolaylaştırabilir.<br />
Klinik tablonun kötüleşmesine yol açan komplikasyonlar (yüksek tansi­yon, taşlar, enfeksiyon) erken dönemde doğru yöntemlerle tedavi edilmelidir. </p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/hamilelikte-idrar-torbasi-ve-bobrek-problemleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hamilelikte İdrar Torbası ve Böbrek Problemleri'>Hamilelikte İdrar Torbası ve Böbrek Problemleri</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/bobrek-yetmezligi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Böbrek Yetmezliği'>Böbrek Yetmezliği</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-bobrek-hastaliklari/' rel='bookmark' title='Permanent Link: GEBELİKTE BÖBREK HASTALIKLARI'>GEBELİKTE BÖBREK HASTALIKLARI</a></li></ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/polikistik-bobrek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İdrar Yolu Enfeksiyonları</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/idrar-yolu-enfeksiyonlari/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/idrar-yolu-enfeksiyonlari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 May 2009 16:46:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan2</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek ve İdrar Yolu Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=2064</guid>
		<description><![CDATA[İdrar yolu enfeksiyonları bakteri, sidik torbasına girdiğinde oluşur. İdrarınızı yaparken bir yanma hissi yaşarsınız. Tedavi etmezseniz ciddi bir enfeksiyona dönüşebilir.
Bu enfeksiyonlar en çok cinsel ilişki, mantar enfeksiyonları ve cinsel yolla bulaşan hastalıklardan kaynaklanır.
Üriner sistemin normal işlevi, idrar yollarındaki yapısal anormallikler ya da hastalık nedeniyle bozulabilir. Örneğin mikroplar, üriner sistemin normal çalışmasını engelleyen bir enfeksiyona yol [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-idrar-yolu-enfeksiyonlari/' rel='bookmark' title='Permanent Link: GEBELİKTE İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI'>GEBELİKTE İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/hamilelikte-idrar-torbasi-ve-bobrek-problemleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hamilelikte İdrar Torbası ve Böbrek Problemleri'>Hamilelikte İdrar Torbası ve Böbrek Problemleri</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/idrar-kesesi-iltihabi-sistit/' rel='bookmark' title='Permanent Link: İdrar Kesesi İltihabı-Sistit'>İdrar Kesesi İltihabı-Sistit</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İdrar yolu enfeksiyonları bakteri, sidik torbasına girdiğinde oluşur. İdrarınızı yaparken bir yanma hissi yaşarsınız. Tedavi etmezseniz ciddi bir enfeksiyona dönüşebilir.</p>
<p>Bu enfeksiyonlar en çok cinsel ilişki, mantar enfeksiyonları ve cinsel yolla bulaşan hastalıklardan kaynaklanır.</p>
<p>Üriner sistemin normal işlevi, idrar yollarındaki yapısal anormallikler ya da hastalık nedeniyle bozulabilir. Örneğin mikroplar, üriner sistemin normal çalışmasını engelleyen bir enfeksiyona yol açabilir. İdrar yolu enfeksiyonundan kuşkulandığınızda ya da üriner sistemle ilgili bir sorununuz olduğunu düşündüğünüzde, test yapması ve uygun bir tedavi önermesi için doktorunuza başvurmalısınız. Eğer tedavi edilmezse, idrar yolundaki bir enfeksiyon, daha ciddi, hatta yaşamı tehdit eden sorunlara ve idrar yollarında kalıcı hasara neden olabilir.</p>
<p>İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARININ TİPLERİ</p>
<p>En sık rastlanan idrar yolu enfeksiyonları şunlardır:</p>
<p>• Üretrit &#8211; Üretra (idrarın mesaneden çıkarak vücut dışına atılırken geçtiği tüpe benzer oluşum) iltihabı</p>
<p>• Sistit &#8211; Mesane (üretra yoluyla dışarı atılmadan önce idrarın biriktiği bolona benzer organ) iltihabı</p>
<p>• Piyelonefrit -Böbrekleri ve üreterleri (her bir böbrekle mesane arasındaki 2 tüpe benzer oluşum) içeren üst idrar yollarının iltihaplandığı daha ciddi bir durum</p>
<p>Bir enfeksiyon nedeniyle antibiyotik verildiğinde, belirtiler geçtikten sonra ve kendinizi daha iyi hissetmeye başladığınızda bile ilaç almaya devam ederek bütün hapları bitirmeniz gerekir.</p>
<p>SIK GÖRÜLEN BELİRTİLER:</p>
<p>• Az miktarlarda idrar çıksa bile daha<br />
sık idrar yapma gereksinimi</p>
<p>• Aniden idrar yapma gereği hissi.</p>
<p>• İdrar yapma sırasında acı ya da yanma<br />
hissi</p>
<p>• Penis ya da vajinadan yeşil-sarı ya da<br />
beyaz akıntı</p>
<p>• Daha ciddi belirtileri arasında ateş, yorgun hissetme, idrarınızda kan, alt bel ağrısı ve mide ağrısı vardır.</p>
<p>Bu belirtilerden herhangi biri bulunduğunda doktorunuza başvurun; idrar yolu enfeksiyonu ya da cinsel yolla bulaşan bir hastalığınız olabilir. Cinsel yolla bulaşan hastalık tanısı konulursa, cinsel ilişkide bulunduğunuz kişilere bildirerek onların da tedavi edilmesini sağlamanız gerekir.</p>
<p>• Belin tam üzerinde ağrı</p>
<p>• Yan tarafta ya da kasıkta ağrı</p>
<p>• Ateş, üşüme, bulantı ve kusma</p>
<p>• idrarda cerahat ya da kan</p>
<p>Yukarıdaki belirtilerden herhangi biri bulunduğunda, hemen doktorunuza başvurun; piyelonefrit ya da başka bir ciddi sorununuz olabilir.</p>
<p>İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARINI ÖNLEME YOLLARI:</p>
<p>• Bakteriyi sisteminizden atmak için her gün bol bol su için.</p>
<p>• Yüzde 100 kızılcık suyu için veya C vitamini desteği alın.</p>
<p>• Vajinal ve anal bölgenizi temiz tutun.</p>
<p>• İhtiyaç duyduğunuz her zaman idrara çıkın.</p>
<p>• Önden arkaya silin.</p>
<p>• Banyo yapmak yerine duş alın.</p>
<p>•Vajinal temizleme malzemeleri ve bayan hijyen spreyleri kullanmayın.</p>
<p>• Pamuklu iç çamaşırı giyin.</p>
<p>• Cinsel ilişkiden hemen sonra tuvalete gidin. Cinsel ilişkiden önce sizin ve eşinizin ellerinin (özellikle tırnak içleri) temiz olduğundan emin olun.</p>
<p>• Vajinal ve anal bölgenizi cinsel ilişkiden hemen sonra komple temizleyin.</p>
<p>• Güvenli cinsel ilişki (cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanmak) </p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-idrar-yolu-enfeksiyonlari/' rel='bookmark' title='Permanent Link: GEBELİKTE İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI'>GEBELİKTE İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/hamilelikte-idrar-torbasi-ve-bobrek-problemleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hamilelikte İdrar Torbası ve Böbrek Problemleri'>Hamilelikte İdrar Torbası ve Böbrek Problemleri</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/idrar-kesesi-iltihabi-sistit/' rel='bookmark' title='Permanent Link: İdrar Kesesi İltihabı-Sistit'>İdrar Kesesi İltihabı-Sistit</a></li></ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/idrar-yolu-enfeksiyonlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İdrar Kesesi İltihabı-Sistit</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/idrar-kesesi-iltihabi-sistit/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/idrar-kesesi-iltihabi-sistit/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 May 2009 16:45:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan2</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek ve İdrar Yolu Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=2062</guid>
		<description><![CDATA[İdrar kesesi iltihabı
Sistit idrar kesesi (mesane) nin iltihaplanmasıdır. İdrar yolları ve üreme sisteminde en sık görülen hastalıklardan biridir. Zamanında tedavi edilmezse hastalık böbrekleri de etkileyecek biçimde yayılabilir ve mesane ve böbreklerde kalıcı hasarlar oluşturabilir.
Nedenleri:
Normal de bakteriler üreme organları ve anüs bölgesinde yaşamaktadırlar. Bazen bu bakteriler alt idrar yollarını aşarak mesaneye ulaşırlar. Mesaneye ulaşan bakteriler işeme [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/idrar-yolu-enfeksiyonlari/' rel='bookmark' title='Permanent Link: İdrar Yolu Enfeksiyonları'>İdrar Yolu Enfeksiyonları</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/rahim-ve-idrar-kesesi-sarkmasi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Rahim ve İdrar Kesesi Sarkması'>Rahim ve İdrar Kesesi Sarkması</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-idrar-yolu-enfeksiyonlari/' rel='bookmark' title='Permanent Link: GEBELİKTE İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI'>GEBELİKTE İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İdrar kesesi iltihabı<br />
Sistit idrar kesesi (mesane) nin iltihaplanmasıdır. İdrar yolları ve üreme sisteminde en sık görülen hastalıklardan biridir. Zamanında tedavi edilmezse hastalık böbrekleri de etkileyecek biçimde yayılabilir ve mesane ve böbreklerde kalıcı hasarlar oluşturabilir.</p>
<p>Nedenleri:<br />
Normal de bakteriler üreme organları ve anüs bölgesinde yaşamaktadırlar. Bazen bu bakteriler alt idrar yollarını aşarak mesaneye ulaşırlar. Mesaneye ulaşan bakteriler işeme ile dışarı atılırlar. Ancak mesaneye gelen bakteri sayısı atılandan fazla ise mesanede ve daha sonraki aşamada böbreklerde iltihaplanmaya yol açarlar.</p>
<p>Bulaşma cinsel birleşme esnasında veya genital temizliğin az olduğu durumlarda oluşabileceği gibi uzun süre idrar tutulması, idrar yollarını daraltıcı hastalıklar, menapozda düşük östrojen seviyesi nedeniyle de oluşabilir.</p>
<p>Kadınlarda uretra erkeklerinkinden çok daha kısa olduğu için dış ortamdan bakterilerin mesaneye ulaşması daha kolaydır. Bu nedenle kadınlarda sistitlerin görülme oranı çok daha fazladır. Kadınların en az % 20&#8217;si yaşamları boyunca en az bir kez sistite yakalanırlar.</p>
<p>Nadir de olsa sistiti oluşturan bakteriler böbrek ve idrar yolları aracılığı ile yukarıdan aşağıya veya yakın dokulardaki enfeksiyon odaklarından lenf yoluyla da mesaneye ulaşabilirler.</p>
<p>Sistitin en sık rastlanılan sebebi Escherichia coli ( E.coli, koli basili) adlı mikroorganizmadır. Bu bakteri kalın barsaklarda normal olarak bulunabilir ve cinsel ilişki ile mesaneye ulaşabilir.</p>
<p>Belirtileri:</p>
<p>-İdrar yaparken yanma ve sızı.İdrar yaptıktan sonrada sürebilir.<br />
-Sık idrara çıkma.<br />
-Ağrı kasıklara ve makata yayılabilir.<br />
-Ateş.<br />
-Terleme.<br />
-Yorgunluk.<br />
-Kusma ve bulantı.<br />
İdrar bulanık, kötü kokulu olabilir.<br />
-Cinsel ilişki esnasında ağrı hissi olabilir.</p>
<p>Risk Faktörler:</p>
<p>-Çok eşlilik.<br />
-Tümör nedeni ile aşağı idrar yolunda daralma veya tıkanma.<br />
-İdrar sondası kullanımı.<br />
-Hamilelik.<br />
-Şeker hastalığı.<br />
-Temizliğe dikkat edilmemesi.<br />
-Geçirilmiş felç gibi mesane boşalmasını engelleyebilecek durumlar.<br />
-Yaşlılık.</p>
<p>Tanı:</p>
<p>Tanıda idrar tahlili, idrar kültürü ve ilaçla çekilen ürografi adlı film gerekebilir.</p>
<p>Nasıl Korunabilirsiniz?<br />
1.Tuvaletten sonra önden arkaya doğru silinin. Böylece vajinal ve rektal bölgenizdeki bakterilerin idrar yollarına girmesini engellemiş olursunuz.<br />
2.İdrarınızı tutmayın. Mümkün olabildiği kadar sık idrarınızı yapın. Böylece mesanedeki bakterileri dışarı atarsınız.<br />
3.Cinsel ilişkiden sonraki on dakika içerisinde idrarınızı yapmaya çalışın.<br />
4.Cinsel ilişki esnasında yeterli kayganlığın sağlanması uretranın zedelenmesini azaltacaktır.<br />
5.Anal ilişkiye giriliyorsa daha sonra vaginal bölgeye temas edilmemeli veya edilecekse iyice temizlenilmelidir.<br />
6.Gün boyunca bol su içilmesi (mümkünse günde 8 bardak) idrar çıkışını ve dolayısıyla da bakterilerin atılımını arttıracaktır.<br />
7.Kahve, çay, alkol gibi içecekleri mümkün olduğu kadar az tüketin. Mesane üzeride irrite edici etkileri olabilir.<br />
8.Genital bölgenizin uzun süre nemli kalmasına izin vermeyin.Naylonlu, sıkı iç çamaşırları giymeyin. Nem bakterilerin üremesini kolaylaştırıcı bir ortam yaratır.<br />
9.Genital bölgenizi günlük olarak hafif bir sabunlu suyla temizleyin.<br />
10.Hergün mutlaka iç çamaşırınızı değiştirin ve pamuklu iç çamaşırları yeğleyin.</p>
<p>Hastalığın Gidişi:<br />
Uygun tedavi ile sistit belirtileri 24 saat içinde kaybolur.Ancak hastalığın gidişi etken mikrobun cinsine, risk faktörlerin giderilmesine bağlıdır. İyi tedavi edilemeyen olgularda hastalık kronikleşebilir.</p>
<p>Tedavi:</p>
<p>Sistitler antibiyotikler ile tedavi edilir. Tedaviye başlamadan önce idrar kültürü ve antibiyogram için örnek alınmalı, sonuçlar çıkıncaya kadar idrar yolları enfeksiyonlarında etkili antibiyotikler kullanılmalı, antibiyogram sonuçlarına göre gerekirse bu ilaçlar değiştirilmelidir. kronik enfeksiyonlarda tedavi uzayabilir. </p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/idrar-yolu-enfeksiyonlari/' rel='bookmark' title='Permanent Link: İdrar Yolu Enfeksiyonları'>İdrar Yolu Enfeksiyonları</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/rahim-ve-idrar-kesesi-sarkmasi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Rahim ve İdrar Kesesi Sarkması'>Rahim ve İdrar Kesesi Sarkması</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-idrar-yolu-enfeksiyonlari/' rel='bookmark' title='Permanent Link: GEBELİKTE İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI'>GEBELİKTE İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI</a></li></ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/idrar-kesesi-iltihabi-sistit/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Böbreküstü Bezi Yetersizliği-Addison Hastalığı</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/bobrekustu-bezi-yetersizligi-addison-hastaligi/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/bobrekustu-bezi-yetersizligi-addison-hastaligi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 May 2009 16:45:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan2</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek ve İdrar Yolu Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=2060</guid>
		<description><![CDATA[Böbreküstü bezinin primer hastalığına bağlı yetersiz çalışması surumudur.Böbrek üstü bezinin tamamının veya bir kısmının hasarı nedeniyle oluşur. % 80 vakada bağışıklık sisteminde bozukluk ana sebeptir. Tüberküloz ikinci sıradadır. AİDS, son yıllarda artan nedenlerdendir
• Sürrenal krizi- Böbrek üstü bezini yetmezliğinin ani ve şiddetle gelişmesi sonucu oluşan ciddi bir taplodur.
• Genetik: Genetik geçiş ispatlanmıştır.
• Yaş: Her yaşta [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/ruyada-aids-hastaligi-gormek-tabiri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Rüyada Aids Hastalığı Görmek Tabiri'>Rüyada Aids Hastalığı Görmek Tabiri</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/ruyada-kundak-bezi-gormek-tabiri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Rüyada Kundak Bezi Görmek Tabiri'>Rüyada Kundak Bezi Görmek Tabiri</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/hamilelikte-bobrek-hastaligi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hamilelikte Böbrek Hastalığı'>Hamilelikte Böbrek Hastalığı</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Böbreküstü bezinin primer hastalığına bağlı yetersiz çalışması surumudur.Böbrek üstü bezinin tamamının veya bir kısmının hasarı nedeniyle oluşur. % 80 vakada bağışıklık sisteminde bozukluk ana sebeptir. Tüberküloz ikinci sıradadır. AİDS, son yıllarda artan nedenlerdendir<br />
• Sürrenal krizi- Böbrek üstü bezini yetmezliğinin ani ve şiddetle gelişmesi sonucu oluşan ciddi bir taplodur.<br />
• Genetik: Genetik geçiş ispatlanmıştır.<br />
• Yaş: Her yaşta görülebilir<br />
• Cinsiyet: Kadınlarda daha fazladır</p>
<p>BELİRTİ VE BULGULAR<br />
• Kuvvetsizlik<br />
• Yorgunluk<br />
• Kilo kaybı<br />
• Tansiyon düşmesi<br />
• Deride koyulaşma<br />
• Zayıflama<br />
• Kusma<br />
• İshal<br />
• Soğuğa toleransın azalması</p>
<p>NEDENLERİ<br />
•Bağışıklık sisteminde bozumaya bağlı böbrek üstü yetmezliği<br />
•Sebebi bilinmeyen böbrek üstü bezi yetersiz büyümesi<br />
• Mantar hastalığı (histoplazmoz. blastomikozis)<br />
• Sarkoidoz hastalığıının böbrek üstü bezine sirayet etmesi<br />
• Böbrek üstü bezi içine kanama<br />
• Hemokromatozis hastalığı<br />
• Ameliyatla her iki böbrek üstü bezinin alınması.<br />
• Böbrek üstü bezi tümörleri<br />
• Bazı hastalıklara(Tüberküloz Sarkoidoz vs) bağlı böbrek üstü bezinine protein tabiatında madde birikmesi (Amiloidoz)<br />
•AİDS</p>
<p>RİSK FAKTÖRLERİ<br />
• Bağısıklık sisteminde bozukluğa bağlı Böbrek üstü yetmezliğinde aile hikayesi vardır<br />
• Uzun süre steroid kullanımı, ciddi infeksiyon, travma veya cerrahi işlemler sonrası</p>
<p>TANI</p>
<p>LABORATUAR<br />
• Düşük serum sodyumu (130 mEq/ L’den az)<br />
• Yüksek serum potasyumu (5 mEq/l_’den fazla)<br />
• BUN yükselir<br />
• Kortizol düşer, renin yükselir<br />
• ACTH seviyesi yükselir<br />
• Orta derecede nötropeni</p>
<p>ÖZEL TESTLER<br />
• Cosyntropin adlı madde 0,25 mg damardan injekte edilir.Enjeksiyondan önce ve sonra kortizol seviyesi ölçülür. Addison hastalığında düşük veya normal bulunur.</p>
<p>GÖRÜNTÜLEME<br />
• Batın bilgisayarlı tomografisimde böbrek üstü bezlerinde anormal büyüklük veya küçüklük.<br />
• Batın grafisinde böbrek üstü bezinin olduğu bölgede kireçlenme odakları.<br />
• Göğüs grafisi: kalp konturlarının küçülmesi</p>
<p>TEDAVİ<br />
• Ayaktan tedavi hafi veya orta vakalrda yapılır<br />
• Adrenal krizde hastaneye yatırmak şarttır.</p>
<p>GENEL ÖNLEMLER<br />
. Adrenal yetmezliği, glukokortikoid ve mineralokortikoid ile tedavi edilir</p>
<p>AKTİVİTE<br />
Tolore edebildiği kadar</p>
<p>DİYET<br />
Sodyumve Potasyum dengesi sağlayacak diyet önerilir.</p>
<p>TERCİH EDİLEN İLAÇLAR<br />
• Hidrokortizon Fludrokortizon Prednisone gibi kortizon preparatları kullanılır.<br />
• Karaciğer hastalığı olanlarda doz azaltılır.<br />
• Kullanılan doz yavaş yavaş azaltılır</p>
<p>ÖNLEM / KAÇINMA<br />
• Addison hastalığının önlemi bilinmemektedir.</p>
<p>BEKLENEN GELİŞME VE PROGNOZ<br />
• Uygun tedavide sonuçlar iyidir<br />
• Aktuf tüberküloz ve mantar infeksiyonlarında ilaç tedavisi gerekir </p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/ruyada-aids-hastaligi-gormek-tabiri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Rüyada Aids Hastalığı Görmek Tabiri'>Rüyada Aids Hastalığı Görmek Tabiri</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/ruyada-kundak-bezi-gormek-tabiri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Rüyada Kundak Bezi Görmek Tabiri'>Rüyada Kundak Bezi Görmek Tabiri</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/hamilelikte-bobrek-hastaligi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hamilelikte Böbrek Hastalığı'>Hamilelikte Böbrek Hastalığı</a></li></ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/bobrekustu-bezi-yetersizligi-addison-hastaligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Böbrek Yetmezliği</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/bobrek-yetmezligi/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/bobrek-yetmezligi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 May 2009 16:45:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan2</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek ve İdrar Yolu Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=2058</guid>
		<description><![CDATA[BöbrekGenel Bilgiler
Böbrek karnın arka bölgesinde bulunan 100-150 gram ağırlığında bir organdır. Normal kişilerde sağ ve solda olmak üzere iki adet böbrek bulunur. Toplumda yaklaşık 1000 kişinin bir tanesinde tek böbrek vardır. Tek böbrekli olmanın önemli bir sakıncası yoktur.
Böbreklerin işlevi
Böbreğin başlıca işlevleri vücut su, tuz, kalsiyum dengesinin sağlanması, idrar aracılığı ile zararlı maddelerin ve ilaçların vücuttan [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-bobrek-hastaliklari/' rel='bookmark' title='Permanent Link: GEBELİKTE BÖBREK HASTALIKLARI'>GEBELİKTE BÖBREK HASTALIKLARI</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/hamilelikte-idrar-torbasi-ve-bobrek-problemleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hamilelikte İdrar Torbası ve Böbrek Problemleri'>Hamilelikte İdrar Torbası ve Böbrek Problemleri</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/polikistik-bobrek/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Polikistik Böbrek'>Polikistik Böbrek</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>BöbrekGenel Bilgiler<br />
Böbrek karnın arka bölgesinde bulunan 100-150 gram ağırlığında bir organdır. Normal kişilerde sağ ve solda olmak üzere iki adet böbrek bulunur. Toplumda yaklaşık 1000 kişinin bir tanesinde tek böbrek vardır. Tek böbrekli olmanın önemli bir sakıncası yoktur.</p>
<p>Böbreklerin işlevi<br />
Böbreğin başlıca işlevleri vücut su, tuz, kalsiyum dengesinin sağlanması, idrar aracılığı ile zararlı maddelerin ve ilaçların vücuttan atılması ve hormon, şeker metabolizmasına olan katkılarıdır. Böbrek yetmezliğinde böbreğin bu işlevlerinde bozulma olur. Böbrek yetmezliği ani (akut) veya sinsi (kronik) seyirli olmak üzere iki şekilde gelişebilir.</p>
<p>Akut böbrek yetmezliğinin nedenleri<br />
Çok sayıda neden vardır;<br />
1. Ağır kanama, kusma, ishal, yanık sonucu kan basıncında düşme<br />
2. Gebelik: Kanamalar, gebelik zehirlenmesi, sağlıksız koşullarda yapılandüşükler<br />
3. Kalp yetmezliği<br />
4. Böbrek hastalıkları: Nefrit, böbrek damarının tıkanması<br />
5. İdrar yollarında tıkanıklık: Kanser, prostat büyümesi, taşa bağlı tıkanma<br />
6. Ameliyatlardan, özellikle büyük ameliyatlardan sonra<br />
7. İlaçlar: İlaçlara bağlı akut böbrek yetmezliği sık karşılaşılan bir sorundur, bu nedenle ilaçlar kesinlikle doktor denetiminde kullanılmalıdır.<br />
8. Depreme bağlı kas zedelenmeleri</p>
<p>Kronik böbrek yetmezliğinin nedenleri<br />
Türk Nefroloji Derneğinin verilerine göre;<br />
1. Nefrit: Böbrek iltihabıdır.<br />
2. Şeker hastalığı<br />
3. Hipertansiyon<br />
4. Taş, tıkanma, tümör gibi idrar yolu hastalıkları<br />
5. Böbrek kistleri<br />
6. Diğer nedenler</p>
<p>Belirti ve bulgular<br />
Gece idrara kalkma, halsizlik, nefes darlığı, çarpıntı, idrar miktarında azalma, hipertansiyon, el, ayaklar ve göz etrafında şişmedir. Böbrek yetmezliğinin erken dönemlerinde belirtiler çok silik olabilir, tek belirti sık gece idrara kalkma olabilir. Gece idrara kalkma akşam çok sıvı (çay, su, karpuz&#8230;) alanlarda veya prostat hastalığı olanlarda da görülebilir. Gece idrara kalkan bir hastada başka bir neden yoksa bunun nedeni böbrek yetmezliği olabilir. Bu nedenle sık sık gece idrara kalkanların mutlaka böbrek yetmezliği yönünden araştırılmaları gereklidir. Bu amaçla kan ve idrar incelemeleri yapılmalıdır.</p>
<p>Tanı<br />
Böbrek yetmezliğinin tanısı kanda üre veya kreatinin isimli maddelerin ölçülmesi ile mümkündür. İdrar incelemesi, radyolojik yöntemler, kanın biyokimyasal incelemesi ve diğer laboratuvar incelemeleri böbrek yetmezliğinin nedenini anlamaya yöneliktir.</p>
<p>Tedavi<br />
Akut ve kronik böbrek yetmezliklerinde tedavi farklıdır. Böbrek yetmezliği tedavisi hastanın özelliğine ve böbrek yetmezliğine yol açan hastalığa göre değişir. Tedavi kesinlikle bir doktor denetiminde olmalıdır. Tedavide en önemli nokta eğer var ise kan basıncı düşüklüğü veya yüksekliğinin kontrol altına alınmasıdır. Beslenme, sıvı ve tuz dengesinin sağlanması ve ilaçlar diğer tedavi yöntemleridir.<br />
Akut böbrek yetmezliği olan hastaların böbrekleri iyi ve yeterli tedavi ile genellikle düzelir. Böbrek yetmezliği ilerler ve kalıcı hale gelirse başka tedavi yöntemleri gerekir:<br />
1. Diyaliz<br />
2. Böbrek nakli </p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-bobrek-hastaliklari/' rel='bookmark' title='Permanent Link: GEBELİKTE BÖBREK HASTALIKLARI'>GEBELİKTE BÖBREK HASTALIKLARI</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/hamilelikte-idrar-torbasi-ve-bobrek-problemleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hamilelikte İdrar Torbası ve Böbrek Problemleri'>Hamilelikte İdrar Torbası ve Böbrek Problemleri</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/polikistik-bobrek/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Polikistik Böbrek'>Polikistik Böbrek</a></li></ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/bobrek-yetmezligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Böbrek Tümörleri</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/bobrek-tumorleri/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/bobrek-tumorleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 May 2009 16:44:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan2</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek ve İdrar Yolu Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=2056</guid>
		<description><![CDATA[Vücutta gelişen tümörlerin yüzde 3-5′i böbrek tümörleridir. Böbrekte geli­şen bazı tümör tiplerinin başka organ­larda görülmemesi ve kendilerine Özgü belirtiler vermesi dikkat çekicidir.
Böbrekte bu organın kendi doku­sundan kaynaklanan tümörün dışında, başka organlarda gelişen tümörlerden sıçrayarak metastaz yapan, yani ikincil kanser odağı oluşturan tümörler görü­lür. Başta meme, akciğer ve mide ol­mak üzere bütün kötü huylu tümörle­rin yaklaşık [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/bobrek-yetmezligi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Böbrek Yetmezliği'>Böbrek Yetmezliği</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/vajina-tumorleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: VAJİNA TÜMÖRLERİ'>VAJİNA TÜMÖRLERİ</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/hamilelikte-idrar-torbasi-ve-bobrek-problemleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hamilelikte İdrar Torbası ve Böbrek Problemleri'>Hamilelikte İdrar Torbası ve Böbrek Problemleri</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vücutta gelişen tümörlerin yüzde 3-5′i böbrek tümörleridir. Böbrekte geli­şen bazı tümör tiplerinin başka organ­larda görülmemesi ve kendilerine Özgü belirtiler vermesi dikkat çekicidir.<br />
Böbrekte bu organın kendi doku­sundan kaynaklanan tümörün dışında, başka organlarda gelişen tümörlerden sıçrayarak metastaz yapan, yani ikincil kanser odağı oluşturan tümörler görü­lür. Başta meme, akciğer ve mide ol­mak üzere bütün kötü huylu tümörle­rin yaklaşık yüzde 8′i böbreklere sıç­rar.</p>
<p>Böbrek tümörlerinin yüzde 90′dan fazlası karsinomdur. Yaygın olarak böbrek kanseri olarak bilinen böbrek karsinomlan, böbrek dokusundan geli­şen tümörlerdir. Bağ ya da destek do­kularının kötü huylu tümörleri olan sarkomlar ise çok daha az görülür. Bunlar liposarkom (yağdoku kanseri), ‘eiomiyosarkom (düz kas kanseri), rab-domiyosarkom (çizgili kas kanseri), anjiyosarkom (damar kanseri), fibro-sarkomdur (lifsi bağdokunun kanseri). Nefroblastom olarak da bilinen Wilms tümörü hemen hemen yalnız çocuklar­da ortaya çıkar. Kentlerde kırsal ke­simden daha sık rastlanan böbrek tü­mörleri, erkeklerde kadınlardan Üç kez daha çok görülür. Görülme sıklığı yaş ile artarak 60 yaş dolayında en yüksek noktaya ulaşır,</p>
<p>NEDENLERİ<br />
İnsanlarda nedeni bilinmemekle birlik­te içerdiği dimetilnitrozamin nedeniyle sigara, fenasetin, kurşun ve kadmiyum gibi etkenlerin tümöre yol açtığı yolun­da güçlü kanıtlar vardır. Hayvanlarda böbrek karsinomları virüs, aromatik hidrokarbonlar ve östrojenler kullanıla­rak oluşturulabilmektedir. Bir çeşit ke­mirici olan keseğenlere dietilstilbestrol denen bireşimsel östrojen verildiğinde tümör oluşması, bu tümörlerin hormon­larla ilgili olabileceğini düşündürmek­tedir. Şimdiye değin yalnızca hayvan­lar üstünde yapılan deneylerde gösteri­len bu bağlantı, henüz insandaki tümör oluşumunu açıklayacak kesinlikte de­ğildir.<br />
Böbrek tümörlerinde görülen ilginç bir özellik tümör sıçramalarının çok en­der de olsa, tümörlü böbrek çıkarıldıktan sonra kendiliğinden gerileyebilmesidir.</p>
<p>BELİRTİLERİ<br />
Böbrek tümörleri genellikle erken belirti vermez. Tümörün başka bir amaçla ya­pılan cerrahi girişim sırasında rastlantı­sal olarak saptandığı durumlar hiç de az değildir. İdrarda kan (hematüri), ağrı ve ele gelen kütleden oluşan tanıya götürü­cü klasik belirti üçlüsü genellikle tümö­rün geç metastaz evresinde görülür.<br />
Tümörün başlıca yerel ve genel etki­lere bağlı belirtileri aşağıda sıralanmış­tır:<br />
• Yerel: İdrarda kan (yüzde 57), ağrı (yüzde 45), ele gelen kütle (yüzde 32). Olguların yüzde 11′inde bu belirtilerin üçü bir arada bulunur.<br />
• Genel: Kilo kaybı (yüzde 48), ateş (yüzde 15), kansızlık (yüzde 43), yük­sek tansiyon (yüzde 15), akyuvar sayısı­nın artması (yüzde 4), kanda kalsiyum düzeyinin artması (yüzde 4), kanda re­nin düzeyinin artması (yüzde 40). Olgu­ların yaklaşık yüzde 7’sinde bu belirtile­rin hiçbiri görülmez.</p>
<p>İNCELEMELER<br />
İğneyle örnek parçanın alınması sıra­sında tümör çevre dokulara ve uzak or­ganlara sıçrayabildiğinden yalnızca böbrekle sınırlı kalan tümörlere genel­likle iğne biyopsisi uygulanmaz. Bu yöntem daha çok tümörün çevre doku ve uzak organlara sıçradığı olgularda kullanılır. İyi huylu böbrek kistlerin­den aspirasyon (emme) iğnesiyle alı­nan örnekler yüzde 100 kesin tanı koy­ma olanağı sağlar. Karın röntgeni baş­lıca radyolojik incelemelerden biridir. Bu yöntemle böbreklerin yerini, boyut­larını, sınırlarını, varsa kalsiyum çökel­me yerlerini ve taşlarını belirlemek olanaklıdır. Kütlesel lezyonlan ortaya çıkarmada ilk kullanılacak yöntem ürografidir. Kütlenin tümör mü yoksa kist mi olduğu ultrasonografiyle anla­şılabilir. Ultrasonografi sonucu kist olarak belirlenen kütleden iğneyle çe­kilen sıvıda hücre incelemesi yapılarak kiste ilişkin bilgi elde edilir. Kütlenin tümör yapısında olduğu durumlarda ise bazen böbreğe anjiyografi uygulan­ması gerekir.<br />
Anjiyografi kan damarlarının kont­rast madde yüklemesi yapılarak görün­tülenmesi yöntemidir. Bu yöntemle küçük boyutlardaki böbrek karsinom-ları bile saptanabilir. Anjiyografi aynı zamanda tedavi programının belirlenmesi için gerekli bilgileri sağlar. Tü­mörün yeri ve sınırlarına ek olarak, kütlenin damar yapısı, tek ya da iki yanda bulunması ve toplardamarlara sıçrayıp sıçramadığı ortaya çıkar. Bil­gisayarlı tomografi (kesit görüntüle­me) tümör tanısında ayrıntılı, kesin ve geride belirsizlikler bırakmayan bir yöntem olarak büyük üstünlükler taşır. Bu yöntem aracılığıyla böbrek çevre­sindeki yapılara yayılma, yakın ya da uzak organlara sıçramalar belirlenebi­lir. Sintigrafi tümörün kemik ve kara­ciğere sıçradığı ileri evrelerde kullanı­lan bir tanı yöntemidir. Belirti verme­yen bir böbrek kütlesinin alet yardı­mıyla tanısında göz önünde tutulması gereken bazı noktalar aşağıda belirtil­miştir:<br />
• Olguların yüzde 70′inde kütle iyi huy­lu böbrek kistleri, yalnız yüzde 5′inde kötü huylu tümörlerdir.<br />
• Yapılacak kan tahlilleri arasında sedi­mantasyon ve kreatinin temizlenme hızı, hematokrit, üre, kalsiyum ve alkali fosfa-taz düzeylerinin belirlenmesi sayılabilir.</p>
<p>AYIRICI TANI<br />
Başka birçok hastalık durumunun bir­likte bulunması böbrek karsinomunda tanıyı zorlaştırır. Böbreğin dış ya da merkez bölgelerinde görülen tek kistler çoğu zaman karsinomla karıştırılır.<br />
Ayırıcr tanıda anjiyografi, ürografı, ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografi büyük önem taşır. Kist duvarında kalsi­yum birikintilerinin bulunması tipik bir özelliktir ve kisti tümörden ayırmaya yardımcı olur. Körbağırsak tümörleri sağ böbrek tümörlerini taklit edebilir. Ama daha hareketli olmaları ve kontrast madde verilerek çekilen röntgende tipik bulgular vermesiyle böbrek tümörlerin­den kolayca ayırt edilir.<br />
Ekinokok larvalarının oluşturduğu içi sıvı dolu kesecikler (kist hidatik) la-boratuvar incelemeleriyle böbrek tümö­ründen ayrılır. Dalak büyümesi, dalakta birincil tümörler ve kötü huylu lenfom gibi dalak hastalıkları da böbrek tümö-rilyle kanşabileceğinden ayırıcı tanıda aöz önünde tutulmalıdır.</p>
<p>GİDİŞİ VE KOMPLİKASYONLAR<br />
Tümör birçok yoldan çevreye yayılabi­lir. Böbrek kapsülünü aşarak doğrudan böbrek çevresi dokulara, böbreküstü bezlerine, pankreasa ve olguların yüzde 30′unda bağırsağa sıçrayabilir.<br />
Lenf yoluyla yayılma önce böbrek Çukurunda, bel ve aort çevresindeki lenf düğümlerinde görülür. Buradan gö­ğüs lenf kanalına ulaşan tümör hücrele­ri daha sonra boyun lenf düğümlerine sıçrar.<br />
Lenf-kan yoluyla yayılma, göğüs lenf kanalına ulaşan tümör hücrelerinin buradan üst anatoplardamara ulaşma­sıyla gerçekleşir. Kan yoluyla yayılma daha da önemlidir. Böbrek toplardama­rını kaplayan tümör, alt anatoplarda­mara geçer. Ayrıca kan akış yönüne karşı ilerleyerek alt anatoplardamar ve böbrek toplardamarından omurga çev­resindeki toplardamarlara sıçrayabilir. Burada kapı toplardamanyla (vena porta) oluşan bağlantılardan geçen tü­mör hücreleri metabolizma ürünlerini mide, bağırsak ve dalak gibi organlar­dan karaciğere taşıyan bu büyük top­lardamar sistemine girer. Gene alt ana­toplardamar yoluyla kalbin sağ kulak­çığına, buradan da akciğerlere geçerek atardamar dolaşımına yayılır. Böbrek tümörlerinin birçok yayılma yolunun bulunması doğal olarak bu tümörlerin uzak organlara sıçrama olasılığını da yükseltmektedir. Yayılma ve sıçramadan etkilenen organlar sırasıyla lenf düğümleri ve akciğerler (yüzde 55), karaciğer (yüzde 33), kemikler (yüzde 32), böbreküstü bezleri (yüzde 19), Öbür böbrek (yüzde 11), beyin (yüzde 6), dalak (yüzde 5), kalınbağırsak (yüz­de 4) ve deridir (yüzde 3). Tümörün en sık yol açtığı komplikasyonlar böbre­ğin çıkarılmasıyla gerileyen yüksek tansiyon, karaciğer toplardamanyla alt anatoplardamarın tıkanması ve sperma-tik kordon damarlarının ani genişleme­sidir (akut varikosel). Varikosel sol spermatik toplardamarın tümörle kap­lanmasına bağlı olarak gelişir. Bu tip varikosel hızla ilerlemesi ve hastanın oturma konumunu değiştirmesiyle kü-çülmemesi gibi özellikleriyle iyi huylu varikoselden ayrılır.</p>
<p>Hastaların üçte birinden fazlasında, uzak metastazlar (sıçrama) yapmış böb­rek tümörü, bulunduğu yere göre deği­şen belirtiler verir. Bu belirtiler erken tam için önemli olmakla birlikte böbrek tümörlerinin yalnız yüzde 5′inde ilk kli­nik belirtiler metastazlardan kaynakla­nır. Tanı konulan hastaların yaklaşık üçte birinde tümör çoktan yayılma yap­mıştır. Tümör sıçramalarının en sık rastlanan klinik bulguları, tümörün ya­yılma yollan göz önünde tutularak ko­layca önceden kestirilebilir. Ama özel­likle akciğer, kemik ve beyne sıçrama durumu araştırılırken, organlann birin­cil tümörleriyle karşı laşma olasılığı gözden uzak</p>
<p>BEKLENEN GİDİŞİ ——(PROGNOZ)<br />
Tümöre bağlı olarak böbreğin alındığı olgularda 10 yıllık yaşam beklentisi oranı yüzde 18-23 arasında değişmekte­dir. Bu kötü sonucun nedeni büyük öl­çüde hastalığın sinsi ilerlemesinden kaynaklanır. Tümörün ilk belirtileri ge­nellikle dikkat çekmez ve belli bir süre sonra, belki yıllar sonra tanı konduğun­da, göz ardı edilen ilk şikâyetlerin tü­möre bağlı olduğu anlaşılır. İlk belirti­lerin ortaya çıkması ile tanı arasında or­talama iki yıl geçmektedir. Bu durumda tümör oldukça irileşerek ortalama 5-7 cm çapa ulaşmış, genellikle lenf dü­ğümlerine sıçramış ve toplardamara ya­yılmıştır. Tanıdaki bu gecikme göz önüne alınırsa yukarda verilen oranlann<br />
İncelemeler</p>
<p>Radyolojik inceleme yöntemlerinden ürografi böbreğin biçim bozukluğunu açığa çıkararak kesin tanı koymaya yar­dımcı olur. Bazen böbreğin işlevsel ola­rak devre dışı kaldığı durumlarda, ultra-sonografi daha kesin bilgi sağlar. Ayrı­ca atardamar filmiyle tümörün sınırları ve damarlanmasma ilişkin cerrahi nite­likte bilgi elde edilir. Bu yöntemle aynı zamanda karaciğere olası sıçramalar da ortaya çıkarılır. Anjiyografi, yani da­marların kontrast madde verilerek gö-rüntülenmesiyle elde edilen bilgiler, bil­gisayarlı tomografi (kesit görüntüleme) yöntemiyle de sağlanabilir.<br />
Hastaya zarar vermeyen bir incele­me yöntemi olan ultrasonografi böbre­ğin işlevsel olarak devre dışı kaldığı ol­gularda kesin tanıya götürür. Ayrıca ka­raciğere sıçramalara ilişkin değerli bil­giler sağlar. Nefroblastomlu bir bebeğe klinik yaklaşımda, tümörün her iki böb­rekte de bulunma olasılığı her zaman göz önünde tutulmalıdır. Bu nedenle yapılacak incelemelerde ya da tümörlü böbreğin çıkarılması sırasında, görece sağlam görünen böbreği de dikkatle kontrol etmek gerekir.</p>
<p>Laboratuvar incelemelerine gelince, hematokritin genellikle normal olduğu görülür. İdrarda bol kan bulunması kan­sızlığa yol açabilir. Alyuvar yapımını hızlandıran bir hormon olan eritropoie-tinin arttığı durumlarda kanda alyuvar sayısı yükselir (polisitemi). Böbrek iş­levlerine ilişkin göstergeler genellikle normaldir. İdrar tahlilinde kan ve daha az sıklıkta protein görülür. Karaciğerin tümör sıçramasına bağlı olarak aşırı öl­çüde çalışamaz duruma geldiği olgular dışında, karaciğer işlev testleri de ge­nellikle normal sonuçlar verir. Bazı ol­gularda görülen laktik dehidrogenaz dü­zeyindeki artış tümör dokusunun öldü­ğüne işaret eder. Alyuvar sedimentas-yon hızı yüksek bulunabilir.</p>
<p>Tümörün Gidişi ve Komplikasyonlar<br />
Böbrekte oluşan nefroblastom saptandı­ğı sırada, tümör genellikle yalnızca bu organla sınırlıdır. Tümörün çevre doku­lara sıçradığı durumlarda yayılma, lenf yoluyla böbrek çukuru lenf düğümleri­ne ve aortun bel bölgesi çevresinde bu­lunan lenf zincirine ulaşmıştır. Ender olarak göğse ve özellikle sol köprücük kemiği üstü lenf bezlerine sıçrama gö­rülebilir. Nefroblastom başka organlara genellikle kan yoluyla yayılır. Tümör geliştikçe gerçekleşen bu sıçramalardan en çok akciğerler etkilenir; karaciğere sıçramalar da az değildir. Hastalarda böbrek çıkarıldıktan sonra da tümörün yinelediği olgular bildirilmiştir. Bu ne­denle nefroblastom olgularında ameli­yat sonrası düzenli tıbbi denetim büyük önem taşır.<br />
Akciğer sıçramalafımn erken tanısı için düzenli akciğer röntgeni çekilerek hasta denetim altında tutulur. Daha sey­rek olarak kemik ve beyne sıçramalar görülebilir. Bu durumlarda hastada gö­rülen açık belirtiler genellikle tanı koy­maya yeter. Tedaviden sonra tümörün yeniden ortaya çıkma olasılığı göz ardı edilmemesi gereken bir durumdur.<br />
Tedavi<br />
• Genel ilkeler- Böbreğin alınmasına yönelik cerrahi girişim tedavinin teme­lini oluşturur. Ameliyat sonrası uygula­nan ışın tedavisi ve kemoterapi son za­manlarda tümörün tedavisinde olumlu sonuçlar vermiştir.<br />
İkincil tümörün genellikle akciğer gibi tek bir odakta görüldüğü durumlar­da bu odağın cerrahi girişimle çıkarıl­ması yoluna gidilir. Bu yöntem özellik­le ikincil tümör uzun bir süre sonra ge­lişmişse uygulanır. Söz konusu olgular­da genellikle iyileşme sağlanır. Sıçra­manın birden çok odak oluşturması has­talığın gidişini kötüleştirmekle birlikte kemoterapi ve ışın tedavisinin birlikte kullanılmasıyla hastanın daha uzun süre yaşatılması, ender olarak da iyileştiril­mesi olanaklıdır.<br />
• Yan etkiler- Böbreğin alınmasından sonra komplikasyon çok seyrek görü­lür. Bunlar karın cerrahisinin yol açtığı komplikasyonlara benzer. Ameliyat sonrası dönemde idrar yollarının iltiha­bına sık rastlanır. Bu nedenle ameliyat­tan sonraki birkaç ay boyunca düzenli biçimde idrar kültürü yapılarak, enfek­siyon olup olmadığı denetlenir.<br />
Işın tedavisi, birkaç ay sonra bile mekanik bağırsak tıkanıklığı sendrom-lanna yol açabilir. Bu olgularda yeni bir cerrahi girişim gündeme gelir.<br />
Tümörlü böbreğin çıkarılmasından sonra geride kalan böbrek olağan böb­rek işlevlerini kolayca üstlenebilir. Kar­nın sağ yarısına ışın tedavisi uygulandı­ğı durumlarda karaciğer büyük ölçüde etkilenir ve ışınlara bağlı karaciğer ilti­haplanması gelişebilir. Bunun sonucun­da karaciğer ve dalağın büyümesi, kara­ciğer işlevlerinin bozulması, trombosit sayısının azalması gibi belirtiler ortaya çıkar. Işınların etkisinde kalan karaci­ğer bölgeleri, karaciğer sintigrafisinde “soğuk alanlar” olarak görünür ve bu görüntü tümör sıçramasıyla karıştmla-bilir. Küçük bebeklerde karnın bütün bölgelerine ışın verildiği durumlarda ağır ishal görülebilir. Bu durumda teda­vinin kesilmesi gerekir. Ayrıca süt ve tahıllarla alınan glüten, beslenmeden çı­karılmalıdır. Işın tedavisinin geç ortaya çıkan başka bir komplikasyonu olan skolyoz (omurganın yanlara doğru çar­pıklığı), omurların da ışına tutulmasıyla önlenebilir. Işın tedavisi kanun yan kı­sımlarında küçülme ve göğüs kafesinde biçim bozukluklarına da yol açabilir. Sağlam böbreğin ışın aldığı olgularda seneler sonra da olsa ışına bağlı böbrek iltihabı (nefrit) gelişebilir.</p>
<p>Böbrek tümörleri vücutta oluşan bütün tümörlerin % 2’sini oluşturmaktadır. Ancak böbrek tümörlerinin % 9O’ı habis özelliktedir. Habis böbrek tümörlerinin % 85′i adenokarsinomdur. Böbrekte gelişen adenokarsinom, böbrek tüplerinin epitelinden kaynaklanmaktadır. Böbrek adenokarsinomunun diğer adları “Hipernefrom” ve “Gravritz tümörü” dür.</p>
<p>Böbrek adenokrasinomu genellikle 40 yaşından sonra ortaya çıkmaktadır. Erkeklerde, kadınlara oranla iki kat daha sık görülmektedir. Habis böbrek tümörleri, çoğunlukla kan yoluyla erkenden metastaz yapmaktadırlar (başka organlara sıçramaktadırlar). Metastaz en sık akciğerlere olmaktadır. Karaciğer, kemikler, beyin, diğer böbrek ve diğer organlara da metastazlar olabilmektedir. Kemiklere metastaz yapmış tümor, bulunduğu bölgede kemik erimesine yol açmaktadır.</p>
<p>Böbrekteki habis tümörlerin belirtileri hematüri, belde küt ağrı, böbrek bölgesinde şişlik ya da kitle hissi, anemi, halsizlik ve zayıflama biçimindedir. Hastalığın tedavisi cerrahidir. Habis böbrek tümörlerinin yaklaşık % 10′unu ise böbrek adenosarkomudur. Bu tümörün diğer adı ise “Wüms” tümörüdür. Wilms tümörü çocuklarda ilk 1-10 yaş arasında görülür. En sık ise 1-3 “yaşları arasında ortaya çıkmaktadır. Tümörün en özgün belirtisi ilgili bölgede şişliğe yol açmasıdır. Genellikle anneler çocuklarını yıkarken elleriyle tümörü hissederler ve bu nedenle çocuklarını doktora götürürler. Bazen de böbrek bölgesindeki şişlik dikkati çeker. Tedavi cerrahi olarak böbreğin çıkartılması ve ameliyat sonrası ışın tedavisidir. </p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/bobrek-yetmezligi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Böbrek Yetmezliği'>Böbrek Yetmezliği</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/vajina-tumorleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: VAJİNA TÜMÖRLERİ'>VAJİNA TÜMÖRLERİ</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/hamilelikte-idrar-torbasi-ve-bobrek-problemleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hamilelikte İdrar Torbası ve Böbrek Problemleri'>Hamilelikte İdrar Torbası ve Böbrek Problemleri</a></li></ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/bobrek-tumorleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
