<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kadınlar, gebelik, hamilelik, kadın sağlığı, cinsellik &#187; Hastalıklar</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlarportali.com/kategori/saglik/hastaliklar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlarportali.com</link>
	<description>Kadınlar Portalı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Jul 2010 21:25:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Stresle Nasıl Baş edilir</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/stresle-nasil-bas-edilir/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/stresle-nasil-bas-edilir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 21:19:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=16454</guid>
		<description><![CDATA[Aşırı strese girmeden olaylarla başa çıkabilmek, sorunları sakin biçimde çözmek ve duygularınızla ilişkilerinizi yerli yerine oturtmak gibi özelliklerin tümü yaşama sağlıklı biçimde yaklaşmanın parçalarıdır. Bazı becerilerinizi geliştirmek soğukkanlı olmanıza yardımcı olacaktır. Stresi yenmek Önemli herhangi bir olay, bir bebeğin doğumu gibi sevindirici olanlar bile,  strese neden olabilir.  Stres, fiziksel ya da zihinsel güçlüklere verilen normal [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/fiziksel-yakinlasma-nasil-olmali/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Fiziksel Yakınlaşma Nasıl Olmalı'>Fiziksel Yakınlaşma Nasıl Olmalı</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/sevildiginizi-nasil-anlarsiniz/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Sevildiğinizi Nasıl Anlarsınız?'>Sevildiğinizi Nasıl Anlarsınız?</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-stres/' rel='bookmark' title='Permanent Link: GEBELİKTE STRES'>GEBELİKTE STRES</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Aşırı strese girmeden olaylarla başa çıkabilmek, sorunları sakin biçimde çözmek ve duygularınızla ilişkilerinizi yerli yerine oturtmak gibi özelliklerin tümü yaşama <a title="sağlık" href="http://www.kadinlarportali.com/kategori/saglik/">sağlık</a>lı biçimde yaklaşmanın parçalarıdır. Bazı becerilerinizi geliştirmek soğukkanlı olmanıza yardımcı olacaktır.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Stresi yenmek</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Önemli herhangi bir olay, bir bebeğin doğumu gibi sevindirici olanlar bile,  strese neden olabilir.  Stres, fiziksel ya da zihinsel güçlüklere verilen normal bir yanıt ve gerekli bir tepkidir. Yalnızca güçlüklerin aşırı boyutlara ulaşması durumunda, stres beden ve ruh sağlığı için zararlı olabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bireyler, daha çok yapılarına bağlı olarak, farklı düzeyde stresi kaldırabildiğinden, stresin ne zaman tehlike sınırına geldiğini ölçmenin kesin bir yolu yoktur. Bilinen şu ki, uzun süreli aşırı stres sağlığınızı bozabilir.<br />
Stresin çarpıntı, sindirim bozuklukları, başağrısı, uykusuzluk, artan idrara çıkma gereksinimi ve alınganlık gibi birçok belirtisi vardır. Cinsel isteğiniz azalabilir ya da adet dönemleriniz düzensizleşebilir. Daha ciddi sağlık sorunları bile yaşayabilirsiniz. Stresin fiziksel belirtilerinden biri kan başmandaki (tansiyon) artıştır. Zorlandığınız ya da kendi­nizi tedirgin hissettiğinizde, kan basıncınız yükselebilir; ve bu düzenli olarak gerçek­leşirse, beden baskıyı daha yüksek bir düze­ye ayarlayabilir. Aşırı stres altındaki bir kişi, ayrıca başka sorunlara neden olabilecek si­gara, aşırı alkol ya da uyuşturuculara yönele­bilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-16520" title="stres" src="http://www.kadinlarportali.com/wp-content/uploads/2010/06/stres.jpg" alt="" width="271" height="320" />Stres belirtilerinin, depresyon ve endişe gibi psikiyatrik/ruhsal sorunlardan ayrılması önem­lidir. Uzman yardımı gerekip gerekmediğini doktorunuzla konuşun. Gerekmiyorsa, yaşa­mınızı bu kadar stresli kılan şeyin ne olduğu­na ve bu durumu değiştirmek için hangi adım­ları atabileceğinize karar vermeniz gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>SORUNLARI BELİRLEMEK</strong><br />
Bir güne üstesinden gelebileceğinizden faz­lasını mı sıkıştırmaya çalışıyorsunuz? İş yükünüzle ilgili önceliklerinizi belirlemeniz gerekebilir. Bu, çocukların ya da yaşlı anne-babaların ve evin gereksinimleriyle, dışarıda tam zamanlı bir işin gereksinimlerini ko­tarmaya çalışan bir kadın için, söylendiği kadar kolay olmayabilir. Sorun mükem­melliği hedeflemekten kaynaklanıyorsa, bir denge tutturmaya çalışmalısınız. Evinizin pırıl pırıl olması sizi gurur-landırabilir ancak, ev işi yaparak harcadığınız zamanı sevdiğiniz bir kişiyle geçirmeniz daha keyifli olmaz mıydı? Yardım sağla­manız gerekebilir. Siz sorun­larınızla başa çıkamadığınızı söylemedikçe, insanlar ne ka­dar çaresiz olduğunuzu anlayamayabilirler. Kadinlarportali.com</p>
<p style="text-align: justify;">Her aile bireyinin işleri eşit paylaşmasını sağlamak iyi bir ilk adımdır. Küçük çocuklar bile kendi yataklarını toplayabilir, giysileriyle oyuncaklarını kaldırabilir ve kediyi besleye­bilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yaşlı anne-babaya bakmak sizi çok zorlu­yorsa, konuyu ailenizle konuşmanızın zama­nı gelmiştir. Genellikle bu sorumluluk kar­deşlerden yalnızca birinin omuzlarına biner ve diğer kardeşlerin yaşadığınız zorlukları bilmesi gerekir. Ayrıca, gönüllü gruplardan da yardım isteyebilirsiniz. Bu olanaklı değilse, ücretli yardımcı (temizlikçi ya da anne-baba için bakıcı) tutmayı düşünebilirsiniz. Yapaca­ğınız ek harcamanın kendi sağlığınızı tehli­keye atmaktan daha iyi olup olmadığına karar vermeniz gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;">En büyük endişe kaynağınız işinizse, başarısızlık olarak gördüklerinizle ilgili kara kara düşünmeyi bırakıp yardım isteyin. Ba­zen yıllardır yaptığınız iş bile (çalışanların değişmesi ya da yeniden yapılanma veya işten çıkarılma tehdidi nedeniyle) stresli olmaya başlayabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">İlk müdürünüze ya da insan kaynakları yöneticinize danışın ve endişelerinizi dile ge­tirin. Şirketin sizi, işgücünün değerli bir çalışanı olarak gördüğünü ve korkularınızın yersiz olduğunu duyunca şaşırabilirsiniz. Kendi başaranınızı değerlendirmek güç olabilir. Bil­ginizde (belki yeni teknolojiyle ilgili olarak) bir eksiklik varsa, eğitim isteminde bulunun.</p>
<p style="text-align: justify;">Aşırı stres her zaman sorumluluklarla ilgili değildir. İşsizler ya da yaşlılarda olduğu gibi, yapacak fazla bir şeyinizin olmaması da strese neden olabilir. Burada sıkıntı ve yalnızlık önemli rol oynamaktadır. Kendinizi bu durumda bulursanız, ücretli işin bir seçenek ol­mayabileceğini kabullenmek ve gönüllü yardım ve katkılarınızın değerini bilecek ku­rumları öğrenmek daha iyi olur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ÇÖZÜM BULMAK</strong><br />
Endişe ve stresi azaltmanın kanıtlanmış bir yolu konuşmaktır; endişeli ve üzgün oldu­ğunuzda insanlara bunu söyleyebilmenin yararı vardır. Aile ya da arkadaşlarınıza güvenemeyeceğinizi düşünüyorsanız, eğitimli bir danışmana ya da ruh sağlığı uzmanı na başvurun.</p>
<p style="text-align: justify;"><a title="egzersiz" href="http://www.kadinlarportali.com/egzersiz/">Egzersiz</a>in stresi azaltıp morali yük­selttiği bilinmektedir. Her gün sıkı bir yürüyüş yapın; düzenli haftalık bir spor ya da dans kursu için zaman ayırın. Hepsinden önemlisi, ken­dinize nazik davranarak işe baş­layın. Kendinizi ödüllendirmek yaşamdan yeniden zevk al­manızı sağlayabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sakin sakin solumayı öğrenin</strong><br />
Stresli durumlarda kendinizi dinlemenizin iyi bir yolu solumanızı denetlemektir. Endişeli olduğunuzda solumanız yüzeyseldir; soluk alıp vermeniz o kadar hızlıdır ki akciğerleri­nize ve dolayısıyla bedeninizin diğer bölüm­lerine neredeyse hiç oksijen açısından zengin hava gitmemektedir. Aşın havalandırma (hiperventilasyon) denen bu durum, baş dön­mesine neden olur. Korku ve endişe soluğu­nuzu tutmanıza da neden olabilir. Kendinizi sakinleştirmek için, solumanızı yavaşlatıp dakikada 12 eşit solumaya ya da ; bunun altına indirmeniz gerekir. Rahat solu­manın en iyi biçimi, diyaframı ve kaslan kullanıp havayı akciğerlere doldurarak yapılandır. Yatağınıza ya da yere düz olarak sırtüstü<br />
; uzanın ve ellerinizi kamınızın üzerine ko­yun. İçinizden dörde kadar sayarak ve aynı zamanda karnınızın yükseldiğini hissederek burnunuzdan derin bir soluk alın. Dörtten bire kadar sayarak (ve kamınız inerken) soluğunuzu ağzınızdan yavaş yavaş verin. Bunu 10 kez yineleyin.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İÇ HUZURU</strong><br />
Meditasyon ve yoganın kendimizi daha sakin ve iyi hissetmemize neden olduğu görül­müştür. Bu iki duygu da stresin antikorları­dır. Teknikleri bir kurs­ta öğrenebilirsiniz; ama, kendinize zaman ayırın ve rahatlama eg­zersizlerini evde uygu­layın.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Soluğunuzu hissedin</strong><br />
Derin ve düzenli solu­mak, rahatlamak için iyi bir yoldur; çünkü, bedeninize daha çok oksijen girmesini ve kendinizi daha sakin hissetmenizi sağlar.</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/fiziksel-yakinlasma-nasil-olmali/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Fiziksel Yakınlaşma Nasıl Olmalı'>Fiziksel Yakınlaşma Nasıl Olmalı</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/sevildiginizi-nasil-anlarsiniz/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Sevildiğinizi Nasıl Anlarsınız?'>Sevildiğinizi Nasıl Anlarsınız?</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-stres/' rel='bookmark' title='Permanent Link: GEBELİKTE STRES'>GEBELİKTE STRES</a></li></ol></p>No tags for this post.
	<h4>Related posts</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li>No related posts.</li>
	</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/stresle-nasil-bas-edilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anormal davranışın tedavisi</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/anormal-davranisin-tedavisi/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/anormal-davranisin-tedavisi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Jun 2010 22:41:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=16448</guid>
		<description><![CDATA[Anormal davranışın tedavisi Anormal davranışın tedavisi, psikiatri klinikleri ve ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinde yapılır. Psikiatristler ve kilinik psikologları çeşitli medikal ve psiko­lojik araçlar kullanarak hastalığın tipini teşhis ederler. Daha sonra da tıbbî ve psi­kolojik yöntemler uygulanarak tedavi yapılır. Tıbbî tedavi ilaçla, ameliyatla veya elektrik şoku ile gerçekleştirilir. Ameliyat organik beyin hastalarında uygulanır. Şok tedavisine [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/anormal-vajinal-kanama/' rel='bookmark' title='Permanent Link: ANORMAL VAJİNAL KANAMA'>ANORMAL VAJİNAL KANAMA</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/sapikligin-tedavisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Sapıklığın Tedavisi'>Sapıklığın Tedavisi</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/kisirlik-tedavisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: KISIRLIK TEDAVİSİ'>KISIRLIK TEDAVİSİ</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Anormal davranışın tedavisi</strong><br />
Anormal davranışın tedavisi, psikiatri klinikleri ve ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinde yapılır. Psikiatristler ve kilinik psikologları çeşitli medikal ve psiko­lojik araçlar kullanarak hastalığın tipini teşhis ederler. Daha sonra da tıbbî ve psi­kolojik yöntemler uygulanarak tedavi yapılır.</p>
<p>Tıbbî tedavi ilaçla, ameliyatla veya elektrik şoku ile gerçekleştirilir. Ameliyat organik beyin hastalarında uygulanır. Şok tedavisine son çare olarak başvurulur. Hasta ya iyileşir veya tamamen ilişkisini keser. Doktorun karar­laştıracağı bir şok dizisinin olumlu sonuçlar sağladığı görülmüştür. Ayrıca düşük elekrik akımları, kol, bacak, dil tutulması biçiminde görülen nevrozları iyileştirmede kullanılmaktadır.</p>
<p>Psikolojik tedavilerde ise hastanın ruhsal iyileştirilmesi esas alınır. Çünkü tıbbî tedavi ile iyileşen hastanın kısa bir süre sonra tekrar hasta olarak geldiği gözlenmiştir. Psikolojik tedaviler çözümleme ve destekleme yaklaşımlarına dayanır. Hastanın bilinçaltına itilmiş, bastırılmış duygu ve isteklerinin bilinçli hale getirilmesi gerekir. Bunun için psikanaliz ve narkoanaliz yöntemlerinden yarar­lanılarak çözümleme yapılır.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-16522" title="200316042-001" src="http://www.kadinlarportali.com/wp-content/uploads/2010/06/anormal-300x203.jpg" alt="" width="300" height="203" />Psikanaliz yöntemi, bastırılmış, bilinç dışına itilmiş dürtülerin, ruhsal güçlerin bilinçli duruma getirilerek benlik tarafından kabul edilmesine dayanır. Bunun için çağrışım, rüyaların yorumu, dil sürçmeleri, unutulmuş veya yanlış kullanılan sözcük ve hareketlerden yararlanılır. Bilinçaltı sorunlar veya olaylar bilinçli hale getirilir.<br />
Narkoanaliz de narkoz verilerek yarı uykulu halde hastayla konuşma esasına dayanan çözümleme yöntemlerindendir.</p>
<p>Destekleme yaklaşımına dayanan yöntemler, telkin ve îknaya dayanır. Bo­zulmuş olan ruhsal dengenin yeniden kurulması gerekir. Önce, kişiliğin güçlü ta­rafları bulunur, uyguladığı savunma mekanizmaları tespit edilir. Bu mekanizmaları aşması için gerekli telkin ve ikna yolları kullanılarak, yavaş yavaş kişilik bütünlüğünün yeniden kurulması sağlanır. Bunun için Gesthalt ve Varoluşçu te­davi uygulanır.</p>
<p>Gesthalt tedavisinde hastanın kendisi için gerekli, yeterli gücü kazan­masına yardımcı olmak amaçlanır. Psikonevroz türü hastalıklarda kişilik tam şekillenememiştir. Bu tedavide büyüme, biçimlenme ve bütünleşme sağlanır. Gesthalt tedavisi, grup terapisi biçiminde de uygulanabilir.</p>
<p>Varoluşçu psikoloji, insana ve insanın içinde yaşadığı olaylara olduğu gibi bakar. Olayları ortaya çıkış biçimi ile kavramaya çalışır. Yaşadığı olaylar içinde insan nasıl belirlenmiştir? Bunu görmek ister. Parçalara bölmeden, bütün olarak insanın var oluşunu kavramak gerekir.</p>
<p>İnsanın, benliğinin bilincinde olması geçmiş yaşantıların yorumlama, yeni­den düzenleme şansı kazandırır. Davranışlarını eleştirebilir, değerlendirebilir, çıkardığı sonuçlara göre yaşamını yeniden düzenliyebilir.<br />
İnsanın yaşamını yeniden kurabilmesi için iş terapisi, grup terapisi, psikoırama gibi tedavi yöntemlerinden yararlanılabilir.</p>
<p><strong>iş terapisi:</strong> Bireye, ilgi ve yeteneklerine uygun iş imkanları vererek, iç dünyasını dışa vurması sağlanır. Hayvan beslemek, çiçek yetiştirmek, resim yap­mak, müzikle uğraşmak, sportif faaliyetlere girmek, tahta, taş oymacılığı gibi et­kinlikler, hastanın hem iç dünyasını boşaltır, hem de ortaya koyduğu eseri onun, üstünlük duygulan geliştirmesini sağlar.</p>
<p><strong>Grup terapisi:</strong> Davranış bozuklukları grup içinde anlatılır, hatalar, yanlışlar tespit edilir. Hastanın doğru tepkileri kazanmasına yardımcı olunur. Hem başkalarını dinleyerek, hem kendindeki hataları eleştirerek kişilik bütünlüğünü yeniden kurma çabası içine giren hastada, olumlu sonuçlara ulaşılır.<br />
Psikodrama ile, bir sahne eserindeki rolleri paylaşarak veya bir hasta grubunun yazdığı rollerden benimsediğini oynayarak bilinçaltı tıkanıklıklar gideri­lir. Yararlı bir biçimde bilinçaltı boşaltılır.</p>
<p>Bugün ruh hastalıklarının tedavisinde önemli olan, hastanın tecrit edilerek tedavisi değildir. Ruh hastası toplum içinde, iş, aile, çocuk sorumluluklarını taşıyarak tedavi edilmelidir. Hekim veya psikolog, hastanın sorunları görmesinde ve çözme girişimlerinde ona yardımcı olmalıdır.</p>
<p>Hastalığın erken teşhis edilmesi, tedavinin daha kısa zamanda sonuçlanmasına yardım eder. Bardağı taşıran son damlaya gelmeden hastalığı görmek ve bireyi, güçlendirmek, desteklemek, ona yardım etmek, bardağın taşmamasını sağlayabilir.</p>
<p><strong>Engellenme,</strong> bedensel, ruhsal ve çevresel etkenlerin amaca ulaşmayı önlemesine denir.<br />
<strong>Çalışma:</strong> iki ya da daha fazla motivin aynı anda aktif olmasıdır. Yaklaşma &#8211; yaklaşma, kaçınma &#8211; kaçınma, kaçınma &#8211; yaklaşma biçimlerinde görülür.</p>
<p>Tarihsel gelişim çizgisinde ruh hastaları farklı yorumlanmış, şeytanın esiri vak görüldüğü dönemlerde işkencelere maruz kalmışlardır. Batıda 19. 20. yy larda ruh hastaları, hasta olarak görülmeye başlamış, tedavi yolları aranmıştır.</p>
<p>Anormal davranışların nedenleri kalıtsal ve çevresel nedenler olarak in­celenebilir. Bu iki etkenin birarada olması ruh hastalığının ortaya çıkmasında rol oynar.</p>
<p>Anormal davranışlar nevroz ve psikozlar olarak sınıflanabilir. Nevrozlar hafif ruh hastalıklarıdır. Kaygı kaynaklı, somatoform ve kişilikte kopmalar biçiminde görülebilir. Psikozlar ağır hastalıklardır. Şizofreni, paranoya, manik -depresif psikoz olarak görülür.</p>
<p>Anormal davranışların tedavisi medikal ve psikolojik tedavi yöntemleri olarak ayrılabilir. Medikal tedavi, beyin sıvısının yapısındaki değişmelere para­lel olarak ilaçla yapılan tedavidir. Psikolojik tedavide amaç, bilinçsiz etkinlikle­rin bilinçli hale getirilmesi (çözümleme) ve telkin ve ikna (destekleme) yoluyla kişilik bütünlüğünün yeniden kurulması ilkesine dayanır.</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/anormal-vajinal-kanama/' rel='bookmark' title='Permanent Link: ANORMAL VAJİNAL KANAMA'>ANORMAL VAJİNAL KANAMA</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/sapikligin-tedavisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Sapıklığın Tedavisi'>Sapıklığın Tedavisi</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/kisirlik-tedavisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: KISIRLIK TEDAVİSİ'>KISIRLIK TEDAVİSİ</a></li></ol></p>No tags for this post.
	<h4>Related posts</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li>No related posts.</li>
	</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/anormal-davranisin-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sürekli Stresin Zararları</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/surekli-stresin-zararlari/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/surekli-stresin-zararlari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2010 21:05:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=16420</guid>
		<description><![CDATA[Sürekli (kronik) tepkiler: Uzun süren veya tekrarlayan olaylar karşısında görülen stres tepkileridir. Bu tür stresler hem işlevsel, hem organik bo­zukluklar meydana getirir. Bir olayla ilk kez karşılaşan insanın etkilenme ve gösterdiği tepki farklı olur, olaydan etkilenme derecesine paralel olarak tepki gösterilir. İlk defa yakınını kaybeden bir insan, hem çok etkilenir hem de çok üzülür. Ama [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/stres/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Stres'>Stres</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-bilgisayar-kullanimi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: GEBELİKTE BİLGİSAYAR KULLANIMI'>GEBELİKTE BİLGİSAYAR KULLANIMI</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/hamilelik-gebelik-doneminde-degisen-vucuda-psikolojik-olarak-uyum-saglama-sureci/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hamilelik (Gebelik) Döneminde Değişen Vücuda Psikolojik Olarak Uyum Sağlama Süreci'>Hamilelik (Gebelik) Döneminde Değişen Vücuda Psikolojik Olarak Uyum Sağlama Süreci</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sürekli (kronik) tepkiler:</strong> Uzun süren veya tekrarlayan olaylar karşısında görülen stres tepkileridir. Bu tür stresler hem işlevsel, hem organik bo­zukluklar meydana getirir.<br />
Bir olayla ilk kez karşılaşan insanın etkilenme ve gösterdiği tepki farklı olur, olaydan etkilenme derecesine paralel olarak tepki gösterilir. İlk defa yakınını kaybeden bir insan, hem çok etkilenir hem de çok üzülür. Ama benzer olaylarla sık sık karşılaşan insanda zamanla &#8220;duyarsızlaşma&#8221; denir. Duyumsal olarak görülen duyarsızlaşma, psikolojik olarak da görülmektedir.<br />
<strong>Alışma &#8211; duyarsızlaşma:</strong> Uzun süre aynı türden olay ve uyanların etkisinde kalan organiz­manın durumdan etkilenme dere­cesinin azalması hem hormonal salgılarda hem de organiz­manın etkilenme derecesinde azalma olur. Yani stresin yarattığı fizyolojik ve organik tep­kiler zayıflar ve etkisi azalır. Buna &#8220;alışma&#8221;, Alışmaya rağmen sürekli stres organizmayı fizyolojik, organik ve psikolojik olarak etkiler. Organizmanın hem homeostatik dengesi hem de genel uyumu bozulur. Bedensel düzeyde bir yandan psikolojik hastalıklar ortaya çıkar, diğer yandan organizmanın bağışıklık sistemi zayıflar. Mikrobik ve organik hastalıklara karşı organizmanın direnci kırılır.</p>
<p><strong><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-16524" title="stres" src="http://www.kadinlarportali.com/wp-content/uploads/2010/06/stres1-150x150.jpg" alt="" width="170" height="132" />Alışmanın sürekli tepkilerdeki rolü nedir?</strong></p>
<p>Psikosomatik hastalıklar, nedenleri psikolojik olan organik hastalıklardır. Bunların temelinde stres sonucu fizyolojik dengenin bozulması yatar. Sık sık bo­zulan ve kısa bîr süre sonra yeniden kurulamayan denge zamanla;<br />
•   Organik yapılarda yıpranma,<br />
•   Organların görev ve işlevlerini tam yerine getirememe,<br />
•   Organik sağlığın bozulmasının yarattığı stres biçiminde bir kısır döngü oluşturur.</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/stres/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Stres'>Stres</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-bilgisayar-kullanimi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: GEBELİKTE BİLGİSAYAR KULLANIMI'>GEBELİKTE BİLGİSAYAR KULLANIMI</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/hamilelik-gebelik-doneminde-degisen-vucuda-psikolojik-olarak-uyum-saglama-sureci/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hamilelik (Gebelik) Döneminde Değişen Vücuda Psikolojik Olarak Uyum Sağlama Süreci'>Hamilelik (Gebelik) Döneminde Değişen Vücuda Psikolojik Olarak Uyum Sağlama Süreci</a></li></ol></p>No tags for this post.
	<h4>Related posts</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li>No related posts.</li>
	</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/surekli-stresin-zararlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Stres</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/stres/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/stres/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 16:46:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=16414</guid>
		<description><![CDATA[İnsan için, iç ve dış dünyasında düzen ve denge, sağlıklı bir yaşama ortamıdır. Ama her zaman düzenli ve dengeli bir ortamda yaşamak mümkün de­ğildir. Her insan çeşitli olaylarla (iş değiştirme, yer değiştirme, yoksulluk, yoğun trafik, sınavlar, kazalar, doğal âfetler v.b) karşılaşır. İçinde bulunduğu düzen ve denge bozulur. Yerine korku, kaygı, gerginlik hâkim olur. İnsan hayat [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/surekli-stresin-zararlari/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Sürekli Stresin Zararları'>Sürekli Stresin Zararları</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-stres/' rel='bookmark' title='Permanent Link: GEBELİKTE STRES'>GEBELİKTE STRES</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-bilgisayar-kullanimi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: GEBELİKTE BİLGİSAYAR KULLANIMI'>GEBELİKTE BİLGİSAYAR KULLANIMI</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan için, iç ve dış dünyasında düzen ve denge, sağlıklı bir yaşama ortamıdır. Ama her zaman düzenli ve dengeli bir ortamda yaşamak mümkün de­ğildir. Her insan çeşitli olaylarla (iş değiştirme, yer değiştirme, yoksulluk, yoğun trafik, sınavlar, kazalar, doğal âfetler v.b) karşılaşır. İçinde bulunduğu düzen ve denge bozulur. Yerine korku, kaygı, gerginlik hâkim olur. İnsan hayat boyu,<br />
<strong>•   Varlığını sürdürme,<br />
•   Kendini gerçekleştirme çabası içindedir.</strong></p>
<p>Organizma gergin, sıkıntılı bir ortamda amacına ulaşamaz. Bunun için sıkıntı ve gerginlikten kurtulmak, içinde bulunduğu duruma uyum sağlamak ister. Organizma lizyolojik olarak dengelenme (homeostatis) ile, psikolojik olarak &#8220;uyum&#8221; sağlayarak düzen ve dengeyi yeniden kurar.</p>
<p>Organizmada hayatın normal akışını bozan; gerginlik, kaygı yaratan du­rumlara, <strong>stres (zorlanma)</strong> denir.<br />
İnsan davranışları daima bir amaca yöneliktir. Açlığını, susuzluğunu gidermek, geleceğini güvence altına almak, , sevilmek, beğenilmek gibi. Amaca yönelen davranış engelle karşılaşırsa hayal kırıklığı yaratır.</p>
<p>Hayalkırıklığı, zorlanma meydana getirir. Seçmek zorunda kalan birey çatışma içindedir. Çatışma kararsızlık, kararsızlık zorlanma yaratır. Aşırı derecede yoğun bir ortamda veya uyarımsız kalan İnsan, uyum güçlüğüne düşer. Bunlar zorlanma yaratır.</p>
<p>Stres organizmada fizyolojik ve pskolojik değişmelere neden olur. Bu değişmeler, organizmanın iç dengesini ve uyumunu bozar. Fizyolojik değişmeler, beyinde bulunan &#8220;hipofiz&#8221;in uyarısı ile böbreküstü bezlerinden salgılanan adrenalin, noradrenalin ve diğer stres hormonlarına bağlı olarak gelişir. Bu hormonlar sempatik ve parasempatik sistemi etki­leyerek bazı organların faaliyetlerinde yavaşlama, bazılarında hızlanmaya bağlı değişmeler meydana getirirler. Heyecan sırasında veya zorlanma söz konusu iken tükrük salgısının azalması, kan basıncı ve kalp atışlarının hızlanması deri, sindirim organları gibi bazı organlardan kanın çekilerek akciğer, kalp, solunum sistemi gibi hayati organlara taşınmasında bu sistem etkin durumdadır. Sempatik ve parasempatik sistemlerden biri bu değişmeleri oluştururken, diğeri karşı tepki ile yavaş yavaş eski dengeli durumuna gelmeyi sağlar; bu çaba terleme, titreme, üşüme gibi tepkilerin oluşmasına neden olur. Bunlar doğal fizyolojik tepkilerdir. Organizmanın den­gesi kısa zamanda sağlanırsa zararlı etkileri de ortadan kalkar. Stres uzun sürer veya yoğun olursa organik bozukluklara neden ola­bilir. Psikosamatik hastalıklar ortaya çıkar.</p>
<p>Örneğin; stres sırasında mide asit salgısında artma, işlevsel bir durum, uzun süren stresin gastrit veya ülser oluşturması or­ganik bir bozukluktur. Stres sırasında salgı­lanan hormonlar kalp kaslarının yorulmasına uzun süren stres kalp hastalıklarının ortaya çıkmasına neden olabilir.</p>
<p>Sempatik ve parasempatik sistemlerin her biri hem hızlandırıcı hem yavaşlatıcı etki yaparlar. Örneğin sistemlerden biri kalp atışlarını hızlandırırken tükrük salgısını azaltır. Diğeri tam tersi bir faaliyetle yeniden dengeyi kurar.</p>
<p>Stres sadece zararlı bir oluşum olarak görülmemelidir. Hiç stresin olmadığı, monoton bir yaşama tarzı da insanda stres yaratır. İnsan yapısı ve yaratılışı gereği aktif olmak zorundadır. Aktif insan bazen amacına ulaşırken bazen hayal kırıklıkları, kararsızlıkları da yaşar. Çözüm bekleyen sorunlar ona yaşama gücü verir. Günümüz insanı için stresin zararlı olmasının nedeni sürekli ve yoğun bir zorlanma içinde bulunmasıdır.</p>
<p>Belirli bir düzeyde stres, bir bakıma ihtiyaçtır. Bu nedenle insanlar zaman zaman gerilim filmleri izlemek isterler. Böyle durumlarda insan bedensel ve zihin­sel tüm kapasitesi ile çalışmaktadır, uyanıklık düzeyi yüksektir, dikkati artmıştır, bedensel ve zihinsel enerjisi normal zamanlardan daha fazladır. Bütün bunlar daha başarılı ve mutlu olmayı sağlar. İnsanın gizilgüç olarak getirdiği kapasitesi­nin gelişmesine hizmet eder, sorunlara yeni çözümler getirilebilir. Hiç stresin olmadığı bir yaşama biçimini düşününüz. Hayatınızda neler ol­mayacak demektir?</p>
<p><strong>Sempatik &#8211; parasempa­tik;</strong> Otonom sinir sistemine bağlı, biribirine zıt faaliyet gösteren sistemdir. Orgaanların faaliyetleri üzerinde biri yavaşlatıcı diğeri hızlandırıcı etki yaparak hem heyecansal değişmeleri hem de yeniden iç dengesinin sağlanmasında etkili olan sistemdir.</p>
<p><strong>Zorlanma (stres) yaratan faktörler</strong></p>
<p>Günlük hayatta, çok çeşitli nedenlerle zorlanma ortaya çıkar. Bunları insanın denetim altına alıp alamamasına göre sınıflandırabiliriz.Çoğunlukla dış çevreden kaynaklanan ve denetimimiz dışında bulunan nedenleri &#8220;çevresel ne­denler&#8221;, iç çevreden kaynaklanan ve denetleme şansımız bulunan nedenler de &#8220;psikolojik nedenler&#8221; olarak ayrılır. Çevresel nedenlere dayanan zorlanmalar çevresel stresi, psikolojik nedenlere dayanan zorlanmalar da psikolojik stresi oluştururlar.</p>
<p><strong>Çevresel stres özellikleri</strong></p>
<p>• Dış çevreden kaynaklanır.<br />
• Bireyin denetimi dışındadır.</p>
<p><strong>Nedenleri</strong></p>
<p>1. Mikrop, bakteri, virüs v.b<br />
2. İklim, doğa şartları<br />
3. Fizikî mekân şartları<br />
4. Doğal âfetler<br />
5. Çevre kirliliği<br />
6. Hızlı değişen yaşam şartları<br />
7. Bazı iş türleri<br />
8. Savaş ve kazalar</p>
<p><strong>Psikolojik stres</strong></p>
<p>•   İç çevreden kaynaklanır.<br />
•   Bireyin denetimi altındadır.</p>
<p><strong>Nedenleri</strong></p>
<p>1 Düşünsel düzeydeki nedenler<br />
2 Gelişimsel olaylara bağlı ne­denler<br />
3 Yaşam olaylarına bağlı neden­ler.</p>
<p><strong>Çevresel stres nedenleri</strong></p>
<p><strong>1. </strong>Mikroplar, virüsler, bakteriler çeşitli hastalıkların nedenidir. Hasta olmak, öncelikle organik sonra psikolojik dengenin bozulmasında etkendir. Salgın <a title="hastalıklar" href="http://www.kadinlarportali.com/kategori/saglik/hastaliklar/">has­talıklar</a>ın yaygın olduğu zamanlarda, hastalığa yakalanma korkusu da ayrıca stres yaratır.<br />
<strong>2. </strong> Doğa koşulları insanları etkilemektedir. Bazı hava koşulları özellikle ger­ginlik yaratır. Örneğin kapalı, rutubetli, yağmurlu, rüzgârlı havalarda gerginlik, sıkıntı yaşanır ve insan kendini yorgun hisseder. Ayrıca mevsim dönüşleri, kıştan bahara, güzden kışa girilirken sıkıntı ve gerginlikler daha fazla artar, zaman zaman sebepsiz iç sıkıntılarının nedeni olabilir. Basınç ve iklim farkı fazla olan bölgeler arasında seyahat, biyolojik uyum sağlanıncaya kadar gerginlik yaratabi­lir.<br />
<strong>3. </strong> İnsan tabiatı, aydınlık, ferah, açık, güzel manzaralı, sakin mekânlardan hoşlanır ve rahatlar. Dar, karanlık veya loş, nemli, kalabalık yerlerden hoşlan­maz. Oturulan evin, çalışılan mekânın taşıdığı özellikler, insanın ruh sağlığını da etkiler. Olumsuz özellikler insana gerginlik ve sıkıntı verir. Zamanla karamsar bir bakış kazandırır.<br />
<strong>4.</strong> Doğal âfetler, insanın yaşama düzenini alt üst eden olaylardır. Bunlar yangın, sel, deprem, çığ, heyelan, yanardağların faal hale geçmesi gibi olay­lardır. Bu olaylar çoğu zaman insanı ani ve hazırlıksız yakalar. Mal ve can kaybına neden olabilir. Böyle durumlarda yoğun bir stres yaşanır. Kaybedilenle­re duyulan acıya, gelecek kaygısı da eklenir.<br />
<strong>5. </strong> Çevre kirliliği, hava, su, gürültü kiniği ve katı atıkların yarattığı kirlil olarak belirtilebilir. Bu tür kirlilikler insanın varlığını tehdit eder. Norma! yaşarr, koşullarının, yetersiz yaşama koşullarına dönüşmesine neden olur. Hava ve kirliliği hem doğrudan hem dolaylı olarak hayatı etkiler. Sanayi artıklarının havay karışması solunum zorlukları ve hastalıkları yaratabileceği gibi asit yağmurları ola rak geri dönüşür, hem doğal yapıyı yok eder hem su kirliliğine yol açar? Atıklar sadece görüntü olarak kirlilik yaratmaz, kokuşma, çürüme, haşaratla yaşama ortamı hazırlaması bakımından da zararlıdır. Ayrıca havanın ve suyun kir lenmesîne de yol açar. Kısaca doğanın hangi şekilde olursa olsun kirlenme; insanın kendi yaşamını tehdit altına almaktadır. Bu bakımdan kirlilik hem anlı! hem de sürekli stres yaratır.<br />
<strong>6. </strong> Hızlı değişen yaşam koşulları, önemli bîr çevre etkenidir. Araştırmalar hızlı değişen çevrelerde yaşayanların, setrese bağlı hastalıklara daha çok yaka landıklarmı göstermiştir. Hızlı yaşanan ve hızla değişen ortamlarda, yeterli uyurr zamanını yasayamadan yeni durumlarla karşılaşmak en belirgin stres ortamıdır Kent yaşamı buna örnek verilebilir. Durmadan değişen yaşam koşulları, neyin ne zaman en uygun olduğunu anlamayı ve uyum yapmayı güçleştirir.<br />
<strong>7. </strong> Bazı iş türleri gerginlik yaratır. İşin yoğun olması, gürültülü ortamlarda çalışma zoaınluğu, aynı monoton işi sürekli olarak yapmak, işin psikolojik doyurr vermemesi, sürekli dikkatin aktif tutulma zorunluluğu gibi nedenler stres meyda na getirir. İnsan çalıştığı işinde varlığını göstermek, kendini kanıtlamak ister. Eğer bu koşulları bulamıyorsa, işini severek, benimseyerek yapmıyorsa, gergin, sıkıntılı, huzursuzdur.<br />
<strong>8.</strong> Savaş ve geçirilen kazalar da zorlanma yaratır. Savaş sırasında toplu­mun güvenliği sarsılır. Savaşa katılanlar üzerinde olay farklı etkiler yapar. Aynı zamanda biribirine zıt duygular yaşanır. Bir an coşku duyan insan, aynı zaman­da çöküntüyü de yaşar. Bir yandan topluluk bilinciyle kenetleniîirken, diğer yan­dan kaybedilenlerin acısı da birlikte yaşanır. Savaş sırasında yaşanılanlar, insan­ları ömür boyu etkiler. Savaş esirleri ile ilgili araştırmalar, esaret sırasında yaşa­nılan olumsuzlukların, hayat boyunca etkilerinin devam ettiğini göstermiştir.</p>
<p>Geçirilen kazalar öncelikle şok yaratırlar. Buna yakınların kaybı ve beden­sel sakatlıklar da eklenince, yaşanan gerginliğin boyutlarını kavramak oldukça güçtür. Bunlar etkileri uzun süre devam eden, silinmeyen, zorlanma olay­larındandır.</p>
<p><strong>Psikolojik stres nedenleri</strong></p>
<p>Bu tür stres, psikolojik dengenin bozulmasının nedenidir. İnsanın kendin­den kaynaklanan her türlü etkeni içerir. Bu etkenler üç grupta toplanabilir :<br />
a- Düşünsel düzeyde oluşan streste, olaylara verilen anlamlar, yapılan yorumlar stres yaratır. Açık olmayan itadeler, birden fazla aniam içeren kelimeler, bireyin olayları yorumlama biçimi zihinsel tartışmalara neden olur. Böyle durum­larda açıkça konuşarak sorunu çözmek mümkündür.<br />
b- İnsanlar, hayatları boyunca çeşitli dönemlerde yaşarlar ve bu dönemlerde belirli psikolojik yapılara girerler. Bu dönemlere bağlı olarak gergin­lik, kaygı içinde olabilirler. Her dönemin kendine özgü düşünme, algılama, yo­rumlama biçimleri ve o dönemlerde gerçekleştirmek zorunda oldukları görev ve yükümlülükleri vardır. Ergenlikte çeşitli değişmeler içinde olan, gencin bedenine ve fizyolojik değişmelere uyum sağlamak, kimlik kazanma savaşı içinde olmak, toplumla bütünleşebilmek ve kişilik kazanmak çabasında olması gibi.<br />
Yetişkin insan, genç kuşakla yaşlı kuşak arasında köprü durumundadır. Toplumun dinamik gücüdür. Bu dönem sorumluluk duygusunun en yoğun ola­rak yaşandığı dönemdir. Kişi, ayrıca aile ve iş çevresinde kendini kanıtlamak zo­rundadır.<br />
Yaşlılık, sorunlarının çoğunu önceki dönemlerden getirir. Ayrıca bu yaşın kendine özgü sorunları da vardır. (Emeklilik, sağlık, geçim sıkıntısı, iletişim güç­lüğü gibi) Yaşlı İnsan genellikle yalnızlık duygusu içindedir. Yakınlarının çoğunu kaybetmiştir. Ölümün yaklaştığı duygusunu yaşamaktadır. Ama tüm bu yaşa­dıkları ona bilge bir kişilik de kazandırmıştır.<br />
c- Yaşam olaylarına bağlı zorlanma nedenleri arasında işsizlik, işten ayrılma, aileden birinin hastalığı veya ölümü, boşanma, taşınma, göç sayılabilir. Mevcut, alışılmış durumda sarsıcı bir değişikliğin olması stres nedenidir. Yeni du­ruma alışma, gerginliği azaltır. Yaşanan olayın durumuna göre zorlanmanın şiddeti ve süresi değişir.</p>
<p><strong>Stres Çeşitleri</strong></p>
<p>Stres, iyi stres ve kötü stres olarak ikiye ayrılır. Oysa stres sözcüğü sadece zararlı yanları çağrıştıran bir anlam yüklenmiştir.</p>
<p><strong>(a) iyi Stres</strong><br />
Stres, cardı organizmaların yaşamlarını sürdürmeleri için gereklidir. İnsanın varlığını sürdürmesi, amacına ulaşması için çaba harcaması gerekir. Çaba harca­ma gücünü stres verir.<br />
Aşırı şiddet ve yoğunlukta olmayan zorlanmalar;</p>
<p>•   Yaşama enerjisi verir.<br />
•   Uyanıklık düzeyini yükseltir.<br />
•   Vücudun direnme gücünü artırır.</p>
<p>Selye, belirli ölçüler içinde, olumlu ve yararlı olan, insanın uyum sağlamasını kolaylaştıran strese &#8220;eustress&#8221; adını verir. Ona göre, aşın şiddette ol­mayan stres; organizmanın çalışması, davranışta bulunması ve gelişmesi için ge­reklidir.</p>
<p>Eseri üzerinde çalışan sanatçının stresi, iyi strestir. Stresten kaynaklanan yüksek uyanıklık, odaklasan dikkat, doğru işleyen düşünme süreci, yaratıcı ve kalıcı eserler vermeye yardımcıdır.</p>
<p>Stres sırasında organizmada fizyolojik değişmeler meydana gelir. Solu­num, dolaşım gibi sistemler ve kalp faaliyetlerinde biribirlerine bağlı olarak artma görülür. Hızlı ve derin solunumla daha fazla oksijen alınır. Hızlanan kan dolaşımı ile bu oksijen bütün hücrelere süratle ulaşır ve yakılan oksijen daha kısa zaman­da, daha fazla enerjinin açığa çıkmasının nedenidir.</p>
<p>Açığa çıkan fazla enerji, organizmanın uyanıklık düzeyini yükseltir. Bağlı olarak dikkat artar ve daha uzun süre odaklaşabilir. Bu durum öğrenme, düşünme, algılamada sürat ve başarı kazandırır. Yapılan bir araştırma, normal bir gerginlik içinde olan deneklerin verilen bir konunun öğrenilmesinde çok gergin ve gevşek olan deneklere göre daha başarılı olduklarını göstermiştir. Normal ger­ginlik daha hızlı düşünmeyi, sorunların çözümünde başarılı olmayı sağlar.</p>
<p>Diğer yandan böbreküstü bezlerince salgılanan stres hormonları (adrena­lin, noradrenaün v.b) vücudu alarm durumuna getirir. Adeta bombardumandan önceki siren gibi organizmayı olaya karşı hazırlar ve daha dirençli hâle getirir. Bu sayede insan, karşılaştığı durumlarla daha kolay başedebilir.</p>
<p><strong>Demek ki iyi stres insanı;</strong><br />
•   Daha canlı ve dinamik hale getirir.<br />
•   Dikkatin uzun süre belli bir konuda odaklaşmasını sağlar.<br />
•   İnsanı, başarması güç işlerde başarılı kılabilir.<br />
•   İnsanın gizilgüç olarak getirdiği yeteneklerine gelişme imkânı sağlar. Zira insan zorlanmadıkça, güç işleri başarmak için çaba harcamaz.<br />
•   Tüm organizma, hızlı kan dolaşımıyla ve bol oksijenle adeta yıkanır, te­mizlenir.<br />
İnsan hayatında biraz heyecan, biraz gerginlik olmasaydı amaca ulaşmanın zevkini, başarının hazzını da yaşayamazdı.</p>
<p><strong>b) Kötü Stres</strong><br />
Zorlanmanın insan yaşamını güçleştirici bir anlam kazanmasında ve so­runlar yaratan bir biçime dönüşmesinde çağdaş yaşamın rolü büyüktür. Zararlı olan stres değil, aşırı şiddette ve uzun süre devam eden strestir. Buna kötü stres adı verilir.<br />
Kötü stresin oluşmasında çevresel etkenlerin yanında bireysel etkenlerin­de rolü çok önemlidir. Aynı türden olaylar, başka başka insanlarda farklı etkiler yaratır. Bunda elbette kişisel duyarlılık derecesinin, olaya ne derece önem veril­diğinin, nasıl anlamlandırdığının etkisi büyüktür.<br />
<strong>Öyleyse bireyin;</strong><br />
•   Mizaç özelliklerinin,<br />
•   Algılama, öğrenme, problem çözme yeteneklerinin,<br />
•   Kazanılmış alışkanlıkların,<br />
•   Kişilik yapısının kötü streste önemli payı vardır.</p>
<p><strong>Zararlı stresin özelliği nedir?</strong></p>
<p>Kötü stresin ortaya çıkmasında rol oynayan nedenler şöyle sıralanabilir:</p>
<p>•   Stresin süresinin uzun olması, organizmanın uzun zaman gerilim ve kaygı içinde kalmasına neden olur. Bu tür uzun süren olaylar stresi artırır ve organizmanın direncini kırar.<br />
•   Zorlanmaların çokluğu, üst üste gelen terslikler, art arda yaşanan ger­ginlikler stresi artırır.<br />
•   Olaylara bireyin verdiği anlam ve önem derecesi zorlanmayı artırır. Birey, olaya ne kadar çok önem veriyorsa, kaygı ve gerilimin şiddeti de o oranda tazla olur.<br />
Aşırı zorlanma karşısında kalan insanda, fizyolojik ve psikolojik denge bo­zulur. Bu bozulma organizmanın bütün tepkilerine yaygınlaşır. Örneğin dikkat dağınıktır, düşüncede tutarsızlıklar ortaya çıkar, bireyin uyum yeteneği bozulur. Sonunda vücudun direnme gücü zayıflar, organizma bütün yaşama direncini kaybeder, çöküntüye düşer.</p>
<p>Kötü streste, zorlanma sebebi ortadan kalktıktan sonra da etkileri devam eder. Kazada herhangi bir organını kaybeden insan, iyileşmiş de olsa psikolojik gerginlik sürer. Durumu kabullenmesi uzun zaman atabilir. Bazen böyle onarılması güç durumlar, büyük yıkımlara sebep olur.</p>
<p><strong>Strese gösterilen tepkiler</strong></p>
<p>Stres fizyolojik ve psikolojik değişmelere neden olur. Strese gösterilen tep­kiler bu değişmelere paralel olarak gelişir. Bu bakımdan tepkiler;</p>
<p><em>(a) Bedenin gösterdiği tepkiler,<br />
(b) Zihnin gösterdiği tepkiler olarak ikiye ayrılır.<br />
(a) Bedenin gösterdiği tepkiler, </em></p>
<p>stresin etki ve süresine göre değişir. Kısa süren zorlanmalarda anlık tepkiler, uzun süren veya tekrarlanan zorlan­malarda sürekli (kronik) tepkiler görülür.<br />
Anlık tepkiler stres yaratan durumla karşılaşıldığı zaman gösterilir. Kişinin zorlanma ile başedebilme yeteneğini kendinde bulma gücüne göre tepki­ler değişir. Savaşma veya kaçma tepkisi olarak ortaya çıkar, Eğer insan, zorlanmaya neden olan durumla mücadele gücünü kendinde bulursa, sorunu çözmek için doğrudan kurtulma çabasına girer. Bu savaşma çabasıdır; atılım, çekilme, uzlaşma şekillerinde görülür.</p>
<p><strong>Atılımda</strong> engeli yıkma, yok etme, böylece amaca ulaşma çabası vardır. Saldırgan, yıkıcı, kırıcı tepkiler ortaya çıkabilir. Örneğin beğendiği amaca yönelik davranış bir kızı ailesinden isteyen delikanlıya,<br />
ailenin kızı vermemesi bir engellen­medir. Bu durumda delikanlının ai­leyi ikna etmesi veya kızı kaçırması, atılım biçiminde bir tepkidir.</p>
<p><strong>Çekilme</strong>, engelle karşılaşıldığı zaman yenilginin kabul edilerek mücadeleden vazgeçilmesidir. Yuka­rıdaki örnekte aile, kızı vermediği zaman vazgeçmek, çekilmek tepkisi­dir.<br />
Uzlaşmada ise soruna yakla­şımda değişme vardır. Engellenen amacın yerine, yeni bir amaç konu­lur. Yine yukarıdaki örnekte ailenin <a href="http://www.kadinlarportali.com/kategori/kizlar">kızlar</a>ını vermemesi halinde başka bir kıza talip olma, yeni bir amaca yönelme, bir uzlaşma tepkisidir.</p>
<p><strong>Kaçma </strong>davranışı biçiminde ortaya çıkan savunmaya yönelik tepkilerde birey, sorunları doğrudan, olduğu gibi kabul ederek çözmeye yönelmez. Savun­maya yönelik tepkilerde;<br />
• Sorunlardan kaçma, yokmuş , olmamış gibi davranma,<br />
• Psikolojik çözülmeye karşı kendini koruma çabası vardır.<br />
Strese gösterilen savunma tepkilerinde ya onarım mekanizmalarının ya da savunma mekanizmalarının etkileri görülür.</p>
<p>Onarım mekanizmaları, stres sebebi olan olayın ilk etkilerinin yarattığı geri­limden kurtularak direnç kazanmayı sağlar. Örneğin, birey olayları tekrar tekrar ayrıntılarıyla anlatarak veya ağlayarak stresin yarattığı gerginlikten kurtulur. Bu tür davranışlar, sorunu doğrudan doğruya çözmez ama bireyin gerilimini azalta­rak organizmanın direnç kazanmasını sağlar.</p>
<p>Savunma mekanizmaları daha çok psikolojiktir. İnsanın psikolojik yanının gerilimden kurtulma çabasıdır, insan, hayal kırıklıkları karşısında kendini yetersiz hissedebilir. Bu durumda bunalıma girmemek, psikolojik çözülmeye karşı kendini korumak için bilinçsizce avunma yolları bulur. Bunlara savunma mekanizmaları denir. Burada kısaca değindiğimiz bu konu, strese &#8220;zihnin gösterdiği tepkiler&#8221; konusunda ayrıntılı olarak işlenecektir.</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/surekli-stresin-zararlari/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Sürekli Stresin Zararları'>Sürekli Stresin Zararları</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-stres/' rel='bookmark' title='Permanent Link: GEBELİKTE STRES'>GEBELİKTE STRES</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-bilgisayar-kullanimi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: GEBELİKTE BİLGİSAYAR KULLANIMI'>GEBELİKTE BİLGİSAYAR KULLANIMI</a></li></ol></p>No tags for this post.
	<h4>Related posts</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li>No related posts.</li>
	</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/stres/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zekâ Geriliği</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/zeka-geriligi/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/zeka-geriligi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Jun 2010 20:11:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=16412</guid>
		<description><![CDATA[Zekâ geriliği Zekâ geriliği, hem toplumsal, hem bireysel açıdan önemli bir sorundur. Bunlar bakıma muhtaçtırlar. Bireyde eğer zekâca gerilik varsa hangi grup zekâ geriliği olduğu bilinmelidir ki ona göre eğitim yapılabilsin. Zekâ geriliği teşhisi ancak ayrıntılı psikolojik ve tıbbî incelemeler sonunda konulabilir. Konulan teşhis doğrultusunda çocuğun neleri yapıp yapamayacağı saptanır. Buna göre gerekli eğitim verilir. [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/zeka-testlerinin-degerlendirilmesi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Zekâ Testlerinin Değerlendirilmesi'>Zekâ Testlerinin Değerlendirilmesi</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-tiroit-hastaligi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Gebelikte Tiroit Hastalığı'>Gebelikte Tiroit Hastalığı</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/bebek-rahim-ici-gelisme-geriligi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: BEBEK RAHİM İÇİ GELİŞME GERİLİĞİ'>BEBEK RAHİM İÇİ GELİŞME GERİLİĞİ</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Zekâ geriliği</strong><br />
Zekâ geriliği, hem toplumsal, hem bireysel açıdan önemli bir sorundur. Bunlar bakıma muhtaçtırlar. Bireyde eğer zekâca gerilik varsa hangi grup zekâ geriliği olduğu bilinmelidir ki ona göre eğitim yapılabilsin. Zekâ geriliği teşhisi ancak ayrıntılı psikolojik ve tıbbî incelemeler sonunda konulabilir. Konulan teşhis doğrultusunda çocuğun neleri yapıp yapamayacağı saptanır. Buna göre gerekli eğitim verilir. Zekâ geriliğinde, eğitimden amaç, kendi kendine yaşayabilecek, kendine bakabilecek dıîrurna gelmektir.</p>
<p><strong>Zekâ bölümü 0-24</strong> arasında olan idiotlar kendilerine bakamazlar, bakıma muhtaçtırlar. Eğitimle yürümeyi öğrenebilirler.<br />
<strong>Zekâ bölümü 25 &#8211; 49 </strong>arasındaki embesiller (eğitilebilir zekâ geriliği olanlar) öğretildiği zaman kendi kendilerine giyinebilir, yemeğini yiyebilir, çok basit bazı işleri öğrenebilirler. Örneğin; çim biçmek, eşya taşımak gibi.<br />
<strong>Zekâ bölümü 50 &#8211; 69 </strong>arasında olanlar (öğretilebilir zekâ geriliği olanlar) embesîllere göre daha ağır işleri öğrenebilirler. Kolay etki altında kalabilirler.  Nor­mal insanların arzu ve duygularına sahiptirler, ama bunları kontrol edemezler. Bu yüzden suç oranının yüksek olduğu zekâ grubu bu gruptur.<br />
<strong>Zekâ bölümü 70 &#8211; 89</strong> arasında olanlar, geç öğrenirler. Eğitimlerine dikkat edilirse, pek çok normal insanın yaptığı işleri başarabilirler.</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/zeka-testlerinin-degerlendirilmesi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Zekâ Testlerinin Değerlendirilmesi'>Zekâ Testlerinin Değerlendirilmesi</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-tiroit-hastaligi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Gebelikte Tiroit Hastalığı'>Gebelikte Tiroit Hastalığı</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/bebek-rahim-ici-gelisme-geriligi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: BEBEK RAHİM İÇİ GELİŞME GERİLİĞİ'>BEBEK RAHİM İÇİ GELİŞME GERİLİĞİ</a></li></ol></p>No tags for this post.
	<h4>Related posts</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li>No related posts.</li>
	</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/zeka-geriligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diş Beyazlatma</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/dis-beyazlatma/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/dis-beyazlatma/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Dec 2009 19:44:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumkasim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız Ve Diş Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[diş sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[seçtiklerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=14959</guid>
		<description><![CDATA[Dişlerdeki yapısal renk bozukluğu ve koyu bir renk tonu, Bleeching adı verilen diş beyazlatma işlemi ile beyaz görünüme kavuşturulabiliyor. Daha beyaz dişlere sahip olmayı istiyorsanız bleeching işlemini tercih edebilirsiniz. Ancak doktorunuz bu işlemi uygulamadan önce diş yüzeyinin temiz ve lekesiz olmasına dikkat edecektir. Diş renginin yapısal olup olmadığına karar verildikten sonra işlem uygulamaya geçilir. Bleeching [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/sac-rengini-koyulastirma/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Saç Rengini Koyulaştırma'>Saç Rengini Koyulaştırma</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/beyaz-disler-icin/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Beyaz Dişler İçin Çilek'>Beyaz Dişler İçin Çilek</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/ruyada-dis-kamasmasi-gormek-tabiri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Rüyada Diş Kamaşması Görmek Tabiri'>Rüyada Diş Kamaşması Görmek Tabiri</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dişlerdeki yapısal renk bozukluğu ve koyu bir renk tonu, Bleeching adı verilen diş beyazlatma işlemi ile beyaz görünüme kavuşturulabiliyor.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarportali.com/kategori/saglik/hastaliklar/agiz-ve-dis-hastaliklari/">Daha beyaz dişler</a>e sahip olmayı istiyorsanız bleeching işlemini tercih edebilirsiniz.</p>
<p>Ancak doktorunuz bu işlemi uygulamadan önce diş yüzeyinin temiz ve lekesiz olmasına dikkat edecektir.</p>
<p>Diş renginin yapısal olup olmadığına karar verildikten sonra işlem uygulamaya geçilir.</p>
<p>Bleeching işlemine doktorunuz ile karşılıklı verilen karar sonrasında dişlerin ölçüsü alınır.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-14961" title="dis" src="http://www.kadinlarportali.com/wp-content/uploads/2009/12/dis1.jpg" alt="dis" width="260" height="156" />Ölçüler ile şekillenmiş modellere ilaç konulması için şineler (kılıflar) hazırlanır.</p>
<p>Bu şineler içine ilaç konularak yalnızca gece uyurken dişlerin üzerinde olması gerektiğinden dişlere geçirilir ve beş gün süreyle uyumadan önce uygulanır.</p>
<p>Ancak bu işlem <a href="http://www.kadinlarportali.com/kategori/gebelik/gebelik-donemi/">gebelik dönemi</a>nde uygulanmamalıdır.</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/sac-rengini-koyulastirma/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Saç Rengini Koyulaştırma'>Saç Rengini Koyulaştırma</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/beyaz-disler-icin/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Beyaz Dişler İçin Çilek'>Beyaz Dişler İçin Çilek</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/ruyada-dis-kamasmasi-gormek-tabiri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Rüyada Diş Kamaşması Görmek Tabiri'>Rüyada Diş Kamaşması Görmek Tabiri</a></li></ol></p>
	Tags: <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/dis-sagligi/" title="diş sağlığı" rel="tag">diş sağlığı</a>, <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/sectiklerimiz/" title="seçtiklerimiz" rel="tag">seçtiklerimiz</a><br />

	<h4>Related posts</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/zayiflamanin-puf-noktalari/" title="Zayıflamanın Püf Noktaları (25 Nisan 2010)">Zayıflamanın Püf Noktaları</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/yeni-yatak-odalari/" title="Yeni Yatak Odaları (16 Nisan 2010)">Yeni Yatak Odaları</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/yeni-ve-sik-salonlar/" title="Yeni ve Şık Salonlar (16 Nisan 2010)">Yeni ve Şık Salonlar</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/yeni-tv-uniteleri/" title="Yeni Tv Üniteleri (06 Mayıs 2010)">Yeni Tv Üniteleri</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/yeni-elbiseler/" title="Yeni Elbiseler (19 Nisan 2010)">Yeni Elbiseler</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/dis-beyazlatma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cinsiyete Bağlı Genetik Hastalıklar</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/cinsiyete-bagli-genetik-hastaliklar/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/cinsiyete-bagli-genetik-hastaliklar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Oct 2009 19:22:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanekim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Genetik Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=14339</guid>
		<description><![CDATA[DUCHENNE KAS DİSTROFİSİ (DMD) Cinsiyete bağlı görülen genetik hastalıkla­rın en yaygın olanıdır ve her 4000 erkekten l&#8217;ini etkilemektedir. Oğlan çocuğu be-1 bekken normal görünebilir ama 4 ve 10 yaş arasında, kaslardaki zayıflıktan dolayı yü­rüme yetisini kaybeder ve tekerlekli san­dalyeye mahkûm olur. DMD&#8217;nin kadın taşıyıcılarını belirlemek eskiden kreatinin kinaz adı verilen kas enziminin kandaki oranına bakılarak [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/cekinik-gecisli-resesif-genetik-bozukluklar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Çekinik Geçişli Resesif Genetik Bozukluklar'>Çekinik Geçişli Resesif Genetik Bozukluklar</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/kromozoma-bagli-bozukluklar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yeni Doğan Bebeklerde Kromozoma Bağlı Bozukluklar'>Yeni Doğan Bebeklerde Kromozoma Bağlı Bozukluklar</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/fetus-ile-ilgili-kromozoma-bagli-bozukluklar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Fetüs ile ilgili Kromozoma Bağlı Bozukluklar'>Fetüs ile ilgili Kromozoma Bağlı Bozukluklar</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DUCHENNE KAS DİSTROFİSİ (DMD)</strong></p>
<p>Cinsiyete bağlı görülen genetik hastalıkla­rın en yaygın olanıdır ve her 4000 erkekten l&#8217;ini etkilemektedir. Oğlan çocuğu be-1 bekken normal görünebilir ama 4 ve 10 yaş arasında, kaslardaki zayıflıktan dolayı yü­rüme yetisini kaybeder ve tekerlekli san­dalyeye mahkûm olur. DMD&#8217;nin kadın taşıyıcılarını belirlemek eskiden kreatinin kinaz adı verilen kas enziminin kandaki oranına bakılarak yapılırdı. Bu test her za­man doğru çıkmayabilir ve bu yüzden er­kek fetüs taşıyan ciltlerin hamileliği sonlandırmaları bile önerilebilirdi. DMD geni bulunmuştur. Ailelerin yaklaşık üçte iki­sinde X kromozomunun kısa kolunda bir parçanın olmadığı görülmüştür. Böylece birçok aile hamilelik öncesinde teşhis edi­lebilmektedir. Bebekte DMD olup olma­dığına bakmak için, hamilelik sırasında fe­rikten alınan DNA ile doğum öncesi teşhis yapılması da mümkündür.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-14340" title="hemofili" src="http://www.kadinlarportali.com/wp-content/uploads/2009/10/hemofili-300x258.jpg" alt="hemofili" width="300" height="258" /></p>
<p><strong>HEMOFİLİ</strong></p>
<p>X-geçişli resesif bozukluk, erkeklerin 10.000&#8242;de l&#8217;ini etkiler ve kanın yavaş pıh­tılaşmasına neden olan etkenlerden kay­naklanır, iki tür hemofili vardır. Yaygın olan hemofili A&#8217;da VIII faktörü düşük se­viyelerde bulunur. Hemofili B&#8217;deyse IX faktörü (Buna aynı zamanda Noel Hasta­lığı da denir) eksiktir. Her iki türün belir­tileri de hafif bir travma sonrasında yarılardan ve eklem, kas ve diğer dokuların içine olan uzamış kanamalardır. Hastalığın şiddeti kandaki pıhtılaşma faktörünün ne kadar az bulunduğuna bağlıdır.</p>
<p>Günümüzde hemofili A ve B, eksik pıhtılaşma faktörlerini içeren plazma en­jeksiyonu veya nakli ve tıbbi yardımla te­davi edilebilmekte ve hastaların normal bir yaşam sürebilmesi için bir umut doğmaktadır. Bu durumda hangi tür he­mofili olduğunun saptanması çok önemli­dir. Taşıyıcı kadınlarda normal veya düşük seviyede pıhtılaşma faktörü olabileceği için DNA testi kullanılmadan yapılan tanılar sağlıksızdır. Günümüzde ailelerinde he­mofili görülen kadınlar hamile kalmadan önce doğru bir şekilde test edilebilmekte ve fetal DNA testi yapılarak hastakğın be­beğe geçip geçmediği saptanabilmektedir.</p>
<p><strong>KIRILGAN (FRAJİL) X SENDROMU</strong></p>
<p>Bu hastalık X-geçişli en yaygm zihinsel ge­rilik türüdür (her 1500 erkekten l&#8217;inde ve her 2500kadından l&#8217;inde görülür). Taşıyla kadınlarda zihinsel bozukluk değişkendir ama günümüzde DNA testiyle şüpheli Frajil X tanısı veya taşıyıcı statüsü doğru-lanabilmektedir. 200 kadından l&#8217;i gen mu-tasyonu taşıdığı için, ailelerinde zihinsel gerilik görülen kadınlar ve aileleri genetik danışmanlık almalıdır.</p>
<p>Diğer Hormonal Bozukluklar</p>
<p>Bu bölüm nöral tüp bozuklukları (defekt) gibi ailede görülme eğilimi olan hastalıklar dışında özel genetik bir nedeni olmayan fetal anormallikleri içermektedir. Listede, ultrasonda kolay görülebilen anormalliklerin çoğu yer almaktadır.</p>
<p><strong>Nöral tüp defektleri (NTDs)</strong></p>
<p>Bunlar en yaygın ve ciddi doğumsal bozuk­luklardan biridir. Doğum öncesi tarama ya­pılmadığında her 400 bebekten l&#8217;inde gö­rülmektedir. Embriyodaki nöral tüp, hamileliğin ilk haftalarında tam olarak ka-panamaz ve bebeğin omuriliğinin ve beyni­nin tam olarak gelişememesinden kaynak­lanan çeşitli kalıcı nörolojik hasarlara neden olur. En ciddi türleri anensefali (Kafa ke­mikleri eksiktir ve beyin tam olarak ge­lişemez) ve ensefaloseldir (Beyin dokusu kafatasındaki bir delikten gözükür). Bu be­beklerin canlı olarak doğması çok nadir gö­rülür. Spina bifidada (meningomiyelosel) omurilik kemikli omurga tarafından koru­namaz, üzeri kapanabilir (Koruyucu zar­larla kaplanır) veya açık (Koruyucu zarlar yoktur) kalabilir. Fdç derecesi, güçsüzlük ve duyusal yetersizlik değişkendir ve tekerlekli sandalye ihtiyacından, barsak ve mesane kontrolünü kaybetmeye ve hafif yürüme zorluğuna kadar çeşitli derecelerde olabilir. Ancak açık spina bifidaya sahip bebekler ciddi şekilde sakat kalırlar, sürekli ameliyat olmalan ve uzun süre hastanede kalmalan gerekebilir. Ciddi vakaların büyük çoğun­luğunda hidrosefali görülür ve zihin­sel geriliğe ve öğrenme zorluklarına neden olur. NTD&#8217;nin en hafif şekli, bebeklerin yüzde 5&#8242;inde, sakral omurganın en alt kıs­mında görülen bir lezyon olan kapak spina bifidadır. Rutin ultrason tetkikleri sayesinde açık spina bifidanın doğum öncesinde tespit edilme işlemi gelişmektedir. Vertebral ko­londaki kemikli defektin yanı sıra çoğu be­bekte ön kafa kemiklerinden (ultrasondaki limon işareti) meningomiyelosel çıkabilir ve beyinciğin normal halter şeklinde değil, bu­muz şeklinde olmasına neden olur. Kapalı spina bifidanın prognozu daha iyidir çünkü doğumdan sonra bozukluk ameliyatla ko­layca düzeltilebilir, ama doğum öncesinde saptanması zordur.</p>
<p>Spina bifida ailede görülebilir ama bu bebeklerin yüzde 95&#8242;i ailelerinde bu hasta­lığın görülmediği kişilerden doğmaktadır. Kötü beslenmeyle ilgilidir ve daha önce bu hastalığa sahip bir bebeğiniz varsa tekrar­lama oranı 20&#8242;de l&#8217;dir. Hamilelikten önce ve ilk üç aylık evre süresinde folik asit takviyesi almak hastalığın yüzde 75 önlenmesini sağlar. Daha önce NTD görülen veya antie-pileptik ilaç alan kadınlar hamile kalmadan önce yüksek dozda folik asit almalıdır.</p>
<p><strong>Hidrosefali</strong></p>
<p>Beyinde su bulunması olarak bilinen bu du­rum aşırı miktarda beyin omurilik sıvısı bu­lunmasından kaynaklanır. Genellikle sıvı dolaşımının bloke olmasından veya sıvının fazla üretilmesinden ya da iyi emilememe-sinden kaynaklanır. Hidrosefali çoğu zaman spina bifida veya prematüre bebeğin beyninde kanama olması ile birlikte görülür. Eğer sorun doğumdan önce mevcutsa ult-rasonda görülebilir. Baş şişer, beyin dokusu baskılanır, kafa kemikleri incelir, başın sü-türü genişler ve bıngıldaklar dışa doğru şişer. Eğer hidrosefali bir tıkanıklıktan kaynakla­nıyorsa doğumdan sonra bir tüp takılarak, beyindeki ventriküllerde biriken sıvının ka­rın boşluğuna veya kalbe doğru çekilmesi sağlanır. Bazen hidrosefali erkeklerde cinsi­yete bağlı resesif kalıtsal bozukluk olarak görülür ve bu ailelerin genetik danışmanlık alması gerekir.</p>
<p><strong>Mikrosefali</strong></p>
<p>Bu bebeklerde kemikli kafatası ve beyin normalden daha küçüktür. Bu bebeklerde çoğunlukla zihinsel gerilik görülür. Bozuk­luğun bilinen nedenleri arasında, ilk üç ay­lık evrede kızamıkçık enfeksiyonu, SITO-MEGALOVİRÜS, TOKSOPLAZMA ve ERENGI enfeksiyonlan, aşırı ışın tedavisi ve annenin eroin veya alkol bağımlısı olması bulunmaktadır. Bazı mikrosefali vakaları, resesif kalıtsal bir bozukluk olarak görüle­bilir. Çoğunlukla belirli bir neden buluna­mamaktadır.</p>
<p><strong>Koroid pleksus kisti</strong></p>
<p>Bebeğin beynindeki ventriküllerde bulunan kistler genellikle çift taraflıdır ve 20. haf­tada yapılan anormallik ultrasonlarının yüzde l&#8217;inde görülür. Bu kisderin çoğunun iyi huylu olduğu düşünülür ve genellikle 24. haftada kaybolur. Ama TRİZOMİ 18 ile birlikte görülebildiği için, ailelerin, hami­leyken riskli invaziv bir tam testi yaptırıp yaptırmama konusunda karar verirken da­nışmanlık alması gerekebilir</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/cekinik-gecisli-resesif-genetik-bozukluklar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Çekinik Geçişli Resesif Genetik Bozukluklar'>Çekinik Geçişli Resesif Genetik Bozukluklar</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/kromozoma-bagli-bozukluklar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yeni Doğan Bebeklerde Kromozoma Bağlı Bozukluklar'>Yeni Doğan Bebeklerde Kromozoma Bağlı Bozukluklar</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/fetus-ile-ilgili-kromozoma-bagli-bozukluklar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Fetüs ile ilgili Kromozoma Bağlı Bozukluklar'>Fetüs ile ilgili Kromozoma Bağlı Bozukluklar</a></li></ol></p>
	Tags: <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/genetik-hastaliklar/" title="Genetik Hastalıklar" rel="tag">Genetik Hastalıklar</a><br />

	<h4>Related posts</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/genetik-faktorler-ters-dogumu-etkiliyor/" title="Genetik Faktörler Ters Doğumu Etkiliyor (18 Ekim 2009)">Genetik Faktörler Ters Doğumu Etkiliyor</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/gebelik-oncesi-genetik-danisma/" title="Gebelik Öncesi Genetik Danışma (22 Mayıs 2009)">Gebelik Öncesi Genetik Danışma</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/cekinik-gecisli-resesif-genetik-bozukluklar/" title="Çekinik Geçişli Resesif Genetik Bozukluklar (29 Ekim 2009)">Çekinik Geçişli Resesif Genetik Bozukluklar</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/baskin-gecisli-dominant-genetik-bozukluklar/" title="Baskın Geçişli Dominant Genetik Bozukluklar (29 Ekim 2009)">Baskın Geçişli Dominant Genetik Bozukluklar</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/cinsiyete-bagli-genetik-hastaliklar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çekinik Geçişli Resesif Genetik Bozukluklar</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/cekinik-gecisli-resesif-genetik-bozukluklar/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/cekinik-gecisli-resesif-genetik-bozukluklar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Oct 2009 19:06:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanekim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Genetik Bozukluklar]]></category>
		<category><![CDATA[Genetik Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=14335</guid>
		<description><![CDATA[TAYS-SACHS HASTALIĞI Aşkenaz Yahudiler ve Fransa kökenli Ka­nadalılarda yaygın olarak görülen ölümcül resesif bir bozukluktur. Heksozaminidaz A enziminin eksikliğinden kaynaklanır ve yağların beyindeki sinir hücrelerinde top­lanmasına neden olur. Hastalığın görül­düğü bebekler ilk bakışta normal gözüke­bilir ama altı ay içinde ilerleyici kas zayıflığı ve zihinsel yetersizlik görülmeye başlanır. Çocuk kör, sağır olur, yutkunamaz, 3 veya 5 [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/baskin-gecisli-dominant-genetik-bozukluklar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Baskın Geçişli Dominant Genetik Bozukluklar'>Baskın Geçişli Dominant Genetik Bozukluklar</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelik-oncesi-genetik-danisma/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Gebelik Öncesi Genetik Danışma'>Gebelik Öncesi Genetik Danışma</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/fetus-ile-ilgili-kromozoma-bagli-bozukluklar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Fetüs ile ilgili Kromozoma Bağlı Bozukluklar'>Fetüs ile ilgili Kromozoma Bağlı Bozukluklar</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TAYS-SACHS HASTALIĞI</strong></p>
<p>Aşkenaz Yahudiler ve Fransa kökenli Ka­nadalılarda yaygın olarak görülen ölümcül resesif bir bozukluktur. Heksozaminidaz A enziminin eksikliğinden kaynaklanır ve yağların beyindeki sinir hücrelerinde top­lanmasına neden olur. Hastalığın görül­düğü bebekler ilk bakışta normal gözüke­bilir ama altı ay içinde ilerleyici kas zayıflığı ve zihinsel yetersizlik görülmeye başlanır. Çocuk kör, sağır olur, yutkunamaz, 3 veya 5 yaşında ölmeden önce ciddi nöbeder ge­çirir. Hastalığı taşıyanlar hamilelik önce­sinde yapılan basit bir kan testiyle teşhis edilebilir. Eğer hem anne hem de baba taşıyıcıysa her hamileliklerinde bebekleri­nin hastalıklı olma oranı yüzde 25&#8242;tir. Teşhisi doğrulamak için amniyosentez veya koryon villus örneklemesi yapılması öne­rilebilir. Bu hastalığın tedavisi olmadığı için çifder genellikle hamileliği sonlandır-mayı tercih eder.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-14336" title="kistik_fibroz" src="http://www.kadinlarportali.com/wp-content/uploads/2009/10/kistik_fibroz-300x265.jpg" alt="kistik_fibroz" width="300" height="265" /></p>
<p><strong>KİSTİKFİBROZ</strong></p>
<p>Bu, beyaz ırka mensup kişilerde, canlı doğumların 2500&#8242;de finde görülen resesif genetik bir hastalıktır. Hastalık akciğer­lerde, sindirim sisteminde ve ter bezlerin-deki salgıların çok yoğun ve yapışkan ol­masına neden olan sodyum pompası bozukluğu sonucu oluşmaktadır. Akciğer­lerde biriken mukus ciddi enfeksiyonlara neden olur, pankreas ve karaciğer de etki­lendiği için barsaklara giden sindirim en­zimlerinin normal akışı sağlanamaz. Eğer acilen hayat boyu sürecek olan enzim tak­viyeleri başlatılmazsa bu, yetersiz beslen­meye neden olur. Hastalığın şiddeti, ilk yıl içerisinde ölüm veya orta yaşta zayıf sağlık koşulları olarak değişiklik gösterir. Dü­zenli fizik tedavi, akciğer sorunlarını çöze­bilir. Kistik fibroz (KF) görülen erkekler, sperm taşıyan tüplerdeki (vas deferens) tı­kanıklık nedeniyle kısırdır, e</p>
<p>Her 22 beyaz kişiden birinin, 7. kro­mozomda bulunan ve KF&#8217;ye (AF508) neden en yaygın gen mutasyonunun taşıyıcısı olması, anne baba olmak isteyen kişilerin test edilmesini ve risk altındaki fetüsten alınan DNA örnekleriyle doğum öncesi teşhis konmasını mümkün hale getirmek­tedir. Ancak KF geninde çok farklı mu-tasyonlar olmaktadır ve günümüzdeki ta­rama teknikleri bu taşıyıcıların yalnızca yüzde 58&#8242;ini belirleyebilmektedir. KF taşıyıcılarını bulma işlemi genellikle, KF geçmişi olan kişilere, KF taşıyıcılarının eşle­rine, ultrasonda ekojenik barsak görülen bebeklerin ebeveynlerine ve sperm bağışı yapacak kişilere önerilmektedir. Taramaya giren ciltlerin ayrıntılı genetik danışmanlık almaları ve testin sınırlarını bilmeleri çok önemlidir.</p>
<p>FENİLKETONÜRİ (PKU) ingiltere&#8217;de 12.000 doğumda 1 görülen resesif genetik bir hastalıktır. Vücutta ge­rekli amino asit olan fenilalanini tirozine dönüştüren enzimin yetersiz olmasına ne­den olan bozuk bir genden kaynaklanır. Kan dolaşımında yüksek dozda fenilalanin birikmesi beynin gelişimi için zararlıdır. Doğumdan sonraki ilk haftalarda düşük fenilalanin içeren bir diyete başlanırsa geri dönüşümsüz beyin hasan ve öğrenme zor­lukları önlenebilir. Doğumdan altı gün sonra tüm bebekler PKU ya karşı test edi­lir.</p>
<p><strong>ORAK HÜCRELİ ANEMİ VE TALASEMİ</strong></p>
<p>Eğer Akdeniz veya Afrika kökenliyseniz, orak hücreli anemi veya talasemi taşıyıcısı olup olmadığınızı belirle­mek için, size hemoglobin düzeyinizi ölç­mek amacıyla özel elektroforez testi yapı­lır. Eğer orak hücre taşıyorsanız, hamileliğin erken dönemlerinde eşinizin orak hücre durumu belirlenmelidir, çünkü bebeğiniz bu taşımacılığı iki kat alarak orak hücre hastalığına yakalanabilir. Bu da şiddetli kansızlık, enfeksiyon, ağn ve so­nunda kalp ve böbrek yetmezliğine neden olur. Aynı şekilde eğer A veya B talasemi taşıyıcısıysanız eşinizin de test edilmesi ge­rekmektedir. Tam talasemili bir bebek, şid­detli anemi ve çeşitli organ yetmezliğine neden olan demir birikimi gibi sorunlarla karşılaşır. Eğer her iki ebeveyn de orak hücre taşıyıcısıysa, amniyosentez veya koriyon villus örneklemesi gibi invaziv bir test yaptırarak bebekte hastalık olup ol­madığına baktırabilirler. Her iki ebeveynin alfa veya beta talasemi taşıyıcısı olduğu durumlarda da doğum öncesi teşhise başvurulmaktadır.</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/baskin-gecisli-dominant-genetik-bozukluklar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Baskın Geçişli Dominant Genetik Bozukluklar'>Baskın Geçişli Dominant Genetik Bozukluklar</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelik-oncesi-genetik-danisma/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Gebelik Öncesi Genetik Danışma'>Gebelik Öncesi Genetik Danışma</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/fetus-ile-ilgili-kromozoma-bagli-bozukluklar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Fetüs ile ilgili Kromozoma Bağlı Bozukluklar'>Fetüs ile ilgili Kromozoma Bağlı Bozukluklar</a></li></ol></p>
	Tags: <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/genetik-bozukluklar/" title="Genetik Bozukluklar" rel="tag">Genetik Bozukluklar</a>, <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/genetik-hastaliklar/" title="Genetik Hastalıklar" rel="tag">Genetik Hastalıklar</a><br />

	<h4>Related posts</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/baskin-gecisli-dominant-genetik-bozukluklar/" title="Baskın Geçişli Dominant Genetik Bozukluklar (29 Ekim 2009)">Baskın Geçişli Dominant Genetik Bozukluklar</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/genetik-faktorler-ters-dogumu-etkiliyor/" title="Genetik Faktörler Ters Doğumu Etkiliyor (18 Ekim 2009)">Genetik Faktörler Ters Doğumu Etkiliyor</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/gebelik-oncesi-genetik-danisma/" title="Gebelik Öncesi Genetik Danışma (22 Mayıs 2009)">Gebelik Öncesi Genetik Danışma</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/cinsiyete-bagli-genetik-hastaliklar/" title="Cinsiyete Bağlı Genetik Hastalıklar (29 Ekim 2009)">Cinsiyete Bağlı Genetik Hastalıklar</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/cekinik-gecisli-resesif-genetik-bozukluklar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikte Psikiyatrik Bozukluklar</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-psikiyatrik-bozukluklar/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-psikiyatrik-bozukluklar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Oct 2009 10:26:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanekim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelikte Karşılaşılan Sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[doğum psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik döneminde hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Psikiyatrik Bozukluklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=14303</guid>
		<description><![CDATA[Hamile kadınları etkileyen ruh sağlığı sorunları psikotik ve depresif hastalıklar olarak ikiye ayrılır. Şizofreni her 1000 ki­şiden l&#8217;ini etkilemekte ve hamile kadın­lar için sorun oluşturmaktadır, çünkü ge­nelde bu kişiler yalnız, sosyal hayattan soyudanmış, büyük ihtimalle sigara, alkol ve ilaç kullanan kişilerdir. Antipsikotik ilaçların fetüs üzerindeki etkisi, annenin prosedürler için onay verebilme kapasi­tesi ve annenin hastalığının [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-otoimmun-bozukluklar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Gebelikte Otoimmün Bozukluklar'>Gebelikte Otoimmün Bozukluklar</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-tiroit-hastaligi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Gebelikte Tiroit Hastalığı'>Gebelikte Tiroit Hastalığı</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-astim-ve-kalp-hastaligi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Gebelikte Astım ve Kalp Hastalığı'>Gebelikte Astım ve Kalp Hastalığı</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hamile kadınları etkileyen ruh sağlığı sorunları psikotik ve depresif hastalıklar olarak ikiye ayrılır. Şizofreni her 1000 ki­şiden l&#8217;ini etkilemekte ve hamile <a title="kadınlar, kadın" href="http://www.kadinlarportali.com">kadın­lar</a> için sorun oluşturmaktadır, çünkü ge­nelde bu kişiler yalnız, sosyal hayattan soyudanmış, büyük ihtimalle sigara, alkol ve ilaç kullanan kişilerdir. Antipsikotik ilaçların fetüs üzerindeki etkisi, annenin prosedürler için onay verebilme kapasi­tesi ve annenin hastalığının <a title="doğum sonrası" href="http://www.kadinlarportali.com/kategori/dogum/dogum-sonrasi-bakim/">doğum son­rası</a>nda tekrarlama olasılığı hem bebek hem de anne için ciddi güvenlik tehdidi oluşturmaktadır. Artık günümüzdeki antipsikotik ilaçlar doğurganlığı azaltma­dığı için bu sorunlar gittikçe artmaktadır. Depresif olan kadınların <a title="hastalıklar" href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/hastaliklar-hakkinda-bilgiler/">hastalıklar</a>ı <a title="hamilelik" href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/hamilelik/">ha­milelik</a> döneminde veya doğum sonra­sında gerilese de, eğer ilaçları kesildiyse veya azaltıldıysa daha da kötüye gidebilir. Günümüzde doğum sonrası depresyon  daha iyi anlaşılmakta­dır ama daha önce bir psikiyatrik bozukluğu olan hamile kadınlar damga­lanarak yeterli tedaviyi alamamaktadır.</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-otoimmun-bozukluklar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Gebelikte Otoimmün Bozukluklar'>Gebelikte Otoimmün Bozukluklar</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-tiroit-hastaligi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Gebelikte Tiroit Hastalığı'>Gebelikte Tiroit Hastalığı</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-astim-ve-kalp-hastaligi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Gebelikte Astım ve Kalp Hastalığı'>Gebelikte Astım ve Kalp Hastalığı</a></li></ol></p>
	Tags: <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/dogum-psikolojisi/" title="doğum psikolojisi" rel="tag">doğum psikolojisi</a>, <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/gebelik-doneminde-hastaliklar/" title="gebelik döneminde hastalıklar" rel="tag">gebelik döneminde hastalıklar</a>, <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/gebelikte-hastaliklar/" title="gebelikte hastalıklar" rel="tag">gebelikte hastalıklar</a>, <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/psikiyatrik-bozukluklar/" title="Psikiyatrik Bozukluklar" rel="tag">Psikiyatrik Bozukluklar</a><br />

	<h4>Related posts</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-toksoplazma/" title="Gebelikte Toksoplazma (29 Ekim 2009)">Gebelikte Toksoplazma</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-sucicegi/" title="Gebelikte Suçiçeği (29 Ekim 2009)">Gebelikte Suçiçeği</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/hamilelikte-kizamikcik/" title="Hamilelikte Kızamıkçık (29 Ekim 2009)">Hamilelikte Kızamıkçık</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/hamilelikte-hemoroid-basur/" title="Hamilelikte Hemoroid (Basur) (13 Mayıs 2009)">Hamilelikte Hemoroid (Basur)</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/epilepsi/" title="Hamilelikte Epilepsi (29 Ekim 2009)">Hamilelikte Epilepsi</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/gebelikte-psikiyatrik-bozukluklar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kısır olma ihtimalim var mı?</title>
		<link>http://www.kadinlarportali.com/kisir-olma-ihtimalim-var-mi/</link>
		<comments>http://www.kadinlarportali.com/kisir-olma-ihtimalim-var-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2009 17:17:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yaseminposta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlık]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlık tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[testis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarportali.com/?p=6907</guid>
		<description><![CDATA[SORU: 17 yaşındayım ve sol testisim şiş. Yumurta büyüklüğünde bir şişlik olduğunu fark ettim. Bunu koşarken kasıklarımdaki ağrıdan anladım. Bu durum normal mi? Kısır olma ihtimalim var mı? CEVAP Yumurtanızdan başka yanında bir kitle daha elinize gelmesi basit bir kist olabileceği gibi hayatı tehdit eden tümöral bir kitle de olabilir. Bu gibi kitleler genellikle ağrısız [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelik-doneminde-memede-bir-kitle-fark-etmek/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Gebelik Döneminde Memede Bir Kitle Fark Etmek'>Gebelik Döneminde Memede Bir Kitle Fark Etmek</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/rahim-duvari-kanseri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Rahim Duvarı Kanseri'>Rahim Duvarı Kanseri</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/spermde-canli-ya-da-olu-hucre-yok/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Spermde Canlı Ya da Ölü Hücre Yok'>Spermde Canlı Ya da Ölü Hücre Yok</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SORU:</strong> </p>
<p><strong>17 yaşındayım ve sol testisim şiş. Yumurta büyüklüğünde bir şişlik olduğunu fark ettim. Bunu koşarken kasıklarımdaki ağrıdan anladım. Bu durum normal mi? Kısır olma ihtimalim var mı?</strong></p>
<p><strong>CEVAP</strong><br />
Yumurtanızdan başka yanında bir kitle daha elinize gelmesi basit bir kist olabileceği gibi hayatı tehdit eden tümöral bir kitle de olabilir. Bu gibi kitleler genellikle ağrısız olduğundan hastalar tarafından fark edilse bile hekime başvurulmayabilmektedir. Bir üroloji uzmanına başvurup muayene olmanızı öneririm.</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/gebelik-doneminde-memede-bir-kitle-fark-etmek/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Gebelik Döneminde Memede Bir Kitle Fark Etmek'>Gebelik Döneminde Memede Bir Kitle Fark Etmek</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/rahim-duvari-kanseri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Rahim Duvarı Kanseri'>Rahim Duvarı Kanseri</a></li><li><a href='http://www.kadinlarportali.com/spermde-canli-ya-da-olu-hucre-yok/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Spermde Canlı Ya da Ölü Hücre Yok'>Spermde Canlı Ya da Ölü Hücre Yok</a></li></ol></p>
	Tags: <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/kisirlik/" title="kısırlık" rel="tag">kısırlık</a>, <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/kisirlik-tedavisi/" title="kısırlık tedavisi" rel="tag">kısırlık tedavisi</a>, <a href="http://www.kadinlarportali.com/etiket/testis/" title="testis" rel="tag">testis</a><br />

	<h4>Related posts</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/spermde-canli-ya-da-olu-hucre-yok/" title="Spermde Canlı Ya da Ölü Hücre Yok (23 Eylül 2009)">Spermde Canlı Ya da Ölü Hücre Yok</a> (1)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/kisirlik-tedavisi/" title="KISIRLIK TEDAVİSİ (01 Mayıs 2009)">KISIRLIK TEDAVİSİ</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/tup-bebekten-once-1-yil-deneyin/" title="Tüp Bebekten Önce 1 Yıl Deneyin (16 Mayıs 2009)">Tüp Bebekten Önce 1 Yıl Deneyin</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/tup-bebekte-birden-fazla-embriyo-yerlestirilmesi/" title="Tüp Bebekte Birden Fazla Embriyo Yerleştirilmesi (21 Mayıs 2009)">Tüp Bebekte Birden Fazla Embriyo Yerleştirilmesi</a> (1)</li>
	<li><a href="http://www.kadinlarportali.com/once-asilama-sonra-tup-bebek/" title="Önce Aşılama Sonra Tüp Bebek (18 Mayıs 2009)">Önce Aşılama Sonra Tüp Bebek</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarportali.com/kisir-olma-ihtimalim-var-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
