Doğum Evresi

TEORİK OLARAK, DOĞUMUN İLK AŞAMASI DÜZENLİ KASILMALARIN GÖRÜLMESİYLE BAŞLAR VE SERVİKSİN 10 cm GENİŞLEMESİYLE SONA ERER. DOĞUMUN İLK AŞAMASI KENDİ İÇİNDE ÜÇ EVREYE AYRILIR: GİZLİ (LATENT), AKTİF VE GEÇİŞ EVRESİ.

GİZLİ (LATENT) EVRE: Doğumun ilk aşamasındaki gizli evre (latent phase) süresince, rahim hareketleri başlamıştır ancak kasılmalar genellikle hafif ve düzensizdir. Birçok kadın bu ağrıları âdet sancısı veya sırt ağrısı gibi hisseder ve genellikle çok sıkıntı verici değildir. Bu erken aktivite önemlidir çünkü kaim, fıçı şeklinde ve yaklaşık 2 cm açık olan serviksin incelmesini (silinmesini), yumuşamasını ve kısalmasını sağlar.

Rahminizin alt tarafına doğru ilerleyen hafif kasılmaları hissetmeseniz de, bu kasılmalar, rahmin alt kısmını ve serviksi inceltmekte ve bebeğin başını bir eldiven gibi sarmaktadır (tabii eğer bebeğin öndeki kısmı başıysa). Bu olaya silinme (efasman) denir ve serviksin tamamen açılıp genişlemesinden önce meydana gelmesi gerekir. Gizli evre 8 saat kadar sürebilir (ilk kez anne olanlar için daha da uzun olabilir), ama daha önce çocuk sahibi olduysanız bu süre daha kısa olabilir hatta hareketlenmenin başladığını hissetmeyebilirsiniz.
Hamileliğin son döneminde salgılanan hormonlar serviksin doğuma hazırlık için yumuşamasını sağlar ama serviksin açılması ilk evrede sürekli ve şiddetli kasılmalarla meydana gelmektedir. Bu yüzden, gizli evrede hafif kasılmalar genellikle her 15-20 dakikada bir olmakta ve yaklaşık 30-60 saniye sürmektedir. Gizli evrede ortaya çıkan acı çok şiddetli ve dayanılmazsa, size ağrı dindirme önerilebilir. Ancak aktif sancı başlayana kadar ebe veya doktorunuz size edipural vermektense, entonoks gazı veya petidin enjeksiyonu yapılmasını önerecektir. Aktif evreye ulaşana kadar yerçekiminden faydalanmak için, ilaçlarla yatmak yerine sizin aktif ve dik bir pozisyonda olmanızı tercih edeceklerdir.

AKTİF EVRE: Teknik olarak, serviks 3 cm açıldığında ve rahim kasılmaları daha düzenli ve ritmik hale geldiğinde aktif evre başlamış olur. Ebeniz, serviksten çok rahim kasılmalarına bakarak aktif evreye girip girmediğinizi anlayabilir.İlk aşamada aktif evreye girerken kasılmalar karnınızın orta kısımlarında daha çok hissedilmeye başlar ve elinizle rahim kaslarının sertleştiğini ve gerildiğini hissedebilirsiniz. Unutmamanız gereken bir başka nokta da, kasılmalar sırasında rahimden plasentaya kan gönderen damarlar da sıkıştığı için bebeğinize giden oksijen oranının düşmesidir. Ve kasılmaların doruk noktasında bebeğinizin kalp atışları yavaşlayabilir. Sancı süresince, bebeğinizin yorulup sıkıntıya
girmemesi için bu aktiviteler yakından incelenmelidir.

Değişen kasılmalar: Doğumun aktif evresine girdiğinizde kasılmalarınızın yapısı değişecektir. Kasılmalar, öncelikle daha şiddetli ve ağrılıdır, ikincisi, artık rahminizin alt kısmı yerine, üst kısımdan aşağı doğru tüm rahmi kaplar. Serviksin açılarak 10 cm genişlemesi öncelikte olduğu için, bu kasılmalar bebeğin başının (ya da önde gelen kısmının) servikse doğru ittirilmesin! sağlar. Kasılmalar ilk başta her 10-15 dakikada bir olurken, kasılmalar arasındaki süre önce 5 dakikaya sonra da 2 dakikaya iner. Aktif evrenin sonunda her kasılma 60 ile 90 saniye arasında sürer ve dinlenmek için çok az bir zaman kalır. Kasılmalar şiddetlendikçe, rahim kasları sertleşip gerildiği için karnınızdan sıkı bir bantla çekiliyormuş gibi hissedebilirsiniz.

Zarların yırtılması: Hamileliklerin yüzde 15’inde zarlar, doğum başlamadan önce kendi kendilerine yırtılır ve vakaların çoğunda yırtılmanın ardından 24 saat içerisinde kasılmalar ve servikal açılma meydana gelir. Bu da hamileliklerin yüzde 85’inde doğum başladığında hâlâ suların gelmemiş olduğunu gösteriyor. Çoğu durumda, doğum ilerledikçe zarlar kendiliğinden yırtılır ve genellikle hızlı ya da erken doğumlarda bebek amniyotik zarla birlikte doğar.

Bazı kadın doğum bölümleri, şiddetli kasılmalar başladığında ve serviks 4 ila 5 cm açıldığında zarları suni yolla yırtma politikası (ARM) izlemektedir. Çünkü amniyotomi veya ARM, rahim kasılmalarını hızlandıran prostaglandin hormonu salgılanmasına neden olmaktadır. Ayrıca bebeğin başının etrafındaki sıvı yastığın kalkmasıyla servikse daha çok baskı yapılması, doğumu ilerletmektedir. Eğer doğumunuz normal olarak ilerliyorsa ve hiçbir müdahale yapılmasını istemiyorsanız ARM işlemine gerek yoktur.
Eğer yapay sancı işlemi yapılmamışsa veya doğum yavaş ilerlediği için hızlandırılması gerekiyorsa ARM işlemini yaptırmanız tavsiye edilebilir. Doğumun ilerlemesine yardımcı olmak ve sorunlu doğumlarda bebeğin sıkıntıya girmemesi için yakından incelenmesi gerektiğinden bu yöntem tavsiye edilmektedir. Eğer CTG’de endişe verici bulgular varsa, bebeğinizin başına elektronik monitör klipsi takmak için ebenizin zarları yırtması gerekebilir. Ebe aynı zamanda amniyotik sıvıyı inceler ve bebeğin strese ve sıkıntıya maruz kaldığının işareti olan mekonyum olup olmadığına bakar.

Eğer serviksiniz az da olsa açılmışsa, ARM acısız bir prosedürdür. ARM uygulanmasının tavsiye edilmediği durumlar vardır; örneğin eğer erken doğum yapıyorsanız ARM önerilmez. Böyle bir durumda doğum öncesinde ve doğumda prematüre bebeğin korunması açısından gerekli olduğu için, zarlar kendi haline bırakılmalıdır.

rahimde

GEÇİŞ EVRESİ: Geçiş evresi, ilk aşamanın sonunda meydana gelen ama her zaman görülmeyen, serviksin tamamen genişlediği (dilatasyon) ve ikinci aşamanın temel özelliklerinden olan ıkınma isteğinden hemen önceki süreçtir. Beş dakika veya bir saatten fazla da sürebilir. Bazı kadınlar için doğum sancısının en zor kısmı bu geçiş evresidir çünkü saatlerdir yaşadıkları kasılmalardan dolayı yorgun ve bitkindirler. Kasılmalar şiddetli olacak, her 30-60 saniyede bir gelip yaklaşık 60-90 saniye sürecektir. Aralarında çok az boş süre olduğu için kadınlar durum üzerindeki kontrollerini kaybettiklerini düşünerek korkabilirler. Sancı kendi hızını bulduğu ve bebek doğana kadar bunu durdurmanın bir yolu olmadığı için böyle hissetmekte haklı olabilirler, iyi haber, sonun yaklaşmış olmasıdır. Bu yüzden geçiş evresinin sancının bitmesine yakın bir zaman olduğunu düşünmeye çalışın.

Ikınma – İtme isteği: Bazı kadınlarda geçiş evresinde serviksleri tam olarak genişlemeden ıkınma isteği doğmaktadır. Eğer servıks 8-9 m açılmışken itmeye kalkarsanız, serviks, bebeğin başının geçebileceği kâğıt inceliğinde yumuşak bir zar haline gelmek yerine, bebeğinizin başının üzerinde kalın, şişkin yuvarlak bir şekil alacaktır. Tamamen genişlemeden ıkınma isteğiniz olursa ebeniz, kasılmalarınız sırasında, derin nefes alarak bebeği doğurmanızı önleyecek kısa kısa nefesler alıp vermeyi gösterecektir. Aynı zamanda bebeğin başının servikse baskı yapmadığı başka bir konuma (Ellerinizin ve dizlerinizin üzerindeyken poponuzu kaldırarak durmak) geçmenizi önerecektir çünkü dik oturmak aşağı doğru kaymayı kolaylaştıracaktır. Alternatif olarak, eğer epidural alıyorsanız, ıkınmadan önce, serviksin açılmasını ve bebeğin aşağı inmesini sağlamak için dozu biraz artırmak işe yarayabilir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Spam Testi:

kadın sitesi kategoriler