Dünyanın Dört Katı

Dünyanın Dört Katı

Eski Türk mitolojisine göre dünya dört kattan meydana geliyordu.
l.Gök,
2.Kağan,
3.İnsanlar.
4.Yer.
Tanrı gö­ğün üzerinde maiyetiyle yaşardı. Köktürk yazıtlarında, Türk milleti yok ol­masın bir millet olsun diye İlteriş Ka­ğanla eşi İlbilge Hatun’u yukarı kaldı­rarak milleti toplayıp devleti yemden kurmaları için yardım etti denmektedir. Destan ve efsanelerin yaratıldığı devirlerde, devleti hakan ile hatun birlikte temsil ediyorlardı. Atlı göçebe medeni­yeti içinde yaşayan kadınlar erkeklerin yamnda savaşabilmek için iyi eğitim gö­rürlerdi. Orhun kitabelerinde şu iki cüm­leyi daima beraber görmekteyiz: “Devle­ti idare eden Han, devleti bilen Hatun”. Geleneklere göre emirnameler “Han ve Hatun emrederler” şeklinde başlardı. Yabancı elçileri han ve hatun beraberce kabul ederlerdi. Bu devirde savaşta si­yasî toplantılarda, sosyal faaliyetlerde kadın daima eşinin yamnda yer alırdı.Destan ve efsanelerin teşekkül ettiği devirlerde ve bu türlere yansıyan şekliy­le Türk ailesi, kadınla erkeğin aym me­suliyetleri, yetkileri ve imtiyazları pay­laştıkları aile tipini temsil etmektedir. Fikir birliği, güç birliği, sevgi ve saygı unsurlarıyla kadınla erkeğin beraberliği ahenkli bir evlilik meydana getirmektedir. Vasat tiplerin yer almadığı destan ve efsanelerde erkek kahramanlar gibi kadın kahramanlar da üstün niteliklere sahiptirler. Kavmine önder olan kişile­rin meziyetleri tabii ki vasat kişilerden farklı olacaktır.
Destan ve efsane kahra­manlarının eş seçiminde nasıl davran­dıklarım ve onlarda ne gibi meziyetler aradıklarım şu örneklerde açıkça gör­mek mümkündür:Türkmenlerin şeceresinde nakledilen Buğra Han’ın ikinci evliliği ilgi çekici­dir. Buğra Han’ın Baber adlı bir hatunu vardır. Bu hatun çok akıllı, ermiş, çok teiniz ve her bakımdan mükemmel bir kadındı. Bu hatun ölünce Han büyük bir kedere kapıldı ve büyük bir yas tutarak bir sene müddetle hiç kimse ile konuş­madı, evinden dışarı çıkmadı. Oğlu Kuzı Tekin bir gün babasına “Daha ne kadar yas tutup gam içinde boğularak otura­caksın” der ve o günden itibaren her gün babasım yanma alarak ava ve dolaş­maya götürür. Bir süre sonra Buğra Han’m eskisi gibi gamlı olmadığım gö­rerek, “Baba, beğler en münasibi, Han’a bir eş bulmaktır, diyorlar” der. Bu tekli­fe karşılık, Buğra Han oğluna anneleri­nin yerini tutacak başka bir kadımn bu­lunamayacağım söyler. Kuzı Tekin, anam kadar olmasa bile yarısı kadar ol­sun diyerek, bu işi babasının gönlüne bı­rakmaz. Avşar ilinde, E grence adlı biri­nin güzel, iyi, kendi yurdunda at bijegü­den bir kızı ile babasım evlendirir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Spam Testi:

kadın sitesi kategoriler